KıbrısKöşe Yazarları

KÖŞEMDEN: NASIL “ADAM” OLURUZ!


Zamanımız dünyası bilim ve teknoloji üzerine kuruludur. Bu bilim ve  teknolojiyi en iyi kullanan ülkelere “kalkınmış” ülkeler denir. O kalkınmışlığın derecesi de “ekonomi” ile ölçülür.

Mesela artık Amerika’daki astronotlar uzayda Mars’a kadar uzanıp geri dönebiliyorlar. Bu bilimin ve teknolojinin ulaştığı en önemli zirvedir. Zaten Amerika da  bu nedenle en büyük ekonomiye sahiptir.

Buna karşılık şurada, Doğu Akdeniz’de komşumuz  olan bir de Lübnan vardır. Yıllardır Beyrut limanında patlayıcı madde olan 2750 ton amonyum nitrat bulunduruyordu. Bir nedenle patladı ki koca liman harabeye dönerken 150 kişi de hayatını kaybetti.. Ki Lübnan ve benzeri ülkelere de “geri kalmış ülkeler” derler. Bu ülkelerde ne bilim vardır ne teknoloji. Dolayısıyla ekonomik yönden de berbattırlar..

***

GELELİM KKTC’ne! Bir zamanlar Beyrut Doğu Akdeniz’in incisiydi. Sadece Paris gibi eğlence yerleri ve turizminin büyüklüğü ile tanınmazdı. Üniversiteleriyle de ünlüydü. Nitekim bizde de tanıdığım çok kişi var, Beyrut üniversitelerinden mezun oldulardı..

Tabi bizim de yirmiyi aşkın üniversitemiz, şimdi virüsün vurgununu yemişse de akmazsa damlayan  bir turizmimiz var. Bu nedenle “bilim ve teknoloji” sahibi olmamız gerekir ama değiliz. Sadece çok bilmişlikle bunların lafazanlığını yaparız, bize yeter! Bu nedenle küçük Amerika da değiliz! Hatta Güney’deki Rum kadar bile değiliz! Fakat eğer tesellimiz olacaksa her halde Lübnan kadar varız! Hatta bir tık ileri çıkarak diyelim ki en azından içinde tonlarca amonyum nitrat barındıran  bir gemiyi  yıllarca Mağusa limanında tutmayacak kadar da basiret sahibiyiz.                                                                                                                                                                                                                                                                                              ***

FAKATTT! “Biz de bize benzeriz” dediğimiz yerde “su” gibi yaz aylarında olmazsa olmaz, zaten susuz hayat da olmaz öneminde bakın son beş gündür suyumuza ne oldu:

ÖNCE Devletin Su İşleri Kurumu Geçitköy barajında KKTC’e su pompalayan tesisatta bakım ve onarım çalışmaları yapacağından üç gün süreyle memlekette suların akmayacağını hatta saatlerini bile vererek duyurdu… Ancak yine de “ilçelerde  yerel kaynaklardan su verilebilecek”dedi.

Falso bir:  Bu bakım bir arızadan dolayı değil de rutin bir işlem idiyse, neden yazın en sıcak günleri seçildi!

Falso iki: Üç gün sonra “suyun bırakıldığı” söylendiği halde 5. Gün olmasına karşın sular neden hâlâ akmıyor!

Falso üç: Mağusa’nın Geçitköy’ün  en uzağında olması nedeniyle suyun da en geç varacağı kent olmasına karşın ve o “yerel su kaynakları” açıklamasının da yapılmasına karşın neden devreye sokulmayarak insanlar hem susuz bırakıldılar hem de  resmen aldatıldılar! Hem de Devlet tarafından!

Falso dört: Sosyal medyada serzenişler şikâyetler yer almasına karşın neden yetkili ve sorumlular bir mazeret uydurmak gereğini bile duymadılar, kös dinlediler!

VE sonuç: Afrika’daki Baluba kabilesi hariç hatta Lübnan’da bile insanları bir tamirat bahanesiyle beş gün susuz bırakmak (ki altı yedi gün de olabilir) sadece KKTC’ye mahsus bir aymazlık hatta dangalaklıktır!

***

PEKİ ÇARE? Geç bile kalmış olmalıyız Çare “parlamento dışı” muhalefettir!

Artık bizi yönetenleri seçmemektir!

Seçim sandığına gitmeyerek yarattıkları bu bozuk düzenleri protesto etmektir!

Ankara’ya çağrıda bulunarak yaptığı parasal yardımları durdurmasını çünkü o paraların beceriksiz, sorumsuz fakat yetkiler ve  astronomik maaşlarla donatılmış “yöneticiler” tarafından  çarçur edilirken,  beceriksizlikleri nedeniyle de  yurttaşları günlerce susuz bırakacak kadar da sorumsuz oldukları anlatılmalı şikâyette bulunulmalıdır!

VE Anayasada değişiklik yaparak olağan süreçlerde  “plan programlarını uygulamayan hükümetlerin” halk mahkemelerinde ve Ombudsman başkanlığında yargılanarak görevlerinden alınmaları, hatta siyasi faaliyetlerinden men edilmeleri hükmü getirilmelidir.

Üç gün akmayacak dediği  suyu beş günde bile akıtamayan kurumları başından kıçına kadar görevden almalı hesap sorulmalıdır!

Başka türlü adam olmayız!

                                                               



Başa dön tuşu