Köşe Yazarları

Kıbrıslı Türklerin ekonomik halleri ve müzakereler (3): Belirsizlik ortadan kalkınca

Geçtiğimiz hafta içinde yapılan İşverenler ve Sanayiciler Federasyonu’nun (OEV) genel kurul toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Anastasiadis isabetli bir durum tespiti yaptı: Belirsizlik olan yerde yatırımlar ve ekonomik büyüme hiçbir zaman ful potansiyeline erişemez. İşte bu yüzden, Kıbrıs sorununa getirilecek kapsamlı bir çözümle ortadan kalkacak belirsizlik ve onun yerine tesis edilecek güvenlik hem yabancı yatırımların artmasına hem de ekonomik kalkınmanın hızlanmasına yol açacak.

* * *
Kuşkusuz kapsamlı bir çözüm belirsizliğin ortadan kalkıp adanın tümüne güvenlik gelmesi anlamına gelecek. Fakat bana göre, adanın güneyinde AB’nin genel kanunlarının 2004 yılından beridir uygulandığı ve uluslararası hukuka göre yabancı sermayenin giriş çıkışlarında hiçbir kısıtlamanın bulunmadığı göz önüne alındığında belirsizlikle ilgili çok da büyük bir değişiklik olmayacak. Aksine, belirsizlik ve güvenlik konularında esas değişiklik adanın kuzeyinde olacak.
* * *
Ne de olsa şu anda uluslararası hukukun kapsamı dışında olan adanın kuzeyi. Kapsamlı bir çözüm, kuzeyin özellikle de yabancı yatırımcılar ve finansal kuruluşlar tarafından algılanan statüsünün gece ile gündüz arasındaki fark kadar değişmesine yol açacak. Yani kapsamlı bir çözümle ortaya çıkacak bu belirsizlik ve güvenlikle ilgili algılamalardaki iyileşme orantısız bir şekilde kuzey lehine gerçekleşecek.
* * *
Bu güne kadar belirsizlikten dolayı adanın kuzeyinde iş yapmayı düşünmeyen yatırımcılar, özellikle de doğru bir şekilde teşvik edilip, birlikte çalışacakları yerli partnerlerinin olduğunu gördüklerinde kuzeye geleceklerdir. Kapsamlı bir çözüm ve AB’nin tam anlamıyla içine girildiği durumda, adanın kuzeyi gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel olan altyapı iyileştirme, temiz enerji tesisleri kurma ve benzeri büyük yatırım projeleri ile ziyadesiyle ilgi çekecektir. Ayrıca kuzeyin yıllardan beridir rahatça gelinememiş olan sahilleri, tarihi ve doğal zenginlikleri de uluslararası seyahat ajandalarının ilgisini çekecektir. Marriot, Hilton gibi büyük hotel zincirleri, yeme-içme ve daha birçok servis sektöründeki uluslararası şirketler adanın kuzeyinde dünya piyasasına yeni çıkmış olan bu topraklarda bir yer almak için yarışacaklardır.
* * *
Yıllar önce, Kıbrıs’taki ekonomik aktivitelerin çoğu Kıbrıslıların kendi aralarındaydı. Bugün durum değişik ve ekonomik aktiviteler sadece iki toplumun üyeleri arasında olacak diye bir şey yok. Günümüzde Kıbrıs globalleşmiş olan ekonomik dünyanın bir parçası. Bu yüzden, sanılanın aksine, kapsamlı çözüm sonrasında Kıbrıslı Türk insanlarının Kıbrıslı Rum iş insanlarıyla değil yabancı yatırımcılar ve Kıbrıs dışındaki iş insanlarıyla iş birliğine girme ihtimalleri çok daha yüksek. Bunun en iyi bir şekilde gerçekleşip gerçekleşmeyeceğinde iki faktör önemli rol oynayacaktır. Birincisi, uluslararası kuralları özellikle de AB’nin iş yapma, üretim ve servis standartlarını ve kurallarını hızla öğrenip adapte etmek. İkincisi, adanın kuzeyinin güneyi ile karşılaştırıldığında, henüz gerçekleştirilmemiş ve daha büyük fırsatlarla dolu olduğunu anlatmak. Bu ikincisi ise Kıbrıslı Türk iş insanlarının Kıbrıslı Rum iş insanlarıyla iş birliği yapmak yerine belki de rekabet etmesi anlamına gelecek.
* * *




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı