Köşe Yazarları

Kaygılarımızdan nasıl kurtuluruz?




Kaygı bizim için çoğu zaman sorun olsa da, bir çok teoriye göre canlı olmamızın ve bizi hayatta tutan deneyimdir aslında. Hayattaysak ve yaşıyorsak o zaman kaygılıyız. İnsanların deneyimlemesi gereken şeyler vardır ve bu deneyimlerin bazılarını akışına bırakıp bazılarını ise azmetmek gerekir. Hangi deneyimde ne yapmamız gerekiyor çoğu zaman ikilemde kalıyoruz.

Örneğin ; başımıza bir travmatik olay gelmesi, sevdiğimiz birini kaybetmek biz acı dolu bir deneyim yaşatır ve bu deneyimde yaşadığımız o hayal kırıklığının veya bu acının içinden geçmek gerekir, yani akışına bırakmalıyız. Bunu deneyimlemek zorunda kalırız ve burada azmedecek bir durum olmaz.

Bir diğer yandan eğer bir sınavım varsa ve bu sınavı geçmem gerekiyorsa bunun için azmetmek gerekiyor. Hedeflerimize ulaşmak için akışına bırakmak bu yolda bize yardım etmez. Çoğu zaman azmetmemiz gereken şeylerde akışına bırakıyoruz, akışına bırakmamız gereken şeylerde ise azmediyoruz. Buda bizi gereksiz yıpratma ve daha çok kaygılandırmaya devam ediyor.

Bu yıpratıcı süreçlerde bizi psikolojik çöküntüye itiyor. Duygularımızı kontrol etmeye çalışmak , stresli olmamaya çalışma, düşünmemeye çalışma gibi kontrol  bizi daha büyük kaygıya itiyor. Hayatın akışında tüm bunlar mevcut ve biz bunları kabul ederek yaşamalıyız. Yaşadığımız içsel ve dıştan gelen deneyimler bize hayatla nasıl bir bağ kurduğumuzu ve geldiğimiz noktayı anlatır. İyi veya kötü tüm deneyimlerimizi dinlemek bize farklı bir yol gösterecektir. Deneyimlerimiz bize çoğu zaman bir şey anlatmaya çalışır ve hayatın önemli bir kısmına hazırlar. Bazı duyguları hissetmek, bazı olumsuzlukların içinden geçmek bizi hayata hazırlayan bir sınav olabilir.

Kaygı bize yaşadığımızı hatırlatır ve doğru yönetebilirsek bize rehber olur.






Başa dön tuşu