Köşe Yazarları

KARSARAS da MARAŞ’I İSTİYOR


Mülkiyet meselelerinde ipin ucu kaçınca, nerede durulacağı belli olmuyor.

Kıbrıs her dönemde, işgallere uğramış bir ada.

Her işgal olayından sonra ise, topraktaki mülkiyet daima sahip değiştirmiştir.

Venedikliler zamanında, sadece Venedikliler değil, İspanyollar, Cenevizliler ,İtalyanlar ve hatta Almanlar da belirli bölgelere egemendiler.

Katoliklerin adaya egemen oldukları dönemde , Kıbrıs Ortodoksları çok zor durumdaydılar.

Venedikliler Ortodokslara çok kötü davranmakta ve onlara hiçbir yetki vermemekteydiler.

Ortodoks kadınlarından olan piç Katolikler ancak belirli yetkiler alabilmekteydiler.

1420lerde Kıbrıs Kıralı Yanos ölünce, kızı Şarlot kıral ilan edilir. Ancak kıralın Piç oğlu , kırallığı zorla ele geçirir.

O dönemde, Kıbrıs Kıralı Mısırlılara yılda 200 bin altın vergi vermekteydi.

Piç kıral, vergi vermeyince, Mısırlılar adaya gelir. Piç Kıralı esir alır.

Piç kıralla birlikte Katalandan gelen Karsaras da Mısıra götürülür.

Mısır’da Sultan, Karsarası 200 Bin altını toparlaması için, Kıbrıs’a gönderir.

Karsaras gerek Papa yetkilileriyle, gerekse Kıbrıs’taki zenginlerle , 200 Bin altını toparlar ve Piç Kıral’ı kurtarır.

Piç Kıral kendisini kurtaran Karsaras’a Mağusa’daki Maraş bölgesini ve Alanya bölgesini hibe eder.

Osmanlı Kıbrıs’ı ve Maraş’ı ele geçirdiğinde Maraş bölgesi Karsaras sülalasine aitti.

Bu Bilgiler yazar Leonidas Maşeras’ın Time of Cyprus kitabında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

Osmanlı adayı ele geçirdikten sonra Maraş bölgesini vakıflara verir.

Karsaras ve diğer adamların yıllardır ellerinde tuttukları topraklar el değiştirir.

Vakıflara verilen mallar kağıt üzerinde kalır. İngiliz idaresiyle birlikte, bu topraklar, işgalci insanlara dağıtılır.

Gerek Osmanlı, adayı İngilize kiralarken, gerekse, Lozan Antlaşmasıyla birlikte, Kıbrıs adası İngilizlere bırakılırken, İngiliz idaresi sahipsiz arazileri KULLANICI HALKA verme yetkisini alır.

Kıbrıs’ta 1930lardan itibaren de, İngiliz yetkililerin adamları, KARA KAPLI vergi defteriyle tüm yerleşim yerlerini gezer.

Malı kullananlar TEK TEK tespit edilir.

Daha sonra İngiliz idaresi çağrıda bulunarak, kayda geçirilmiş malların vergilerinin ödenmesi durumunda, kullanıcılara İngiliz Tapusu verir.

Parası olmayıp da vergi defterinde adı yazılı olanların hakları korunarak, gelecekte, vergilerini ödemeleri durumunda, bu malların kendilerine verileceği açıklanır.

Tapular verilirken, birçok kilise ve vakıf malı, sahiplenilmediği için, bu mallar Türk ve Rum kullanıcıların eline geçer.

Karsaras Sülalasi, Maraş’ın Vakıflara verilmesi durumunda, daha önceki varisler olan Karsaras’a verilmesinin daha adil olacağını söyleyerek, Maraş üzerinde hak sahibi olduklarını kanıtlayacak belgeleri istenilene teslim edebileceklerini söylemektedirler.

Şimdi, Lala Mustafa Paşa vakfından sonra, bir de KARSARAS vakfı ortaya çıkacaktır.

Kıbrıslılara KOLAY GELSİN

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı