Köşe Yazarları

KAPİTALİZM – KORONA VİRÜSÜ – HÜMANİZM



Bu hafta neşeli bir yazı yazmak isterdim. Herkese Korona kelimesinden gına gelmiştir biliyorum ancak geçen haftaki yazımın devamı mahiyetinde bu yazıyı kaleme almak istedim.

Günümüzde küresel kapitalizm, başka ülkelerin kaynaklarını uluslar arası kuruluşlar  veya dev sermayeli şirketler eliyle, hükümetleri devirerek veya savaş çıkartarak kullanımına geçirmektedir.  Her türlü savaş teknolojisine sahip bu ülkeler yıllarca gen düzenleme teknikleriyle virüsler ve bakteriler üzerinde çalışmalar yapmakta ve çok tehlikeli biyolojik silahlar üretmektedirler. Yıllardır milyarlarca dolar harcayarak bu noktaya geldiler.

Dünya’ya dağılan bu virus hangi şekilde yayılmış olursa olsun bu kapitalizmin sorgulanmasını getireceğini düşünüyorum.

Doğanın en vahşi köşelerine kadar girmek, yeraltını alt üst etmek, denizleri pervasızca kullanmak, biyolojik silah üretimi veya savunma maksatlı olsa bile yapılan çalışmalar vd. hepsi de risk içermektedir. Savaşlar, zehirli gıdalar, çernobil ve diğerleri dünyanın kaderi değildir.

En basit izahı ile dünyanın hali bu.

Elbetteki insanoğlunun kapitalizm öncesi hem doğa ile hemde kendi türü ile sürdürdüğü ilişkileri olumlamıyorum. Ama şimdi biçim ve boyut çok değişmiştir.

Son yıllarda bu sisteme evrensel boyutta tepkiler artmaktadır.

Burada size  romantik bir metin yazmak niyetinde değilim. Tarih bize göstermiştir ki insanlar örgütlü hareket ederse hedefe ulaşabilir.

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki; Dünyada yaşanan savaşlarda harcanan kaynaklar dünyayı bir cennet yapacak kadar büyüktü.

Amerika’da çöpe atılan artık yiyecekler Afrika’daki açlıktan ölen çocukların karınlarının doymasına yetecek miktardadır. Bugün onlarca ülkenin toplam servetinden çok daha fazla servete sahip olan iş adamları mevcuttur. Sistem onların leyhine çalışmaktadır. Bu dramatik bilgileri daha da sıralamak mümkündür. (Kapitalizm için bu yazıyı okuyun lütfen) (https://www.facebook.com/photo.phpfbid=2827956487240566&set=a.101586663210909&type=3&theater)

Vahşi diye tabir ettiğimiz ilk insan avını avlayıp getirir ve kabilenin karnını doyurması için ortaya koyardı. Şimdi soruyorum vahşi, ilk insan mı? yoksa kapitalist sistemin yarattığı bugünün insanı mı?

İnsanın doğa ile kurduğu hoyratça ilişki sürdürülebilir değildir. Dünya yeniden şekil almalıdır. Bu da çağdaş insanların uğraşları ile mümkün olacaktır.

Bugün yaşanan bu krizde insanlar için hiç bir şeyin önemi yok.  Milyonlarca insan korku içindedir ve sağlığını düşünmektedir.

Dünyada benim gibi düşünen milyonlarca insan olduğunu biliyorum. Bu krizi atlatalım nasıl bir gelişme yaşanacağını merakla takip edeceğim.

Biyolojik silah üretiminin durdurulması ve kaynakların insan sağlığı için kullanılması yönünde evrensel boyutta milyonlarca imza toplamak ile işe başlanabilir.

Çocuklarımızın geleceği için biz de üzerimize düşeni yapmalıyız.

“Ruh ve beden sağlığımızın bir tehdit unsuru olmasın”

Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Psikoloğu Uzman Psikolog Rukiye Kaya Buldu, COVID-19 salgının da  evde bulunduğumuz şu günlerde fizyolojik ve psikolojik olarak baş edilmesi gereken yolları açıkladı.

Uzman Psikolog Rukiye Kaya Buldu, tüm dünyayı etkileyen COVID-19 salgının fizyolojik ve psikolojik olarak bir çok etkisi olduğunu ve bunlarla baş edilmesi gerektiğini belirtti. Uzm.Psikolog;  “Bu süreçte yaşadığımız korku, algılanan tehditlere karşı duygusal, davranışsal ve fizyolojik bir başa çıkma reaksiyonudur. Yaşamış olduğumuz bu durumun sürecini tam olarak kestiremememiz, daha önce karşılaşmadığımız bir durum olması ve virüsün bilinmezlik ve tehdit içermesi endişe ve korkuya neden olmaktadır. Bu sebepten yaşanılan endişe, korku ve kaygının seviyeli olduğu sürece oldukça doğal olması kabul etmemiz gereken bir durumdur” ifadelerini kullandı.

Buldu, toplumun içerisinde bulunduğu durumda aşırı korku ve  kaygıları ile baş etmeyi  sağlayacak yöntemleri sıralayarak;  “Bu sürecin ruh ve beden sağlığımızın bir tehdit unsuru olmasından çıkaralım. Yaşadığımız tüm bu olumsuz duyguları kabul etmekle birlikte bunların bizimle hep kalmayacağını, geçici olduğunu kendimize hatırlatmamız bu dönem için oldukça önemlidir. Unutmayın ki kaygılarınızda yalnız değilsiniz” dedi.

Uzman Psikolog Rukiye Kaya Buldu, alınan önlemler hakkında panik havasından kaynaklı daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulayarak; “El yıkamak, sosyal ortamlarda bulunmaktan kaçınmak gibi almış olduğumuz sağlık önlemlerinin kaygı arttırıcı değil azaltıcı bir eylem olarak gerçekleştirdiğimizi fark etmemiz gerekmektedir. Biz bunları normal şartlarda da gerçekleştiriyoruz” dedi.

Rukiye Kaya Buldu son olarak tedbir alınan bugünler de; “Kendimize yeni bir rutin oluşturmamız, hayatımızda kontrol edebildiğimiz alanları arttırmamız ve bu kısımlara yoğunlaşmamız gerekmektedir. Keyif aldığımız aktivitelerle evdeki zamanımızı en verimli şekilde değerlendirmemiz motivasyonumuzu korumamıza yardımcı olacaktır. Kendinize hedefler koyun ve bu hedefleri ciddiye alın. Hedefleriniz işiniz ya da derslerinizle de ilgili olabilir, okumak istediğiniz kitaplar, seyretmek istediğiniz dizi ve filmler, ailenizle ya da dostlarınızla yapmak istediklerinizdir. Bilgi kirliliğinin çok fazla olduğu bu günlerde güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşmamızın yanında belli aralıklarla haberlere bakmamız kaygı düzeyimizi doğru seviyede tutabilmemizi sağlayacak en önemli önemlerden birisidir” ifadelerini kullandı.

 

ZEIT GEIST

Dünyanın nasıl büyük şirketler tarafından idare edildiğini, paranın nasıl kullanıldığını anlatıyor. Bir Amerikalı ajan ABD’nin dünya ülkelerinin kaynaklarını nasıl ele geçirdiğini anlatmaktadır. Hristiyanlık ve para kavramlarını da irdeliyor. Oldukça dikkat çekici bir belgesel. Mutlaka izleyin.

 

 

 

 

Filmin Adıç: GALLIPOLI

Yıl                 : 1981

Oyuncular  :Mel Gibson

 

Kitabını da büyük bir keyifle okumuştum. Savaşın insanları nerelere sürüklediğini anlatan güzel bir film. Çanakkale savaşı için dünyanın öbür ucu olan Avusturalya’dan gelen iki genç askerin (Mel Gibson) duygusal hikayesi. Görmeyenlere.

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı