Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

İşyeri enflasyonu

Nüfusun 61 bin 378 olduğu Lefkoşa Belediye sınırlarında kayıtlı iş yeri sayısı 9 bine ulaştı. Her 6.8 kişiye bir iş yeri düşüyor

7 KİŞİYE 1 İŞYERİ: KTEZO Genel Koordinatörü Tulga: Ranta dayalı bir sistem var. Nüfusun 61 bin 378 olduğu Lefkoşa Belediye sınırlarında kayıtlı iş yeri sayısı 9 bine ulaştı. Yaklaşık 7 kişiye bir iş yeri düşüyor. Bu, üretim değil, ranta dayalı bir sistem

İKİ KATINDAN FAZLA: Tulga: Güney Kıbrıs’ta her iş yerine düşen insan sayısı bizdekinin iki katından fazla. 300 bin nüfus olan yerde 18 bin iş yeri var. Yani yaklaşık 17 kişiye bir iş yeri düşüyor. İş yeri açmanın ise bilimsel kriterleri var

KRİTER YOK: Tulga: İş yeri açmakla ilgili kriterler yok. İsteyenin istediği işi yapabildiği, tutanın elinde kaldığı bir sitemde esnafın iyi olma şansı yok. Bu yapı değişmezse aynı nakarat devam edecek. İş yeri açmanın kriterleri bir an önce belirlenmeli

EKONOMİ KÖTÜ: Tulga: Ekonomi kötüye gidiyor. Enflasyon aldı başını gidiyor. TL’nin değer kaybı hem vatandaşı hem de esnafı mahvetti. Milli geliri artırıcı tedbirler alınmalı. En önemlisi de milli gelirin adil dağılımı sağlanmalı

Eniz ORAKCIOĞLU

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, Havadis’e yaptığı açıklamalarda ülkemizde ranta dayalı sistemle olduğunu ve bu sistemde esnafın iyi olma ve ayakta durabilme şansının olmadığını aktardı. Tulga, 61 bin 378 olan Lefkoşa Belediye sınırlarında kayıtlı iş yeri sayısının 9 bine yanaştığını söylerken, 1 Ocak 2017 ile 30 Nisan 2018 tarihleri arasında Esnaf ve Zanaatkârlar Odası’nın verilerine göre 16 ayda 974 iş yeri kapandı. Kapanan iş yerlerinin dağılımı şu şekilde oldu; Lefkoşa’da 430, Girne’de 250, Mağusa’da 226, İskele’de 43, Güzelyurt ve Lefke’de 25.

“60 bin nüfusa 9 bin iş yeri”

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Genel Koordinatörü Hürrem Tulga, Bu yapıda esnafın iyi olma şansının olmadığını söyleyerek, yapının değişmesi gerektiğini, aksi halde aynı nakaratın sürekli tekrarlanacağını vurguladı. Ranta dayalı bir sistem olduğunun altın çizen Tulga, Seçmen sayısının 61 bin 378 olduğu Lefkoşa Belediye sınırlarında kayıtlı iş yeri sayısının 9 bine yanaştığını ve her 6.8 kişiye bir iş yeri düştüğünü söyledi. Tulga, Güney Kıbrıs’ta ise her iş yerine düşen insan sayısı bizdekinin iki katından fazla olduğunu 300 bin nüfus olan yerde 18 bin iş yeri olduğunu vurgulayarak, – yaklaşık 17 kişiye bir iş yeri düştüğünü ve iş yeri açmanın ise bilimsel kriterleri olduğunu söyledi.
Öte yandan ülkemizde iş yeri açmakla ilgili kriterler olmadığını, isteyenin istediği işi yapabildiğini belirten Tulga, yapının tutanın elinde kaldığın aktardı. Tulga üretime ve hizmete önem verilmeyip ranta önem verilerek bu gün bu hale gelindiğine dikkat çekerek, sokak aralarına, insanların oturduğu mahallelere kadar dükkanlar yapıldığının altını çizdi.

“Yasak koyarsanız kaçakçılığı artırırsınız”

Sürekli gündemlerde yer alan Güney vatandaşlarının kuzeyden yaptığı alışverişler ve Kuzey vatandaşlarının Güney’den yaptığı alışverişler yine gündemi meşgul ediyor. Euro bu kadar yükselmeden önce Kuzey’den güneye geçen vatandaşlar oradan çeşitli ürünler almakta, şimdi ise Güney’den Kuzeye gelen vatandaşlar özellikle akaryakıt ve tıbbi ilaçlara yönelmekte. Bu durumu değerlendiren Tulga ise Kapılar açılması savunulurken vatandaşların Güney ve Kuzeyde alışveriş yapabileceklerini öngördüklerini söyleyerek “Üretimi ve iyi hizmetin halkla buluşturulmadığı noktada vatandaşın başka yerden alışveriş yapmasını engelleyemezsiniz. Hem kaliteli, hem de alım gücüne uygun bir şekilde üretim yapmazsanız vatandaş İstanbul, Ankara ve Adana gibi yerlerden alışveriş yapar. Bu bağlamda alınacak tedbirde yasaklar koyarak yapılmaz, çünkü yasaklar kaçakçılığa yol açar ve bugün geldiğimiz noktada olağan üstü bir kaçakçılıkla karşı karşıyayız. Bu sebeple hizmet kalitesini ve üretimi artırmak şarttır” dedi.

“Üretim kaliteli artırılmalı”

Bu yapıyı kırarak üretimi kaliteli bir hale getirmek gerektiğini belirten Tulga, bu konuda birçok projeleri olduğunu söyledi. Her tarafı betonlaştırarak, kısa günün karının düşünüldüğünü, bu politikalarla üretimin gerilettirildiğini aktaran Tulga, üretim adına bir şey yapılmadığını, belli bir kaliteye ulaştırılmadığını kaydetti. Tulga, Çarşılarda üretimin izinin görülemediğini, reyonlarda, raflarda yerli üretim olmadığını, her yerin imitasyonla doldurulduğunu sözlerine ekledi. Kısacası üretim anlamında yerli ürünlerimiz olan üzüme, zeytine, harnuba değer katarak, raflara çıkarmak, üretime kalite katıp, kaosa son vermenin önemini aktardı. Rant üzerinden ekonomiye son verilmesi gerektiğine dikkat çeken Tulga, turizmi de turizm olarak yapmak gerektiğini kaydetti.”

“Çay kahve içmekten vazgeçtiler”

Ekonominin ve enflasyonun kötüye gidişi, hem esnafın, hem de vatandaşın bu noktada zor duruma düşmesine karşılık yapılabilecek en doğru şeyin milli gelirin artırılması olduğunu vurgulayan Tolga, bir miktar insanın alım gücünün milli gelirden dolayı daha yükseldiğini ve geriye kalanların daha da yoksullaştığını kaydetti. Yoksullaşmanın artmasının ise hem pazara, hem esnafa, hem de vatandaşın yaptığı alışverişe yansıyacağını belirten Tulga, vatandaşın gelirinin, asgari ücretin ve maaşların daha yüksek olması halinde bu ülkede yaşayan üretici, esnaf ve vatandaşın durumdan daha az etkilenmiş olacağının altını çizdi. Kısacası Milli gelir eşit olarak bölüşülmüş olsaydı, bu sorunlar da yaşanmayacağını savunan Tulga, Gelir dağılımında olağanüstü bir uçurum olduğunu ve insanlar kahveye gitmekten ve çay kahve içmekten bile vazgeçmiş hale geldiklerini kaydetti.