Köşe Yazarları

İşte piyasayı yüzde 15 ucuzlatacak mutabakat… Uygulanmayı bekliyor…

Fiyatlar, fiyatlar, fiyatlar…

Ne hayvancıların yarattığı kaos, ne başka bir şey, milletin derdi fiyatlar.

O market senin, bu market benim geziyor insanlar.

Bugüne kadar hiç yapmadıkları şeyi yapıyor, etiket ezberliyorlar.

Stokçuya, kazıkçıya, fırsatçıya lanet ederek.

Önceki gün patateste ve domatesteki vurgunu yazmıştık. Her ürün için böyle.

Sonra Türkiye ile aramızdaki fiyat farkı.

Mersin’den, İstanbul’a gitmekten daha mı zor KKTC’ye gelmek?

Mesafe değil mesele, gümrük.

Karşılıklı ithalat ve ihracatta gümrük.

Hep diyoruz ya, bugünün önlemlerini alırken, orta ve uzun vadeyi gözden kaçırmamak lazım diye.

İşte şu anda en öncelikli konu, Türkiye ile KKTC arasında bir karşılıklı Ticaret Anlaşması sağlamak olmalı.

Buradan oraya, oradan buraya özellikle gıdanın gümrüksüz girmesi.

Geçen yıl 3 Kasım’da, KKTC Ekonomi Bakanı Sunat Atun’la, Türkiye’den mevkidaşı Nihat Zeybekçi arasında varılan bir mutabakat var.

“Gıda ürünleri ile endüstri ürünlerinin gözetime tabii tutulmadan, gümrükten muaf tutularak ihracatına ilişkin anlaşma”.

Bunun içinde, TC-KKTC ticaretinde dolar yerine TL’ye geçilmesi de vardı. Bakan Nihat Zeybekçi, “Bunu Nahcivan’la yaptık, KKTC ile de yapabiliriz” demişti.

Düşünsenize KKTC ürünleri, Türkiye’de üretilmiş gibi serbest olacaktı, TL ile ticaret de masrafları aşağıya çekecekti.

O günlerde yapılan hesaplarda, KKTC’den Türkiye’ye yapılacak ihracatın 2018 yılının sonunda 100 milyon doların üzerine çıkarılması hedefleniyordu. Bu geçen yılın 3 katı olacaktı.

Sonra,  KKTC’deki şirketlerin, Türkiye’den ithalat yaptıklarında KDV’den muaf olmaları da görüşülüyordu. Bunun gerçekleşmesiyle de, KKTC’de piyasanın yüzde 15 ucuzlaması bekleniyordu.

Tahmin edebileceğiniz gibi, bu mutabakattan 2 ay sonra seçimler vardı ve anlaşma imzalanıp, uygulamaya geçemedi.

Seçimlerden sonra UBP iktidara gelseydi, uygulanır mıydı, yoksa birileri yine “Bizi bitireceksiniz” diye kazan kaldırıp engeller miydi? Malum burada herşey popülisttir. İcraatlarda tek belirleyici, oy kaybı endişesidir, halkın menfaati değil.  Bilemiyorum.

Bu arada, her fırsatta sorunu Türkiye’nin üstüne yıkmaya çalışanlara da bu anlayış kapak olsun.

Acaba, şimdiki hükümet bu anlaşmanın imzalanıp, derhal uygulanmasını masaya getirmiş midir?

Getirmediyse, getirmeli. Hem de TL kullanımı ve KDV muafiyeti ile birlikte….

Bu şu an için bizi kurtaracak muhteşem bir önlem olacaktır. Hem kalite yükselecek, hem vatandaşın alım gücü artacaktır.

Çürük çarık domatesi millete kakalayanları dün yazdık.

Mis gibi Mersin domatesi İstanbul’da bile 2 lirayken, bu yoklukta halk neden bu sefalet çeksin? Niye 15 liraya çöpten farksız domatese mahkum olsun ki?

Öncelik halkın hayatını ucuzlatmak mıdır, hala üç beş aracıyı, toptancıyı korumak mıdır.

Kimse AB yada Gümrük Birliği yasağı falan demesin. Tarım ürünleri AB Gümrük Birliği’nin dışında.

Sonra kimse bana “bizi üretimden koparacaklar, rekabet edemeyeceğiz” de demesin. Dünyada örneği çok. Mesela, Türkiye Gümrük Birliği’ne girdikten sonra yok olacağı düşünülen bir çok sektör, kendini geliştirmiş, iç piyasada rekabet bir yana, ürettiğini ihraç eder hale gelmiş.

Ben de kendi üreticimin adam gibi domates ürettiğini, adam gibi fiyata pazara getirdiğini görmek isterim.

Rekabetse rekabet.

Birilerinin tekelinde aptal yerine konmaktan bıktık, usandık.

YERİN KULAĞI VAR

BUGÜN YİNE KAOS VAR:

Hayvancılar beşinci gününe giren eylemlerine katılımı çoğaltmak için sosyal medya üzerinden, eyleme katılmayan üreticilerin kazanılacak bazı haklardan faydalanamayacakları yönünde mesajlar yayınlıyorlar. Belli ki bugünkü eylemleri çok daha sert geçecek. Yollar yine kapanacak, trafik yine kaosa dönüşecek. Neymiş efendim hayvancı sırf arpa fiyatı zamlandı diye batacakmış. Yapmayın be dostlar, ülke bu kadar zor günlerden geçerken üç beş kuruşun hesabını yapıp da ülkeyi kaosa sürüklemeyin…

 

ÖZYİĞİT CEVAP VERSİN:

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, “Randevu krizi Cemal Özyiğit’in, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerini seçmeli ders haline getirmek istemesi ile başladı. O kararını geri aldığı için randevu krizi çözüldü ” iddiasında bulundu. Arıklı’nın bu iddiası doğru mu, din dersleri seçmeli değil de zorunlu mu oldu, ne zaman oldu, bilmiyoruz. Bunun cevabını verecek olan Bakan Cemal Özyiğit’tir. Randevu uğruna bu kararından geri adım attı mı atmadı mı, bilelim…

 

MESLEK AHLAKI:  

Sırf hükümeti kötülemek adına yanlış haberler vermek, toplumda infial yaratmak adet haline geldi. Ve ne yazık ki bu tür haberlerin, halka doğru ve tarafsız haber vermeyi ilke edindiğini iddia eden bazı “gazeteciler” tarafından yapılıyor olması inanın bizleri üzüyor. Bir fikri savunabilir, diğerine karşı çıkabilrisiniz ama, iş “yalana” döndü mü ne inanırlığınız kalır, ne de gazeteci kimliğiniz…

AYLIK 9 BİN TL:

Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre’nin makam aracının aylık akaryakıt harcaması gündem oldu. İddiaya göre Töre bir ayda 9 bin liralık benzin harcamış. Nereden ve nasıl hesap ederseniz edin, günde ortalama 300 lira ediyor ki, normalde olmaması lazım. Bu işin altında başka bir şey olmalı. Hükümet her kesimi tasarrufa çağırırken, Töre’nin makam aracının bu harcaması üstünde düşünülmesi gereken bir konu…

HEPSİ Mİ YALAN?:

Domatesin 15 liraya satıldığını yazmıştık Cumartesi günü. Marketin adı bizde… Bir başka gazete,  başka bir marketten fotoğrafıyla aynı şeyi yazdı. Dün sosyal medyada yine fotoğraflar vardı. Domates üreticileri adına Yenidüzen’e konuşan Alim Duman, bunun gerçek olmadığını, domatesin tarlada 3,5,  piyasada 7,5 lira olduğunu iddia ediyor, bu haberlerin de yalan olduğunu söylüyor.  Kim, niye durup da fotomontaj yapsın ki? Gözüme mi, sana mı derler ya… Zaten sözümüz üreticiye değil, aracıya, toptancıya, markete.

 

HAZIR MIYIZ:

Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Her yıl alıştığımız “ilk gün” travmasını bu yıl da yaşayacak mıyız bilemem ama, okullarda grev adeti bu yıl da sürecek gibi. Yıllardır bu ilk gün sendromunu atlatamadık gitti. Üç ayı boşa harcayanların son gün gayretleri bu yıl da sonuçsuz kalacak gibi. İnşallah yanılırız ve bu yıl okullar sorunsuz açılır ama, durum hiç de öyle görünmüyor…

 

 ZİRVEDEKİLER

Erdinç Gündüz (Yenidüzen):  Hükümet çırpınıyor. Zamlar bir yana, bıçak kemiğe dayanınca,  geçmiş bunca yıldan gelen alışkanlıkları da irdelemek zorunda kaldılar ya ? Vay sen miydin ‘kazanılmış haklara’ dokunan veya dokunmak isteyen… ‘Dokunulmaz’ (!) olan o kadar çok  hak (!) ve uygulama var ki……Memur ayakta, öğretmen ayakta, hayvancı ayakta, çiftçi ayakta…Çözüm ? Elle tutulur çözüm önerisi verebilen, çok az…..‘Ne olacak bu memleketin hali ?’ Yıllardır çeşit nedenlerle sorulan bu soruya malesef gene cevap yok”…

 DİPTEKİLER

Özrü Kabahatinden Büyük: Polis Genel Müdürü Manavoğlu, toplumda büyük tepki gören gaz kullanılmasının nedenini, “eylemcilere karşı cop kullanmamak için gaz kullandık” olarak açıklamış. Bu sözler bence haddini aşan bir açıklama olmuş. Hani bir söz var, özrü kabahatinden büyük diye. Bizim müdürün açıklaması da aynen öyle…




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı