Köşe Yazarları

İNSANLARDIR GELİP GEÇEN


Bayramlar değildir gelip geçen, insanlardır..
Ve bir bayram daha, bir daha derken, büyük gerçek şu ki “ömürlerdir” geçen..
Artık anlatmıyoruz ama “ne bayramlar yaşadık biz.. Göz yaşları ve kanla sulanmış!”
Yada insanların çoşkularında kutsanmış..
Gelip geçerken farkına bile varmadıktı bazı bayramlarımızın!
Nice eller öpmüş, sonra kimlere öptürmemiştik ellerimizi..
KISACA işte “Ramazan Bayramı..” Diğer adıyla “şeker Bayramı..” (Bir süre sonra yani Ağustos’un 11’inde bazen adı “Hacılar,” bazen “Kurban” olan Bayram da gelecek. Yok sürçi lisan eyledik yine. Çünkü saya saya günleri, aslında biz gidiyoruz üzerine..
NE var ki böylesi “Bayramlarla” bile bulunamayan tesellisiyle çatlasa da gönüller, artık açık seçik itiraf ediyoruz: “Durumumuz iyi değil!
Dolayısıyla Ersin Tatar hükümetinin, “iyi olmayan durumumuzu” nasıl düzelteceğini hem merak ediyoruz hem umutla gözlüyoruz. Ki bu nedenle bugüne kadar Meclis’te okunup da güvenoyu almayanının görülmediği hükümet programlarına nazire bu Hükümet Programına da yavaştan yavaştan fakat bir kez daha “acaba uygulanabilecek mi” şüphelerinde yaklaşıyoruz..
BUNA karşın Güven oylamasından sonra açıklama yapan Tatar “Önümüzde yaklaşık 3 buçuk yıllık icraat süresi vardır” diyerek “iktidar kararlığını” çaktığı için ilk “maşallahımızı” hak eden Başbakan oluşuyla da tutun ki bize de güven verdi.. Yanı sıra Başbakan Tatar’ın Meclis’ten Güvenoyu aldıktan sonra yaptığı açıklamasındaki bazı vurgulamalarını çok önemsedik.. Nitekim dedi ki Tatar, “Koalisyon Hükümetinin bu sürecini en iyi şekilde ve popülizmden uzak değerlendireceğiz.”
…“Yapılmayanlar, yapılanamayanlar vardır! Biz yapmaya çalışacağız…”
(EĞER Başbakanın bu sözünü doğru anladımsa, demek istiyor ki “biz yapılamayanlarla ne boşuna zaman geçireceğiz ne de yapabilecekmişiz gibi popülizm denen halk dalkavukluğuna soyunacağız..)
Yine anladığımca (eğer yapılamayanlar bizatihi yapılabileceklerin yapılmamasından kaynaklanan ve müzminleşen sorunlarsa; demek istiyor ki Tatar, “şu halde önce icraatların önündeki bu barikatları kaldıracağız ki sorunların çözümünü tıkayan olumsuz etkenlerden temizleyelim…”
Şunu da ekliyor. “Demokratik, şeffaf, hesap verebilen; hak ve hukuktan taviz vermeyen bir hükümet olacağız…”
FAKAT ayni sıralarda ne diyordu memleketin işinsanlarıyla ekonomistleri?
“Laf değil, asıl marifet iş yapmaktır.. Programı uygulamaktır..”
Bizse “insaf dinin yarısıdır” diyoruz çünkü Tatar hükümeti sadece Erhürman’lı Dörtlü Koalisyon Hükümetinden kalma sorunları devralmadı! Erhürman’ın da kendinden önce gelip giden hükümetlerin bıraktığı sorunları devraldıydı ki burada temennimiz, “bundan sonra inşallah Tatar hükümetiyle bu zararlı ve KKTC’i yıkıcı sürece bir son verilir..
Mesela bu “çözümsüzlüklerin” ta en tepesinde koskoca ve kapkara harflerle yazılmış “Kıbrıs sorunu vardır ki çözülmeden hiçbir hükümet “başarılı oldum” diyemeyecektir!

***

KISACA TAKILDIKLARIM: (İŞTE TRAFİK SORUNUNUN TEŞHİSİ!”

Adam Londra gibi bir dünya kentinden gelmiş. Üstelik orada “sürücüler için eğitmenlik yapıyor.” Yani Artun Gökşan adlı bu kardeşimiz Trafik uzmanı.” Bakmış bakmış bizim trafiğe ve bakın ağzından nasıl bir cümle çıkmış:
KKTC’de sürüş ehliyeti ölüm fermanıdır!”
Daima söylerim: Bir ülkeyi, bir ulusu bizim gibi toplumları falan.. Bir süre dışarıdan seyredeceksiniz ki kanıksadığınız, yaşarken “kötülük ve aksaklıklarına” bizzat katıldığınız, “yanlışlıklarına” ortak olduğunuz için göremediğiniz yada görmek istemediğiniz sorunlarını görebilesiniz..
Tıpkı bizden biri olmasına karşın bizi Londra’dan gelip seyrederken “işte sizin ölüm fermanınız arabanızın torpido gözündeki o sürüş ehliyetinizdir” diyerek dosdoğru teşhisini koyan Göksan kardeşimiz gibi..
Yoksa hepimiz de bilmez miyiz arabamıza girip marşa bastık mıydı birer canavara dönüştüğümüzü. Kabul eden yok ama! Oysa akıllı insan aleme hükmeden insandır. Kaldı ki akaryakıtla çalışan, saç ve demir yığınından öte anlamı olmayan makineye hükmedemesin? Lafı bile olamaz da işte sonuç! Artık arabasını kazasız belasız evine, işyerine kadar sürebilme başarısını gösterenlere “gazi” diyeceğiz! Nasıl çıldırdık ama! ***** VE YENİ HÜKÜMETİN İLK İCRAATI: “Müjdeler olsun” dedi Tatar Hükümeti. Ve ekledi: “Şeker gibi bayramınızı acılaştırmamak için açıklama yapmadık, üstelik zam da yapmadık ama haberiniz olsun bayramdan sonra akaryakıta zam var…” Ben, hükümet icraatı buna derim! İçinde insaf var mı? Var! İnsanlar bayrama zamlı girmesin diye sonrasına erteledi mi? Evet!
Açıklık şeffaflık var mı? Var! “Zam Haberini,” bir gece yarısı kararıyla sabah uyku sersemliğinde işitip de şaşkaloza dönmememiz için alıştıra alıştıra, “bayramdan sonra akaryakıta zam koyuyorum, biliniz ha” diyerek açıklamak tam 10 puanlık politika değil mi? Evvet..
Bu hükümet başka hükümet canım. Çok insancıl! …Bayramınız kutlu olsun efendim.

 

 

 

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı