Köşe Yazarları

BAYRAM SİNEMASI (“Hayatım Sana Feda”)


Bu haziran ayında vakit akşam olsun, Çağlayan yolunda fıstıkçılar, darıcılar, sandviççiler yerlerini alsın, Anibal’da mangallar yansın vakit bu haldeyken gelin birlikte Halk Sinemasına gidelim ve “Hayatım Sana Feda” adlı filmi seyredelim:

***

Bir kış mevsiminde arabasında güzel bir bayanla gitmekte olan Kemal (Cüneyt Arkın), bir kaza yaparak yolda yürüyen Zeynep (Türkan Şoray)’e çarpar.

Kemal, onu derhal hastaneye götürür; ciddi bir zarar görmediğini öğrenince hastaneden ayrılır.

Ancak daha sonra Zeynep kör olur…

***

Zeynep, bir casinoda müzik grubunda çalışan arkadaşları ile beraber kalmaktadır.

Arkadaşları onun hayata dönmesi çabasındadırlar ve onu kendi çalıştıkları casnoda şarkı söylemesi için ikna ederler.

Zeynep güzel bir sese sahiptir.

Casino’nun sahibi ısrarlar kızı dinlemek ister.

Her şey yolunda giderken, patron kızın kör olduğunu anlayınca “aaa bu kör” diyerek, şaşkınlığını belirtmeden edemez ama yine de bir yol önerir:

Zeynep sahneye alışacak;
Sahnenin enini boyunu öğrenecek, adımlarını ona göre atacaktı…

***

Bir gece masalarda oturan müşterilerden biri Kemal’dir.

Sırtı sahneye dönük.

Kemal, hem besteci hem de bir müzik şirketinin sahibidir.

Zeynep şarkı söylerken Kemal’in duyarlı kulakları sese kilitlenir.

Yavaş yavaş döner ve bu sesin sahibine bakar, bu kez gördüğü şey, sesi kadar güzel olan genç bir kadın.

Bir demet zambakla Zeynep’in kapısına koşar.

Kendisini tanıtır.

Zeynep bu yabancının nezaket dolu sözleri karşısında sigarasını dudakları arasına götürürken Kemal çakmağıyla yetişir.

Ama ne görsün, kız tekmil kör…

***

Zeynep bir vicdansızın kendisine vurup kaçtığını ve gözlerini bu yüzden kaybettiğini anlatır.

Bunları duyan Kemal’in kalbi paramparça.

O vicdansızın kendisi olduğunu anlar ve o andan itibaren Zeynep’in gözlerindeki karanlığı ışığa çevirmek için elinden geleni yapmaya çalışır.

Bir oyun kurar.

Bu oyunda Kemal fakir bir piyanisttir ve o da kördür.

Böylece iki kör birbirlerine iyiden iyiye aşık olurlar…

***

Kemal, Zeynep’in gözlerinin yeniden görmesi için bir plan kurar.

Sahip olduğu şirket tarafından ses yarışması düzenlettirir.

Birinci gelecek olana 50 Bin lira ödül.

Neticede Zeynep yarışmaya katılır ve ödülü kazanır; ameliyat masasına yatar…

***

Hikayenin en dramatik anlarıdır.

Zeynep aşık olduğu kör sevgilisini görecektir.

Ama Kemal, Zeynep onu bir daha görmesin diye aşkını kalbine yatırıp çekip gitmiştir.

Zeynep yeniden bir ıstırap içine düşer.

Derken, Kemal bu kez şirket sahibi olarak Harun kimliğinde Zeynep’le çalışmaya başlar.

Harun’un sesi ona bir şeyler hatırlatsa da onu farklı biri sanır Zeynep.

Giderek patronuna sıcak duygular besler; Harun ise bu duruma öfkelidir, fakir piyanist unutulduğu için, kafasındaki plan ona evlenme teklif etmektir, eğer kabul ederse fakir ve kör piyanisti unuttuğundan bunu kendisine ihanet olarak sayacak.

Ama Zeynep’in kör besteciyi unutmadığı sahnede şarkı söylerken anlaşılır.

Ve nihayetinde evlenmeyi kabul edip parmağına yüzüğü taksa da, o şarkıdan sonra Harun’a yüzüğü geri verir ve kalbinin fakir piyanistte olduğunu söyler.

Harun, yani Kemal şimdi daha mutludur.

Çünkü istediği budur.

Filmin son sahnesi bu mutlukla biter.

Zeynep fakir piyanisti bulduğunda onun aynı kişi yani Kemal olduğunu görür.

Artık kör değildirler…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı