İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-VI - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Mayıs 28, 2024
Çocuk SağlığıEğitimKöşe Yazarları

İNSANIN SEKİZ DÖNEMİ-VI

Nilgün Sarp

Yakınlığa Karşı Yalnızlık ya da Aşk Evresi; yaklaşık 18/20 – 40 yaşları arasını kapsamaktadır. Genç yetişkinlik dönemi diye adlandırabileceğimiz bu dönemdeki  ana çatışma, aile dışındaki diğer insanlarla kurulan sevgi, samimiyet ve bağlılık gibi ilişkilerin etrafında şekillenmektedir. Bu dönemde, bireylerin kişisel kimliklerini tanımlama, ilişkiler kurma ve topluma entegrasyon gibi önemli görevleri vardır ve yaşanan deneyimler, onun kimlik ve ilişkiler konusundaki gelişimine derin etkiler yapar.

Genç yetişkinin gelişimi yakınlık, bağlanma, bağımsızlık, özgürlük duygu ve gereksinimleri arasında dengenin kurulmasını içerir. Buradaki  “yakınlık” kavramı ile,  kişinin kendisini bir başkasına adaması ve kendini onunla bulma süreci kastedilmektedir. Genç yetişkinler, bu dönemde karşı cinsle ilişki kurarlar ancak hemcinsleriyle de arkadaşlıkları devam eder. Bu ilişkiler kişinin kimliğini geliştirmenin yanında kişilik gelişimini de daha ileri düzeye götürür. Yani bireyler, kişisel kimliklerini bulma ve sağlıklı ilişkiler kurma arasında bir denge kurmaya çalışırlar.


Bu dönemin temel sorusu “Ben kimim ve başkalarıyla nasıl bir ilişki kurmak istiyorum?

“Ben, aşık olabilir miyim?”

Erikson’a göre bu ilişkiler her zaman romantik veya cinsel olmak zorunda değildir. Aynı zamanda başkalarıyla güçlü bağlar kurmayı da içermektedir. Örneğin çok iyi bir çalışma ortamında beraber olan kişiler birbirine karşı bağlılık ve yakınlık duygusu geliştirebilir.

Bu evrenin başarılı bir şekilde tamamlanması, mutlu ilişkilerin oluşmasını, ilişkilerin güven ve bağlılık içermesini sağlayabilir. Ancak birey bu dönemde yakın ilişkiler geliştiremezse, soyutlanmışlık duygusu yaşar, başkalarıyla yakınlık kurmaktan kaçınabilir veya bağlılık ve yakın ilişkilerden korkabilir. Bu, bireyin insan ilişkilerinden uzak durduğu bir izolasyona, yalnızlığa ve bazen de derin depresyonlara yolaçabilir.

Erikson, bir önceki evreyi başarılı şekilde tamamlayamayan ve güçlü bir kimlik duygusuna sahip olmayan bireylerin güçlü ve kararlı insan ilişkileri kurmakta zorluk yaşayacağını ifade etmiştir.

Bu döneme özgü bazı temel özellikleri inceleyecek olursak;

Kimlik Arayışı: Erikson’a göre genç yetişkinlik döneminin temel görevlerinden biri, kimlik arayışıdır. Birey, kendi değerleri, yetenekleri ve hedefleriyle ilgili derinlemesine düşünür ve bunları belirleyerek kendini tanımlar. Kimlik krizi deneyimleri bu süreçte sıkça yaşanabilir.

Yakınlık ve İlişkilerin Kurulması: Genç yetişkinlik dönemi, romantik ilişkilerin ve yakın dostlukların geliştiği bir zamandır. Bireyler, sağlıklı ilişkiler kurmayı öğrenirken aynı zamanda bağımsızlık ve özerkliklerini de korumaya çalışırlar.

Mesleki ve Sosyal Gelişim: Bu dönemde, bireyler mesleklerini seçme, eğitimlerini tamamlama ve iş hayatına atılma gibi kararlar alırken aynı zamanda toplumsal rollerini de belirlerler. Bu süreç, kişinin toplumsal ve ekonomik bağımsızlığını kazanma yolculuğunu içerir.

Yoğun Duygusal Deneyimler: Genç yetişkinlik dönemi, yoğun duygusal deneyimlerle doludur. Aşk, kaygı, mutluluk, korku ve umutsuzluk gibi duygular bu dönemde sıkça yaşanır. Evlilikler genellikle bu dönemde yapılır.

Yakınlaşma ve Yalnızlaşma: Erikson’a göre, bu dönemdeki temel psikososyal kriz, ” yakınlaşma ve yalnızlaşma” olarak adlandırılır. Bireyler, sağlıklı ilişkiler ve bağlantılar kurmak konusunda başarılı olurlarsa, yakınlaşma gelişir. Ancak bu dönemde ilişkilerde başarısızlık yaşanırsa, birey  yalnızlık hissi yaşayabilir.

Bu özellikler, genç yetişkinlik dönemindeki bireylerin gelişimini anlamak ve desteklemek için önemlidir. Her bireyin bu süreçleri farklı şekillerde deneyimlediği ve kendi benzersiz yolculuğunu yaşadığı unutulmamalıdır.

Genç yetişkinlik döneminde bireylere destek olmak için neler yapabiliriz?

Empati Kurun: Bireyin duygularını anlamaya çalışın ve onun bakış açısını değerlendirin. Empati kurmak, onların duygusal ihtiyaçlarını ve deneyimlerini daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

Destekleyici İletişim: Açık ve destekleyici iletişim kurun. Dinleyin, anlamaya çalışın ve onlara duygularını ifade etme fırsatı verin. Onlara kendilerini güvende hissettirecek bir ortam sağlayın.

Kılavuzluk ve Mentörlük: Kendiniz benzer deneyimler yaşamışsanız veya alan uzmanı bilgisi sahibiyseniz, bireye kılavuzluk edin. Onlara yaşadıkları zorluklarla başa çıkmak için ipuçları ve öneriler sunun.

Destek Gruplarına Yönlendirme: Genç yetişkinlik döneminde birçok kişi benzer deneyimler yaşar. Onları destek gruplarına veya terapiye yönlendirerek, benzer durumlarla başa çıkan diğer insanlarla bağlantı kurmalarını sağlayın.

Kişisel Gelişim Fırsatları Sunun: Kendini keşfetme ve kişisel gelişim için fırsatlar sunun. Kitap önerileri, seminerler, atölye çalışmaları gibi etkinliklere katılma konusunda destekleyin. Artık günümüzde bu konuda çok fazla seçenekler mevcuttur.

Bağımsızlık ve Sorumlulukları Teşvik Edin: Bağımsızlık ve sorumluluk duygusunu teşvik edin, ancak bunu yaparken aynı zamanda destek vermeyi de ihmal etmeyin. Bireyin kendi kararlarını almasına ve sonuçlarına katlanmasına izin verin.

Sağlıklı İlişkiler Hakkında Bilgi Verin: Sağlıklı ilişkilerin önemini vurgulayın ve güvenilir ilişkiler kurma konusunda bilgi verin. İletişim becerilerini, sınırlarını belirleme yeteneğini ve empatiyi geliştirmeye odaklanın.

Profesyonel Yardım Alma Konusunda Cesaretlendirin: Gerekirse, bir profesyonelden destek almak konusunda cesaretlendirin. Profesyonel danışman, bireyin duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarını daha iyi anlamasına ve başa çıkma becerilerini geliştirmesine yardımcı olabilir.

Bu adımlar, genç yetişkinlik dönemindeki bireylere destek olmanıza yardımcı olabilir ve onların sağlıklı bir şekilde gelişmelerine katkıda bulunabilir. Ancak her birey farklı olduğu için, kişisel ihtiyaçlarına ve tercihlerine göre destek sağlamak önemlidir.

Özetle; Genç yetişkinlik döneminin en önemli problemlerinden biri, kimlik krizleriyle başa çıkma sürecidir. Erikson’a  göre, genç yetişkinlik dönemi kimlik arayışının en yoğun yaşandığı zamandır. Bu süreçte bireyler, kimliklerini keşfetme, belirleme ve kabul etme konusunda zorluklar yaşarlar.

Bu kimlik krizleri, bireylerin sosyal, duygusal ve mesleki kimlikleriyle ilgili belirsizliklerle mücadele etmesine neden olabilir. Bireyler, kendi değerleri, inançları, yetenekleri ve ilgi alanlarıyla uyumlu bir kimlik geliştirmek için çaba harcarlar. Ancak bu süreçte yaşanan belirsizlikler, stres, kaygı ve içsel çatışmalara neden olabilir.

Bu kimlik krizleriyle başa çıkma süreci, bireylerin duygusal sağlamlıklarını, özgüvenlerini ve kendilerine olan güvenlerini etkileyebilir, ayrıca ilişkilerde zorluklar yaşamalarına, karar verme güçlükleri çekmelerine ve ruh sağlığı sorunlarıyla karşılaşmalarına yol açabilir. Bu nedenle genç yetişkinlik döneminde, bireylerin kimlik krizleriyle başa çıkma süreçlerini desteklemek, onlara rehberlik etmek ve duygusal desteği sağlamak önemlidir. Ayrıca bu dönemde profesyonel yardım almanın önemi de büyüktür, çünkü profesyonel destek bireylere bu süreçte rehberlik edebilir ve onlara gerekli becerileri kazandırabilir.

Kaynak

Erikson, E. H. (1963). Childhood and society. London: Vintage Digital.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar