KıbrısManşet

İncirli: 45 günü bekleyecek durumda değiliz


Havadis Web TV’de yayımlanan Kovid-19 Özel Yayını’na katılara, Pınar Barut’un sorularını yanıtlayan, Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Sıla Usar İncirli, dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir pandemi söz konusu olduğuna vurgu yaparak böyle bir dönemde hükümetin iktidar ve muhalefet ayrımı yaparak bir süreç sürdürmesinin akla yatkın olmadığını kaydetti.

İncirli: Hükümet kriz merkezi oluşturmadı

Ülkenin pandemi nedeni ile sadece sağlık açısından değil, ekonomik ve sosyal açıdan da çok ciddi bir tehdit altında olduğunun altını çizen İncirli, “Hükümet bu dönemde bir kriz merkezi oluşturmadı ve çalışmalarını oldukça dağınık olarak yürütüyor. Bu dağınıklık da bundan sonraki süreçte zorluk yaşayacağımıza işaret ediyor” dedi.

Kovid-19 kapsamında çalışmaların ülkenin geleceğini derinden etkileyeceğini kaydeden İncirli, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin Kovid-19 kapsamında oldukça yoğun bir şekilde çalıştığını ancak önerilerinin hükümet tarafından kıymet bulmadığını dile getirdi.

İncirli şöyle dedi: “Parti olarak oldukça yoğun bir dönemdeyiz. Hem dünyayı hem ülkemizi Kovid- 19 çerçevesinde çok yakından takip etmeye çalışıyoruz ve bu süreçte yapılması gerekenleri hep birlikte değerlendirip, hükümete öneriler sunmaya çalışıyoruz. Çünkü bu ülke hepimizin o yüzden bu ülkenin geleceği ile ilgili hepimiz sorumluyuz. Baştan beri çok sorumlu bir muhalefet anlayışı ile işlerimizi yürüttük ama baktık ki hükümet bu önerilerimize kıymet vermiyor, kendi bildiklerini yapma yoluna gidiyor o zaman biz de daha yüksek sesle çalışmalarımızı ve önerilerimiz sunmaya başladık. İnanıyoruz ki bugün bu hükümet tarafından yapılanlar veya yapılmayanlar bu ülkenin geleceğini çok derinden etkileyecek.  O nedenle tüm organları ile partimiz çok yoğun şekilde çalışıyor.”

“Hükümet çok büyük bir dağınıklık içinde”

CTP Lefkoşa Milletvekili Dr. Sıla Usar İncirli, ülke nüfus yoğunluğunun fazla olmaması ve alınan tedbirlere ve kararlara yurttaşların büyük oranda uymasının salgının hızlanmaması bakımından büyük avantaj olduğunu ancak bunun karşısında bazı dezavantajlar da olduğunu kaydetti.

Hükümetin bu dönemde bir kriz merkezi oluşturmadığını ve çalışmalarını oldukça dağınık olarak yürüttüğünü belirten İncirli,  şöyle dedi: “Bu dağınıklık da bundan sonraki süreçte zorluk yaşayacağımıza işaret ediyor. Örneğin bu kapıların kapatılması, ‘evde kal’ çağrıları, merkezi karantinanın oluşturulması, sokağa çıkma yasağının uygulanması ve insanların buna titizlikle uymaya çalışmaları bize zaman kazandırmıştı ama bu zaman bu salgın geçecek, bitecek diye değil, süreçte yapılması gerekenlerin yapılması için kazandırılmıştı. Vaka sayılarının az olması, zamanında tedbirlerin alınmış olması ve insanların da buna uyum göstermesindendir ama kazanılan zamanda yapılacak olan işler vardı ve bu işler noktasında, özellikle sağlıkta hükümetin çok büyük bir dağınıklık içinde olduğunu görüyoruz. Bu da zamanın doğru değerlendirilmediğine ilişkin bizde ciddi endişe oluşturmuştur.”

“UBP-HP kararsızlar hükümeti”

CTP Lefkoşa Milletvekili Dr. Sıla Usar İncirli, pandemi sürecinin yönetimine ilişkin değerlendirmesinde, “Hükümet şuanda kararsızlar hükümetidir. UBP-HP kararsızlar hükümeti. Alınan kararların arkasında durulamıyor, gerekçeleri anlatılamıyor. Hal böyle olunca da alınan kararlar bir sonraki gün bozulabiliyor. Birbirinin zıttı görüşler veriliyor, 180 derece farklı görüşler ortaya koyabiliyorlar bu da bir güven sorunu doğuruyor ama en önemli sorun gerekçesiz kararlar bu kararların nedenin insanlara açıklanmıyor olmasıdır” dedi.

İncirli:  şunları kaydetti:

“Örneğin test konusu. Hangi testlerin uygulandığı, kimlere uygulandığı açıklanmıyor. Bizim söylediğimiz şu; bu kazanılan zamanda sağlık kapasitesini arttıracak çalışmalar yapmamız lazımdı bu salgının tehdidi yakın zamanda bitmeyecek ve ne kadar devam edeceğine dair kimse bir şey söyleyemiyor. İnsanlara ‘evde kal’ derken insanların aynı anda hastalanarak kapasitenin üstünde bir vaka ile karşılaşmamak için dedik. Ama bir ömür böyle devam etmeyecek. Her kapalılık eğitimden, sosyal sorunlardan, ekonomiden götürecek. Mümkün olduğunca güvenli, kademeli ve yavaş açılma olması gerekiyordu. Şuanda ne yazık ki bu koşullar oluşturulmuş değil.

“45 günü bekleyecek durumda değiliz, alternatiflere bakmalı”

Ülkenin amiral gemisi Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi salgın hastanesine dönüştürüldü. Biz bunun çok yanlış olduğunu ilk günden söyledik. ‘Yapmayın, çünkü Kovid-19’dan insanlar kaybedileceği gibi başka sebeplerden de kaybedilebilir’ dedik. Bu şekilde bu hastanenin kapatılmaması lazımdı. 600 yataklı bir hastaneyi 40 yataklı bir hastaneye sığdırmaya çalıştınız en büyük hata bu. Derhal Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nin geri taşınması lazımdır. Çünkü hayatımızda sadece koronavirüs yok, diğer tüm hastalıklar kaybolmadı ve hayatları tehdit etmeye devam ediyor.  Hükümetin derhal Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ni eski genel sağlık hizmetlerine dönüştürmesi gerekiyor.  28 Ocak’ta kürsüden söylemiştim. ‘Bir salgın, karantina hastanesi yapmanız lazım’ dedim.  Hala daha ülkenin bir salgın hastanesi yok. 45 günde bir pandemi hastanesi yapılacağı söylendi ama 45 günü de bekleyecek durumda değiliz. Eldeki alternatiflere bakmalı ve en uygun bir hastane salgın hastanesine dönüştürülmelidir.”

“Ventilatör ve yoğun bakım yatak sayısının 30’un üzerinde değil”

CTP Lefkoşa Milletvekili Dr. Sıla Usar İncirli, kazanılan zamanda ayrıca solunum cihazı sayısını ve yoğun bakım yatak kapasitesinin de arttırılmadığını kaydederek şuanda Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde kullanılmaya müsait olan solunum cihazı ve yoğun bakım yatak sayısının 30’un üzerinde olmadığını söyledi.

İncirli, ayrıca Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki yangın felaketinin üzerinden epey zaman geçmesine rağmen hala tadilatlar tamamlanmadığını kaydederek, “Bizim ülkemizdeki yoğun bakım yatak sayısı en az 2 katına çıkarmamız lazımdır. Ama bu durum bizde bitmeyen hikayelere dönüyor” dedi.

Hükümetin Kovid-19 salgını ile mücadele kapsamında Bilim Kurulu’nun tavsiye kararlarına ne kadar uyulduğu noktasında da değerlendirmelerde bulunan İncirli şunları kaydetti: “

“Başından beri söylediğimiz, bu işlerin merkezi şekilde çözülmesiydi ve mümkün olduğunca en doğru şekilde oluşturulan kurullarda, insanların bir araya gelip kararları üretmesi, kriz merkezinin de bunu uygulamasıydı. Bu kadar hızlı değerlendirilmesi gereken süreçte olması gereken buydu” dedi.

“Kitler devlet eli ile temin edilmelidir”

Zamanın geçmiş olmasının gereken koşulların yerine getirilmiş olduğu anlamına gelmediğine vurgu yapan CTP Lefkoşa Milletvekili Dr. Sıla Usar İncirli, “hastaneleri güçlendirmek, pandemi hastanesi oluşturmak, yoğun bakım kapasitesi arttırmak, kişisel koruyu ekipmanlarını sağlamak ve sosyal mesafe ve de diğer kurallar için insanlar eğitilmeliydi. Bizzat bakana da ilettik,  ‘kendilerini nasıl koruyacaklarına dair insanları eğitmek zorundayız’ dedik. ‘Hem halkın hem de çalışacak olan insanların bunları bilmesi lazımdır’ dedik” şeklinde konuştu.

İncirli, şöyle devam etti: “Sağlık Bakanlığının çok daha etkin şekilde Türkiye’den bu kitleri temin etmesi lazımdır.  Kit sayısı da muamma. Sayıları şeffaf değil. Ne kadar var, önümüzü göremiyoruz. Kaç tane var, kaç daha ihtiyaç var hesaplanmıyor. ‘O zaman verileri bize verin, biz hesaplayalım sizin için’ diye yardım tekliflerimizi defalarca yaptık, bunu yaparken görünür olma derdimiz yok. Yeter ki süreci doğru şekilde yaşayalım. Bu kitler devlet eli ile temin edilmelidir. Medya çalışanları, polis ve diğer tüm çalışan kesimlerin işe başlamadan mutlaka teste tabi tutulması lazımdır. Testi negatif çıkıp işe başlayanların yine belli periyotta mutlaka testlerinin tekrarlanması gerekmektedir. Açılacak olan sektörler mümkün olduğunca az sayıda kişi işle çalışması gerekiyor. Hizmet alan da veren de az sayıda olacak ki riski kontrol edelim. İşletmelerin, kamu kurullarının dezenfektasyonlarını tam yapması lazımdır”


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı