Köşe Yazarları

İmar planı mı? Yok oluş planı mı?






Boş yere bilgi bombardımanına tutuluyoruz. Her kafadan bir ses çıkıyor. Doğrular, yanlışlar arasında kaybolup gidiyor. İyiler arasına kötüler de karışıyor.

Son imar planı hakkında konuşmayan kalmadı. Siyasiler, uzmanlar, demokratik toplum örgütleri, meslek örgütleri, rantçılar, çıkarcılar ve tabii ki esasen en çok konuşması gereken -ama çok az konuşan- halk!

Bu işin yakın geçmişine şöyle bir bakayım dedim. Bakmaz olaydım! Rant yanlıları ve sermayedarlar daha baskın çıkıyor. Hedef saptırıyorlar. Açıkça yalan söylüyorlar. Akıl karıştırıyorlar. Sonuçta mide bulandırıyorlar. İğrenç!

Müthiş bir bilgi kirliliği yaratıyorlar. Plana karşı çıkanlar arasında rantçı, insanlığı düşünmeyip cebini, çıkarını düşünen insanlık düşmanı nema düşkünü aymazlar var. Bunların derdi daha çok beton. Daha çok çevre tahribatı ve yaşanmayacak bir dünyaya yelken açmak. Toplumu eritmek, yok etmek, dönüştürmek!

Hiç yüzleri kızarmadan, katılımcı bir anlayışla hazırlandığı iddia edilen bu “mutant” planın tek bir getirisine bakmak, ne kadar kötülük doğuracağını, hayatımızı yaşanmaz kılacağını anlamak için yeter de artar bile.

Anahtar cümle şu: “Plan 338.000 (üç yüz otuz sekiz bin) kişilik artı nüfusa göre hazırlandı.” Nasıl bir utanmazlıktır ki bu? Bu nasıl bir ahlaksızlıktır? Bu olsa olsa bir ölüm fermanıdır. Bu plan falan olamaz! Evet, bu olsa olsa bir ölüm fermanıdır!

Sağlığı, eğitimi, ulaşımı, sosyal yaşamı, kültürümüzü düşünün. Ekonomiyi, rantı, nemayı, karlılığı değil!

Bu bölgeler, kuzeydeki yaşam alanımızın %14’ü imiş! Bu kadarcık bir alana, artı 338.000 nüfus planlamış plan özürlüler! Nerede ise son resmi nüfus sayımındaki nüfusumuz kadar!

Globalleşme, küreselleşme, ekonomik kalkınma, yaşanabilir çevre, refah, gelişim gibi yalanlar adı altında, kendi yurdumuzda yok olmaya, azınlık değil hiç olmaya doğru sürükleniyoruz.

Bizim nüfusumuz, normal artış hızı ile bu kadar artamayacağına göre bu plan da bu halkın yararına bir plan değildir. Çok açıkça bu görülmektedir. Altını kazımaya, yoktan var etmeye, boş yere uğraşmaya hiç gerek yoktur.

Bu bir “plan” değildir. Olsa olsa; plansızlık, kaos, keşmekeş, olay, facia, skandal yaratmaktır.

Kıbrıs Türküne yaramayacak planları istemiyoruz!

O kadar laf edip akıl karıştırmaya gerek yoktur.

Yaşam alanımızın %14’üne artı 330.000 kişi planlamak ihanetlerin en büyüğüdür!








Başa dön tuşu