İktidarsız TL iktidarsız KKTC

19 Temmuz 2018 Perşembe | 10:46
Erdoğan Özbalıkçı
erdoğan özbalıkçı

Hayatın her alanında ana konu TL. Sürekli eriyen bu para ile nasıl yaşanabileceği tartışılıp, ne yapılabileceği soruluyor…

Aslında, KRAL ÇIPLAK söylenebilse, tedbir belki bulunabilir. Ancak çevrede o kadar çok yağcı var ki, bu yapılamıyor…

Kuzey Kıbrıs’ta maaş  sisteminde genellikle TL nin kullanılması İÇ PAZARI yok eden bir tehlikeye dönüşüyor.

Tüm ticari faaliyetlerde artık esas olarak egemen olan, yabancı paralardır.

Arsa mı, araba mı, konut mu almak istiyorsunuz. Bunların ticari değerleri Euro veya Sterlin ile ifade edilmektedir.

Ekmeğin fiatını, kasaptaki etin fiatını da hızla yükselen döviz belirlemektedir.

Böyle bir yapı içerisinde, Kuzey Kıbrıs’ta yönetimde olanların, ekonomide belirleyici kararlar üretmeleri nasıl mümkün olacak?

KKTC ekonomisini Türkiye FİNANSE ETMEKTEDİR. Bu finanse’nin  sonucunda da, TC, Kuzey Kıbrıs’taki tüm kararlarda ANA BELİRLEYİCİ konumundadır.

Kıral Çıplak söylemi, tam da  bu noktada devreye girmelidir.

Türkiye, adadaki varlığını sürdürmek isteyebilir.Rum tarafı, Kıbrıs Türkleriyle adanın yönetimini paylaşmak istemedikçe, Türkiyenin etkinliği her alanda GÜÇLENEREK devam edecektir.

Ancak, bu etki artarken, Türkiye, SİYASİ VİTRİNDE, Kıbrıs Türklerinin bulunmasının ZORUNLULUĞUNUN FARKINDADIR.

Bunun farkında olmak istemeyen ise , bu makamlara seçilen ve HÜKÜMETÇİLİK OYNAYAN Kıbrıs Türkleridir.

Doğru tavır, bu durum sürdükçe, Türkiye’den talep edilecek olan paranın, DÖVİZ olarak talep edilmesidir.

Bu talep aslında anlaşılabilir bir taleptir.

Türkiye tüm söylemlerinde, Kuzey Kıbrıs’ın yanında olacağını ısrarla belirtmekte ve Kuzey Kıbrıs Ekonomisinin uçurulacağını söylemektedir.

Ancak, TL ile Kuzey Kıbrıs’ta üretken ve DENK bir bütçenin yaratılması imkansızdır. Bunun yaratılabilmesi için şu şartların sağlanması GEREKMEKTEDİR.

İstikrarlı ve bilinen bir nüfus YAPISI. Bu yapı sağlanmadan, hiçbir alanda geleceğe yönelik bir planlama yapılamaz.

Bu istikrarlı nufus yapısının üretimde etkin bir rol oynamasının sağlanması ve gerekli alt yapının yaratılması gerekmektedir.

Bu yapının sağlanmasında belirleyici olan etkenin, TL yerine  DÖVİZ kullanılması GEREKLİLİĞİ  kaçınılmazdır.

Kuzey Kıbrıs’ta hükümette görev alanlar bu katı gerçeği, Türkiye BÜROKRASİSİNE anlatmak zorundadırlar.

Aslında bu görev sadece hükümette olanların değil, tüm Kuzey Kıbrıslıların görevidir.

TL ve DÖVİZ Sarmalının bir yıkım olduğunu artık daha yüksek sesle söylemek zorundayız.

En milliyetçi geçinen iş adamları bile, mallarını DÖVİZ KARŞILIĞINDA  sattıklarına göre, yoksul insanlar ve orta sınıfın da ayağa kalkıp, döviz borçlarını ÖDEMEMEK ve maaşlarını DÖVİZ olarak TALEP ETMEK hakları doğmaktadır.

İktidarda olduklarını gerçekten düşünen politikacılara gelince:

Bu insanların büyük bir çoğunluğu, TL ile bu işin yürümeyeceğinin farkındadır.

Bu farkındalığı, halkla paylaşarak, Türkiye’den TL yerine DÖVİZ’e bağlı bir ekonomik yapının oluşturulması talebinde bulunabilirler.

DÖVİZ’in , ekonominin ve günlük hayatın her alandaki olumsuz etkisi ancak kesinlikle böyle durdurulabilir.