Oldu da ne oldu diyeceksiniz, yada ne olacak diyeceğiz 1974’ten bugünüm gelmiş geçmiş eleştirel anlamda eleştirdiğiniz bir takımın olumsuzluklar oluşturduğumuz birden çok hükümetleri, 2019’dan sonra arar olduk 2022 başından 3 versiyonlu aynı partilerden oluşan hükümetler bozulup kurulurken ülkemizin yada toplumumuzun hangi problemlerini çözebilmek ilerletebilmek, geliştirebilmek, çözmek için olduğunu merak ediyor muyuz?
Merak ediyorsak sorguluyor muyuz?
Sorguluyorsak toplum olarak siyasetin üstündeki etkimiz nedir?
Siyasiler mi toplumu yönlendiriyor, toplum mu siyasileri yönlendiriyor, anlamak için toplumumuzun siyaseti etkin bir şekilde konuşmasına tartışmasına rağmen her alanda olduğu gibi siyasetteki statükonun, aşılamadığı gerçeğini kabul etmeliyiz. Ülkemizde yaşanan birçok sorunu toplum önünde yaşanan konular olduğunu görüp izlerken ne yapıyoruz. Siyasi istikrarsızlık, ekonomik istikrarsızlık,Temel hak ve özgürlüklerin çiğnenmesi, iradenin en etkin şekilde tartışılması, anayasanın defalarca yok sayılması, toplumun kültürel, demokratik, sosyal haklarının dikkate alınmadığı bir zaman diliminde yaşıyoruz, yaşadıklarımızı kimden nasıl soracağımız ile ilgili, topluma içindeki ayrışmanın sebep ve gerekçelerini daha anlaşılabilir şekilde ortaya koymalıyız.
Zümresel çıkar gruplarının ne zaman ve nasıl toplumun bir parçası olduklarına ikna olmalarını göreceğiz, bu konuyla yüzleşip mücadelenin doğrusalığını ortaya koyacağımız birliktelikleri nasıl kimlerle kuracağız. Aslında tüm sorunların anası olanın irademizin toplumdan temsiliyet görevi alan temsilcilerin toplumun kaygılarını, sıkıntılarını, taleplerini, iradesini yansıtma noktasındaki yetersizlikleri ortadadır.
On yıllardır ülkemizde ekonomik ve mali işbirliği protokolleri yazıldığı çizildiği protokoller noktası virgülü değişmeden imzalanmıştır.
Tartışılarak imzalanmayanlarda olmuştur, bu çerçevede hükümetler bozulup kurulmuştur da, bugün geldiğimiz noktada ise adı ekonomik ve mali ‘işbirliği’ protokol olan protokolün içinde toplumun özlük hakları olan haklarını ekonomi ve mali durumla ilgisiz konularında toplumun hassasiyetlerini dikkate alınmadan imza edilmesi kabul edilemez.
Bu tür anlaşmalara bizim tarafımızda imza koyan yetkililerin mutlaka ve mutlaka kimin adına, imzaları koydukları toplum tarafından sorgulanmalıdır.
Toplumunun değişimi,dönüşümü,gelişimi,toplumun kendi rızası ve ihtiyaçları noktasında belirlenerek savunulmadıkça irade sorunu yaşadığımız gerçeği ile yüzleşmeliyiz.
































