Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe Yazarları

Hiç Duydunuz mu? Limerence Nedir?

Hayatınızda birisi varsa ve günün her anında o kişiyi düşünüyorsanız, örneğin yemek yaparken, duştayken, işe giderken ve yürüyüş yaparken. Ona karşı yoğun bir arzu, tutku hissediyorsanız ve onun hakkında düşünmeyi bir türlü bırakamıyorsanız. Bunun yanında, o kişiden duygusal karşılık almak için yoğun miktarda arzu yaşıyorsanız bu durumu limerence olarak tanımlayabiliriz. Bu durumu yaşayan bireylerin günlük duygu durumları yoğun hisler hissettiği kişiye bağlı olarak şekillenmeye başlar. O kişinin attığı ya da atmadığı mesajlarla, aramalarıyla ya da aramamasıyla.

Normal hoşlantıdan en büyük farkı zihinde gerçekleşmesidir. Yoğun tutku hissedilen kişinin aslında zihninizde bulunan idealize ettiğiniz imajıyla bir ilişki kuruyorsunuz. Böylece, o kişinin kusurlarını görmezden gelebilirsiniz ya da kusurlarını fark etmeyebilirsiniz. Bu da o kişiyi nesneleştirmenizi sağlar. Gerçekte olduğu gibi değil de sizin onun olmasını istediğiniz gibi onu düşler ve o şekilde ona yaklaşırsınız. Zihinde gerçekleşen bir durum olduğundan dolayı o kişinin yaptığı hareketleri kendinize göre yorumlayıp, sonuçlandırabilirsiniz. Örneğin, o kişi kendisi için bir aktivite yapmayı tercih ediyor fakat siz onsuz bir aktivite yapmayı tercih etmiyorsunuzdur. Bu hareketini de yanlış bir davranış olarak algılayabilirsiniz ya da sizi istemediğini düşünebilirsiniz. Böylece, içeresinde bulunduğunuz ana odaklanmanız engellenebilir ve zihninizde daha da fazla olumsuz senaryolar kurmaya başlayabilirsiniz.

Bu durumu yaşayan bireyler genellikle çocukluk çağlarında ebeveynleriyle güvensiz bağ kuran ve travma yaşayan bireylerdir. Çocuklukta yaşanılan bu bağlanma problemi ya da travmalar yetişkinlikteki romantik ilişkilere yansıma eğilimi göstermektedir. Bağlanma problemleri ya da travmalar çözümlenmedikleri zaman kendilerini başka zamanlarda ve kişilerde gösterme eğiliminde olurlar. Duygusal ihmal yaşayan çocuklar, yani ihtiyaçları olan kadar ilgi ve sevgi göremeyen ve koşulsuz kabul hissini yaşamayan çocuklar. Yetişkinlik hayatlarında daha yüzeysel bağ kurma eğiliminde olarak duygusal açlığı hissetmeye devam edebilirler. Tıpkı limerence durumunda hissedilen duygusal açlık gibi. Karşıdaki bireyden hep yoğun ilgi ve tutkuya ihtiyaç duymak gibi.

Bağlanmakla ilgili, reddedilme ve terkedilme korkuları olan bireyler de limerence yaşama eğiliminde olurlar. Aslında bir ilişki yaşamak isterler, duygusal ihtiyaçlarını da karşılamak isterler ancak korkularından dolayı ilişki kurmada güçlük çekerler. Limerence de burda izin vermeme yöntemi olarak algılanabilir çünkü zihinde kurgulanan ilişkiler ya da ilişki yorumları oluşabilir. Örrneğin, bu bireyler ilişki kurmakta güçlük çektikleri için zihinlerinde kurgular yaratarak karşı tarafın ilişkiye uygun olmadıklarını düşünebilirler ve ilişkiden kaçabilirler.

Limerence hem kendiniz için hem de ilişki kurduğunuz birey için olumsuz etkiler yaratabilir. Bu durumun içerisinde olup olmadığınızı merak ediyorsanız, ilişkiler hakkındaki düşüncelerinizi ve düşüncelerinizin nedenlerini bulmayı deneyebilirsiniz.