HER DÜŞEN DARA…

3 Eylül 2018 Pazartesi | 10:08
basaran duzgun banner

Geldik mi zurnanın zırt dediği noktaya?

Evet bu bir sorudur, yorum değildir.

Bu sorunun elbette bende yanıtı vardır da özellikle son dönemde, biraz da Erdoğan karşıtlığından kaynaklanan “ne paranı ne seni” modunda olanların kesinlikle yanıtlaması gereken bir sorudur.

Çünkü gün o gündür.

Başbakan ve Başbakan Yardımcıları yarın Ankara’ya gidiyorlar.

“Ne paranı ne seni” modunda olanların deyimi ile “huzura” çıkacaklar.

Ve elbette para konuşacaklar.

Çünkü gündem dövizdeki artış veya Türk Lirası’ndaki düşüştür.

Bu çerçevede KKTC’de yaşanan yıkımı Erdoğan’a uzun uzadıya anlatacaklar ve yardım isteyecekler.

Şimdi yanıtlanması gereken soru şudur: Dövizdeki artıştan dolayı adeta kevgire dönen KKTC devlet bütçesi için para istesinler mi istemesinler mi?

 

***

 

Vatandaşın büyük çoğunluğunun “elbette para isteyecekler” dediğini duyar gibiyim

Fakat sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin de farklı görüşler taşıdığını da biliyorum.

“Krizin kaynağı Ankara’dır” görüş ve saptamasına rağmen Ankara’ya bağımlı olmama adına para alınmasına karşıdırlar.

Eğer alınırsa “para aldılar talimat da aldılar” şeklindeki eleştiri oklarının çoktan hazırlandığı da bir gerçektir.

Durum böyle olursa ortaya başka bir sorunsal çıkar.

Ankara’yı pas geçtik de biz hangi imkanlarımızla bu krizi en az zararla atlatacağız.

Ne yapacağız da kendi kendimizi koruyacağız.

Hani şu meşhur deyim ile “kendi yağımızla kendi ciğerimizi nasıl kavuracağız.”

 

***

Böyle bir yetenek ve becerimizin olmadığı, geçtiğimiz hafta yaşanan ek mesai kavgasıyla bir kez daha ortaya çıktı.

Şimdi ayağımızı yorganımıza göre uzatma zamanı iken kimse ayaklarını karnına doğru çekmek istemiyor.

Herkes yayıldığı yerden memnun ve “ben değil onlar fedakarlık yapsın”  deyip duruyor.

Ucu kendine değdi mi de memleketi felç etme pahasına tepki gösteriyor.

Dolayısı ile geriye sadece ve sadece Ankara kalıyor.

“Yetkililerimizin” yarın gidecekleri Ankara.

“Ankara Ankara güzel Ankara, yardım ister senden her düşen dara” sözü bir kez daha gerçek olacak galiba.

“Ne seni ne paranı” diyenlere nazire yaparcasına…