Seyahat

HEIDI’NİN ÜLKESİNDE BİR ŞEHİR LUZERN


Çocukken hem hikayesini okuduğumuz hem de çizgi filmini izlediğimiz ‘HEIDI’ nin ülkesi İsviçre’deyiz.  Ancak ilk durağımız olan Zürih ile ilgili gezi yorumlarımı sizlerle geçen hafta paylaşmıştım.

Bu hafta ise yolumuza bir başka İsviçre kenti olan kuzey merkezi konumundaki Luzern ‘e gideceğiz.  Şehrin doğal güzellikleri yanında tarihi yerlerini de dolu dolu gezmenin iyi bir rota olduğunu düşünerek 2 gün – 1 gece olarak programımızı yaptık. Şehre rehber eşliğinde tur ile gidip mümkün olduğunca program dahilinde her yerini gezecek ve sonrasında ise şehirde konaklayacaktık. Farklı acentelerin Zürih çıkışlı günübirlik Luzern ve Pilatur Dağı turları genelde 10 saat olup €140 dan başlamaktadır.

Luzern’ in tarihi 11.ci yüzyıla kadar dayanır. Eski dönemde şehir kurulurken Benedikten Manastırının bulunduğu bu yer küçük bir balıkçı köyü idi. 1332 yılında ise İsviçre Konfederasyonuna katılarak büyümeye başlamıştır. Günümüzde Luzern gerek doğası gerekse müze ve kiliseleri ile kültürel yönden zengindir. Luzern ayrıca ayni adı taşıyan kantonun merkezidir. Dört kanton gölünün Reuss nehrine dökülen batı kısmında yer alır. Böyle olunca da şehir İsviçre’ye giden turistlerin uğrak noktasının başında yer almaktadır. Şehirde 16.cı yüzyılda dokuma sanayinin kurulması ile kumaş ve 19.cu yüzyılda ise ipek işlemesi gelişmiştir. Luzern ve çevresi kış sporları tutkunları için ideal bir yerdir. Başta buz hokeyi, golf, futbol ve yüzme gibi farklı sporlar yaygın olarak yapılır. Kantonda 81 km. yüksekliğinde yamaçlar vardır. Kayak tutkunları ise yine bu bölgedeki 34 telesiyejle 2.350 metre yüksekliğe kadar çıkarlar. Şehir nüfusu 82 bin civarında olup Almanca dili ilk sırada konuşulmaktadır. Ancak Fransızca, İtalyanca ve İngilizce ‘de ülke genelinde olduğu gibi konuşulmaktadır.   İsviçre, 26 kantondan oluşan bir Avrupa ülkesi olmasına rağmen Avrupa Birliğine girmemiştir. Ülkenin resmi para birimi ise İsviçre Frangıdır. 1 CHF =5.90TL. Ülke genelinde son yapılan istatistiklerde nüfusun okuma yazma oranının %100 olduğu tespit edilmiştir. 20121 Dünya Kış Üniversitesi Oyunları bu şehirde yapılacaktır.

LUZERN’E NASIL GİDİLİR

Şehre havayolu ile gitmek isteyenler için Zürih’e uçmak bir alternatiftir. Gerek Kıbrıs Cumhuriyetindeki Larnaka Havalimanı gerekse başta İstanbul ve Türkiye’nin farklı şehirlerinden direkt veya aktarmalı olarak uçabilirsiniz. Farklı havayollarının uçak bilet fiyatları dönemine göre €140’ dan itibaren başlamaktadır. Zürih’ten 49 km uzaklıkta olan Luzern’e otobüs, tren veya taksi ile gidebilirsiniz. Böyle bir yolculuk takriben 1 saat sürmektedir. Otobüs ile yapacağınız bu yolculuğun bilet fiyatları ise €7.99’dan başlar. Farklı bir alternatifiniz ise Avrupa bağlantılı seyahatlerinizde demiryolunu kullanmaktır.

LUZERN’DE ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Şehir içinde en geçerli ulaşım aracı bisiklettir. Eğer yürümeyi seviyorsanız yürüyerek her yere ulaşabilirsiniz. Şehir de düzenli olarak sefer yapan otobüsler ise bisiklete binmek veya yürümek istemeyenler için bir başka alternatiftir. Farklı şehirlere gitmek için ise deniz yolu ve yaygın olarak kullanılan demiryolları tercih edilir.

 

LUZERN’E NE ZAMAN GİDİLİR

Luzern’ in konum itibarı ile Alp dağları arasında yer alışından dolayı kışları çok soğuk ve karlı geçer. Eğer kış ve soğuk size göre değilse geziniz için yaz aylarını tercih etmelisiniz. Haziran- Ağustos ayları en sıcak aylardır. Ancak festivallerin ve turistlerin daha yoğun olduğu döneme denk geldiğinden genel olarak daha pahalı bir dönemdir. Gündüzleri ısının 24C kadar çıktığı ancak akşamları güneşin batması ile havanın serinleyip geceleri 14C’a kadar düştüğü görülür.

LUZERN’DE GEZİLECEK YERLER

Luzern Gölü: 4 kanton gölü olarak da bilinen bu gölün uzunluğu 38 km’dir. Luzern gölünün etrafını bahar aylarında bisiklet veya sıkı bir yürüyüş meraklısıysanız yürüyerek de gezebilirsiniz. Luzern gölünde yaz aylarında buharlı gemilerle kış aylarında ise motorlu teknelerle göl gezintisi inanılmaz zevklidir. Göl içerisindeki kuğular ise görselliğe farklı bir güzellik katmaktadır.

Aldstadt (Eski şehir): Gölü arkanıza alırsanız nehrin sağ tarafında kalan kısım Alstadt(Eski Şehir) olarak bilinir.1602-1606 yılları arasında inşa edilen binalar İtalyan Rönesans tarzı olmasına rağmen çatıları farklı bir tarz olan kırma şeklinde dizayn edilmiştir. Eski şehrin batı tarafında bulunan Gotik tarzı çeşme ve St. Peter Chapel’i Luzern’ deki en eski kilise olarak bilinir. Renkli evler, daracık sokaklar arasında dolaşmak ve sonra da bizlerin yaptığı gibi ısınmak için orada bulunan yerel kafelere dalmak inanılmaz zevklidir. Kahvenizi içip içinizi ısıttıktan sonra ise yan caddeye doğru yürüyerek bu cadde üzerindeki mağazalardan bizim gibi alış-veriş yapabilirsiniz.

Kappelbrücke (Şapel Köprüsü): Aare Nehri’nin kollarından biri olan Reuss Nehri üzerinde bulunan ahşap köprüdür.1333 yılında şehri savunmak için yapılan bu köprü ayrıca dünyanın en uzun tahta köprüsü olarak bilinir.  Köprünün üzerinden karşıya geçmek için yürüdüğünüz zaman başınızı kaldırıp da baktığınız zaman üzerinde Luzern’ in tarihini anlatan 17.ci yüzyılda yapılmış 100 adet üçgen şeklinde yapılmış yağlı boya resimlerle süslenmiştir.

Wasserturm(Su Kulesi): 19.cu yüzyıla kadar hapishane olarak kullanılan Su Kulesi Kappelbrücke(Şapel Köprüsü)’nün hemen dibinde Reuss nehri içinde yer alır. Bu kulenin önünde durup arkanıza şehri alarak harika bir resim çektirebilirsiniz.

Löwendenkmal(Aslan Anıtı):1821 yılında Danimarkalı heykeltıraş ‘Bertel Thorvaldsen’ tarafından tasarlanıp doğal bir kayanın oyulması ile yapılmıştır. Heykel Fransız Devrimi sırasında 1792 yılında Paris Tuileries Sarayı’nda Kral 16.cı Lui ve ailesini savunan 800 İsviçreli askerin öldürülmesi üzerine yapılmıştır. Heykele yakından baktığınız zaman aslanın yüzünde ölüm uykusuna dalan hükümdarın ifadesini görürsünüz. Ayrıca aslanın üzerinde yattığı kalkanda ise zambak çiçeği vardır. Fransız tarihçi Georges Duby’ e göre ise bu üç yaprak Orta Çağ sosyal sınıfı olan işçi, asker ve dini görevlileri temsil etmekteydi. Aslan’ın yanındaki kalkanda ise İsviçre bayrağındaki haç vardır.

Swiss Museum of Transport: Bu müze 1959 yılında açıldı. Kara, deniz, hava ve tren yolu ulaşımı ile ilgili detayların yanı sıra telekomünikasyon araçları da müzede sergilenmektedir. Müze günümüzde daha da kapsamlı yapılarak gökevi ile ilgili gösterilerde buradan izlenebilmektedir.

Jesuiten Kirsche(Cizvit Kilisesi): 166-1677 yılları arasında Barok tarzında inşa edilmiş ilk büyük kilisesidir. Soğanı andıran kuleler ise kilise yapıldıktan 15 yıl sonra tamamlanmıştır.

Pilatus Dağı: Buraya kadar gelmişken dağa çıkmamak olmazdı. 2132 metre yükseklikte olan dağ ‘ejderha’ anlamındadır. Kriens’ den teleferik ile çıktığımız bu tepede kış ayına denk geldiğimizden tabii ki şehir merkezinden daha yoğun kar vardı. Beyaz bir örtüye bürünmüş olan bu dağda yürümek, resim çekmek ve sonra da ısınmak için tepedeki kafeteryada şarap içmek inanılmaz keyifliydi.

Richard Wagner Müzesi: Ünlü besteci Luzern gölünde 6 yıl yaşamış ve en bilinen operalarını burada bestelemiştir. Richard Wagner anısına yapılan bu müzede sanatçının hayatı ve müziği ile ilgili bilgileri burada bulursunuz.

LUZERN’DE NEREDE KALINIR

Şehirde konaklamak için otellerden tutun da kiralık dairelere kadar çok farklı alternatifler vardır. Farklı bölgelerde bulunan oteller Aldstadt, Littau ve Kriens gibi bölgelerde dağılmışlardır. Bu oteller arasında en çok tercih edilenler Hotel Alpina3* €180- €220 ve Cascade Boutique Hotel 4* €290-€330 arasında dönemine göre gecelik fiyatı vardır. Seyahatinizden 5-6 ay önce yapacağınız erken rezervasyonla çok daha uygun fiyata konaklayacağınız tesis bulmanız mümkündür. Ancak İsviçre’nin Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında çok daha pahalı bir ülke olduğu aklınızdan çıkmasın.

 

LUZERN’DE NE YENİR

Dağlık bir ülke olan İsviçre’de peynir çeşitleri çok olup yaygın olarak ülke genelinde farklı yollarla bolca miktarda tüketilmektedir. En meşhur peynir çeşitleri ise ülkemiz marketlerinde de satılan Gravyer ve Emmentel ’dir. Fondü, Dana Emense ve Cordon Bleu’de başlıca İsviçre yemeklerindendir.

Ülke genelinde en çok tüketilen içecek ise şaraptır. Merlot başta olmak üzere farklı üzümlerden yapılan şaraplar da vardır. Dünya çapında en çok çikolata tüketen ülke ile ilk sırayı İsviçre almaktadır.

 

LUZERN’DEN NE ALINIR

Özellikle Aldstadt ‘da dolaşırken göreceğiniz farklı mağazalardan İsviçre’ye ait hediyelik eşyalar alabilirsiniz. Bunlar arasında çikolatalar, saatler, İsviçre çakıları ve buzdolabı magnetleri en yaygın hediyeliklerdir. İsviçre’ li karakter olan Heidi bebekleri ve kupalar ise bir başka alternatiftir.

 

FESTİVALLER

İsviçre’nin Luzern şehrinde yıl içerisinde farklı konseptleri içeren festivaller düzenlenir. Bu festivaller arasında en çok bilinenler ise:

Luzern Yat Yarışı: 13-15 Temmuz arası her yıl 1.000 kadar kürekçi Rot gölünde buluşup kürek çekip yarışırlar.

Blue Balls Festivali: Her yıl düzenlenen bu etkinlik 20-28Temmuz tarihlerine denk gelir. Bu dönemde festival kapsamında jazz, rock ve pop konserlerinin yer alığı geniş kapsamlı bir etkinliktir.

Luzern Piyano Festivali: Her yıl düzenlenen bu festival ise 17 Ağustos- 16 Eylül tarihleri arasında olup klasik müzik festivalidir.

Luzern, Kıbrıs’ın yaz sıcaklardan bunalıp serin bir tatili özleyenler, muhteşem doğası ve tarihi köprüleri ile doğa ve tarih tutkunları için ideal bir destinasyondur. Haftaya Şirin’ce GEZİyorum yazı dizisinde bir başka şehir ve bir başka ülkede buluşuncaya kadar sevgiyle kalın…..

 

 

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı