Köşe Yazarları

Halkın fakirleşmesine karşı eylem(!)…

Bu sloganı okuduğunuzda, sempatiyle yaklaşmanız gerekir. Ama her zaman değil. Önce sam,imiyetine inanmak gerekiyor.

Eğer başınızdaki hükümet bilerek ve isteyerek sizi fakirleştiriyorsa, eylem yapar, başka türlü davranmasını talep edersiniz. Ya da istifa etmeye zorlarsanız.

Oysa bugün yaşadılarımız hükümet sorunu mudur? Yoksa rejim sorunu mudur?

Ellerini ovuşturarak, kurultay bahanesiyle koltuk pazarlığına girişenler için hükümet sorunudur.

Ya da her düzenin rantçıları için de öyle.

Bu gitsin, yerine bizim çocuklar gelsin, düzen devam etsin…

Biz şu anda hükümetin yarattığı sorunu değil, kırk yıldan fazladır yaşadığımız bozuk düzenin sonucunu yaşıyoruz.

Bakın eylem hazırlıklarına…

“Ek mesaimden kesemezsin…”

“Euro’ya geç…”

“Maaşları arttır…”

“Hayat pahalılığı ödeneğini arttır…”

Eylemleri yapanlar da pekala bu sorunları bu hükümetin yaratmadığının farkındalar.

Ama her bir tedbir öncesi, her bir reform arifesi birileri sokağa dökülür ve avaz avaz bağırdıkları “kendi kendimizi yönetelim” sloganının tam tersini talep ederler.

Yok, hiç açıktan “git Ankara’dan al” demezler, Allahları var (!)…

Ama “ver” derler de başka bir şey demezler.

Nereden bulacak, nasıl bulacak, onun önemi yoktur.

Buldukları en mucize çare, “çok maaş alanın, çok emeklilik alanın maaşından kes”tir…

Dün de yazdım.

Hükümet ciddi bir yol ayrımındadır.

Ya kendinden önce bazılarının yaptığı gibi, sıkışıp erken seçim kararı alıp kaçar giderler, ya da kim ne derse desin inandıkları yolda yürürler.

Aksi, eski döneme dönüştür ki, bugün eyleme çıkanların da bundan pek rahatsız olacaklarını söyleyemeyeceğim.

Çünkü en sevdikleri dönemlerdir kriz dönemleri… Bağırır, çağırır, ses çıkartırlar ve onlar da kendi koltuklarını, dar grupçuklarının çıkarlarını  korurlar…

Tabii bunların da toplumsal çıkarla alakası yoktur…

 

EKONOMİK KRİZ, SOSYAL KRİZE DÖNDÜ…

İşte THY sefer sayısını azalttı. Pegasus da iptaller yaptı.

Yarın böyle giderse, uçuşlar hepten kapanacak.

İthalat duracak…

Piyasaya nefes aldıran kara kapılarında işlemler duracak…

Toplumsal bir kaos.

Varolan ekonomik krize yenilerinin eklenmesi…

Bütün bunlar, bire iki değil de bire 1,5 ek mesai için…

Çıldırmış gibiler. O yüzde yarım pire, toplum çıkarları yorgan. Yak gitsin…

Yüzlerce insan havaalanlarında sefil olmuş, turizm tam sezonun ortasında darbe yemiş, bebeklerin sütünden, akaryakıta kıtlık başlayacakmış, kimin umurunda.

Fabrikada greve giden işçi bile, ekmek teknesine zarar vermemeye gayret eder.

Bunlar devleti yakıyor, yüzde yarım için.

Nefretle izliyor insanlar.

Hele de maaşı giderlerinin çok çok gerisinde kalanlar diş biliyor, diş.

Ekonomik krize, bir de sosyal kriz eklenmekte.

Toplum bölünmekte.

Bu mudur sendikacılık?

Bu mudur?…

 

YERİN KULAĞI VAR

AKINCI NEREDE?:

Ülke yangın yerine dönmüş, vatandaş resmen kan ağlıyor, ortalık toz duman ama, cumhurun başı olan Akıncı’dan tıs çıkmıyor. Söyleyecek hiç mi sözü yok, çıkıp bu topluma verecek mesajı da mı yok? Yoksa o makamı sadece görüşmeci sıfatıyla mı tutuyor. Kendi köşesinde oturup sessiz kalmasını anlamakta zorlanıyorum inanın…

 

NEYE YARAYACAK Kİ:

Ek mesaicilerin sözde eylem, gerçekte grev olan çıkışlarından sonra birileri de kontak kapatacaklarmış… Hadi hep beraber yapalım. Sokağa çıkalım, oturma eylemi yapalım, sivil itaatsizliğe gidelim, hiç de ara vermeyelim de, neye yarar ki? Keyfi mi bu zamlar? Tamamen kozmetik, siyasi eylem haberleri…

 

UTANÇ VERİCİ:

Bakıyorum da dikkatimi çekiyor, döviz borçlularının ya da asgari ücretlilerin değil de, orta ve üstü gelir düzeyindekilerin sesi çıkıyor. Bütün yaz gezip tozan, meyhane fotoğrafları atanlar, kontak eylemi çağrısı yapıyor. Neden acaba? E, benzin pahalı oldu ya, nihayet dokundu kendilerine. Bir de taleplere bakın, fakirlik sınırının dibine inenlerin derdine ilişkin bir şey var mı? Yok! Sadece küçük şahsi çıkarcıklar. İnsanda biraz utanma olur…

 

RUM BAYILDI BU İŞE:

Rumlar son günlerde Ercan’dan yapılan uçuşları engellemek adına kapıları çalarken, biz kendimiz kapatıverdik. Dıştan engellemeye ihtiyacımız yok. Kendimiz hallediveririz. Hak’mış… Olmaz olsun böyle hak. Başkalarının özgürlüklerini kısıtlayan böyle hak olmaz olsun. Bir de solculukta üstlerine yoktur ha…

 

BİZ NİYE DÜŞÜNEMEDİK:

KTOEÖS Hükümete mevcut durumda yapması gerekenleri içeren 19 maddelik öneriler sundu.

Öneriler arasında “göç yasasının derhal kaldırılması; eşel mobilin iki ayda bir yapılması; kayıt dışılığın önlenmesi; örtülü ödeneklerin durdurulması; kimlikle girişlere son verilmesi; otel ve üniversitelerde çalışanlarınen az yüzde sekseninin KKTC vatandaşı olması” gibi istemler yer alıyor. Sendikaya göre krizden çıkmanın yolu bu kadar basitmiş. Keşke hükümet bunları düşünüp hayata geçirseydi de bizde bu çektiklerimizi yaşamasaydık…

 

YAPMA BE HOCA:

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Ankara’ya “Ekonomik kriz nedeniyle çok zor şartlar altındayız. Bize randevu verin aksi takdirde durum daha kötüye gidecek” mesajı vermek için eyleme uzun süre müdahale edilmediğini iddia etti. Yapma be hoca,  her açıklamanızda, birilerini kötüleyerek, iki ülke arasındaki ayrılığı körüklemek size ne kazandıracak doğrusu anlayamıyorum….

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Erdinç Gündüz (Yenidüzen): Kıbrıslı, söverek sever… Sevdiklerine ‘küfür’lü sözlerle seslenmek,  vazgeçilmezlerindendir… Eleştirmeye bayılır. Ama özeleştiri yaptığı  çok nadirdir… Eleştirdiklerinde kendi payını hiç düşünmez…Sertçe eleştirir ama sorunun çözümü için bir önerisi yoktur… ‘Ben olsam…’ diye başlayan cümleler vazgeçilmezlerindendir… Torpil’i eleştirir ama sever ve yapar, yaptırır. Vazgeçmez”…

 

DİPTEKİLER

Hadi Canım: Sendikalar yaptıklarının “hak arama” olduğunu söyleseler de, ne kadar zorlasalar, ne kadar duygu sömürüsü yapsalar da, toplumun büyük bir kesiminden destek bulamadılar. Çünkü bu eylem “hak arama” eyleminden çok, “avanta mesailerime dokundurtmam” eyleminden öteye geçemedi.  Aylardır ekonomik kriz altına ezilen onbinler için sesini çıkarmayanların bugün, “hak arama” bahanesiyle ülkeyi kaosa ve krize sürüklemelerinin hiçbir haklı nedeni olamaz…

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı