Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısKöşe YazarlarıManşet

Hakan Fidan Kıbrıs’ta, Mart ayı Kıbrıs ayı

Erdoğan Özbalıkçı

Kıbrıs’ta sessiz ve derinden bir şeyler oluyor.

Tatar geçtiğimiz günlerde aniden ANKARA’ya çağrıldı.

Bu Çarşamba ise Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Kuzey Kıbrıs’ı ziyaret etti.

Hatırlanacağı gibi Fidan daha önce de Hristodulidis’le iki gayrı-resmi görüşme yapmıştı. Son görüşmenin Azerbaycan’da gerçekleştirilmesi de DİKKAT ÇEKMİŞTİ.

Görülen o ki, Mart ayında BM Genel Sekreteri’nin başkanlığında BEŞLİ KIBRIS ZİRVESİ yapılacak.

Hristodulidis bu hafta içerisinde yaptığı açıklamada Kendisinin bu tarihlerdeki görüşmeye hazır olduğunu, Tatar’ın da bu yönde açıklamaları olduğunu söylemişti.

Türkiye, Kürt Sorunu gibi önemli bir sorunu çözme konusunda ortaya YENİ POLİTİKALAR koyarken, bölgesel gelişmelerde güçlü olmayı hedeflemektedir.

Kürt Sorunu, Türkiye’nin demokratikleşmesinde önemli bir basamaktır. Bu sorunda atılacak yeni adımlar,  Öcalan’la birlikte planlanmış OLMALIDIR. Aksi halde Kürt Partilerinden aktif olarak desteklenemezdi.

AB, Türkiye’nin bölgede artan gücünü mutlaka yanında istemektedir. Ancak Türkiye demokratikleşmeden, Kürt ve Kıbrıs Sorununda  CESUR ADIMLAR atılmadan AB desteğinin güçlü bir şekilde Türkiye’ye yönelmesi mümkün değildir.

Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin AB nin üyesi olduğu unutulmamalıdır.

AB nin Türkiye’yi aktif olarak desteklemesinde Kıbrıs Sorunu KİLİTTİR.

Türkiye İsrail’i etkisizleştirerek, Filistin sorununa yeni bir bakış getirmeye çalışmaktadır. Gazze’deki Filistinlilere yönelik saldırılara en fazla direnen ülkelerin başında Türkiye’nin geldiği unutulmamalıdır.

İsrail son birkaç yıldır Kıbrıs Cumhuriyeti ile antlaşmalar yapıp, Akdeniz’de Türkiye’yi yalnız bırakmaya çalışmıştır.

İsrail’in bu tehlikeli politikalarının, Kıbrıs Cumhuriyeti’ne büyük zararlar verebileceği, Rumların arasında yoğun bir şekilde tartışılmaktadır.

Türkiye, KOMŞULARIYLA SIFIR SORUN  siyasetine yeniden dönerken, bu yeni politikanın Kıbrıs’ta da  hayata geçirilmesi kaçınılmazdır.

Türkiye Dışişleri Bakanı Fidan’nı Kuzey Kıbrıs’a gelişi, Mart ayında yapılması düşünülen BEŞLİ TOPLANTIYA hazırlık çalışmalarından başka bir şey değildir.

Kuzey Kıbrıs halkı zaten ekonomik yıkım politikalarıyla, Türkiye Cumhuriyeti’nin  uygulayacağı yeni politikaları İZLEMEK ZORUNDADIR.

Bu yeni politikalara direnmeye çalışacak   herhangi bir Parti veya kuruluş OLAMAZ.

Kuzey Kıbrıs’ta ekonomik faaliyetler , maaş ödemeler  dahil, herşey Türkiye’nin aktif desteğini ALMAK ZORUNDADIR.

Türkiye geçen 50 yıllık süreçte, Kuzey Kıbrıs’ta tamamıyla kendisine bağımlı ve Kırılgan bir yapıyı, şartlara yöre, istediği yönde ve istediği politikaları hayata geçirmek için planlamıştır.

Fidan’ın KUZEY KIBRIS ziyaretini bu çerçeve içerisinde  görmeliyiz.