Köşe Yazarları

Güveneceğimiz dallar!


Kimler geldi kimler geçti siyasi tarihimizden… Kimler kimler unutulmadı ki? Kimler gömülmedi ki filler mezarlığına? Ah o eski hurmalar ah! Şimdi bardak olan o eski camlar! Sıra kimlere gelecek? Tahmin etmek hiç zor olmasa gerek değil mi?

Nicelerine inandık, güvendik. Şimdi sokakta görseler yüzlerimize bakamazlar. Her dediklerinin tersini yapmayı marifet sayanlar… İlkesizler, amaçsızlar, hedefsizler… Nabza göre şerebet verenler. Dün dündüncüler bugün bugündürcüler! Her devre ayak uyduranlar. Gözümüzde, gönlümüzde, aklımızda eriyip, yok olup gidenler…

Zaman neyin ne olduğunu göstermekte gecikmedi. Tüm söylenenler, şüpheler, inanılması güç denilenler, gerçek oldu.

Geride kalanlar; yalanlar, kandırmalar, şahsi menfaatlar, hırslar, ihtiraslar…

“Zararın neresinden dönülse kardır” diye boşuna söylememişler.

Çoğunuzu gördük. Boyumuzun ölçüsünü aldık. Temizleyiciler, şovcular, masalcılar… Maskeniz erken düştü. İyi ki sizi erken keşfetmiştik!

Siyasal hayatımızda güvenilir, inanılır, ender insanlar kaldı.

Şahsen benim gözümde, bu ölçütlere sığan siyasetçi sayısı birkaç kişidir. Onların da yıpranmaması için elimizden geleni yapmak, bu topluma olan borcumuzdur.

Bütün bunları neden yazdım? O kadar güvenmediğim yönetici arasında ender kalmış güvenilir birine yapacağım çağrıya, girizgah teşkil etsin diye.

Geçen hafta ülke gündemine bomba gibi düşen “haraç çetelerinin kanlı savaşını” ne de çabuk unuttuk!

Olayı aylar öncesinden tahmin eden ve bunu da İçişleri Bakanı ile Polis Genel Müdürlüğüne bildiren Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı’ya, ilgili haberi gazetelerden okurken bir çağrı yapmıştım. Bu yaptığını unutmamasını, unutturmamasını ve sürekli isteğini yenilemesini talep etmiştim. Söz uçar yazı kalır, kuralından hareketle, çağrımı yazılı olarak da tekrarlıyorum.

Başkan Harmancı!

Ne istediğini anlamamış ayaklarına yatanlar olsa da senin ne istediğin çok açık ve net!

Bu ülkeyi yaşanmaz hale getirmeye çalışanlarla birlikte yaşanamayacağını herkesin, siyasi çıkarlar gözetmeksizin, kabullenmesi gerekiyor. Onlar, bu mantık ve anlayışla siyasi hayata damgalarını vuramazlar. Kaybolup gidecekler! Ama sen, yukarıda saydığım niteliklere haiz, ender kalmış umutlarımızdan birisin.

Unutma! Unutturma!

Şehir eşkiyalarına, voyvodalara, çete ve mafya bozuntularına papuç bırakma! Senin yapacağın uyarının dikkate alınması ile normal vatandaşın yapacağı uyarı arasında dağlar kadar fark vardır. Bak ne kadar ses getirdi… Bak kimleri rahatsız etti… Neredeyse seni suçlu çıkaracaklar. Sen onların yedikleri naneye bakma! Bırak siyasi kaygılarıyla başbaşa kalsınlar. İşlem yaparlar ya da konuyu gündemde tutarlarsa oy kaybedecekleri korkusuna kapılsınlar. Bu yüzden parmak kıpırdatmasınlar. Gargara ile konuyu bulandırsınlar. Özünden saptırsınlar.

Çağrını sürekli tekrarla. Ne işlem yapıldığını sor. Kameralara, üst yönetimle yapılan anlaşmalara bel bağlayanlara, başkalarından medet umanlara, bu gibi basit işleri bizim de yapabileceğimizi kanıtla!

Lütfen unutma!

Gözlerinden öperim…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı