GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER NEREDE - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Kasım 29, 2022
Köşe Yazarları

GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER NEREDE

Erdoğan Özbalıkçı

Türk ve Rum toplumlarının gelecekte, Kıbrıs adası üzerinde huzur ortamında yaşamaları ancak, her iki toplumun birbirini daha yakından tanıması ile mümkündür.

        1955 lerden beri gelinen süreçte her iki tarafın milliyetçi dürtüleri kaşınarak, toplumların birbirine güvenmemesi için her şey yapıldı.


        Rum ,Türk’ü anlamamakta ısrar etti.Türk de Rum’u düşman olarak tanımlamanın kolaylığına düştü.

        Rum ve Türklerin birbirini ret eden tavırlarının sonucu ortadadır.

        Bölünmüş bir Kıbrıs, gerçekte her iki topluma acıdan başka bir şey vermiyor.

        Kıbrıs adasının bölünmesi sadece Türk ve Rumları değil, Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkileri de zehirliyor.

        Batı Trakya’daki Türkler de Kıbrıs’taki huzursuzluklar nedeniyle Yunanlılardan  gelen dolaylı baskılardan rahatsız oluyor.

        1963 olaylarından sonra, Türkiye’de yaşayan birçok Rum da, özellikle İstanbul’daki topraklarından , evlerinden ayrılıp, Yunanistan’a yerleşmek zorunda kaldılar.

        Kıbrıs’ta, her iki toplum arasındaki bir yakınlaşma sadece Kıbrıs’ta yaşayanları değil, bütün bölgeyi rahatlatacak etkiler yaratacak.

        Kıbrıs’ta her iki tarafta yaşayan politikacılar, iki toplumun ortak çıkarları yerine, milliyetçi söylemlerle kendilerine iktidar yolunu açmayı tercih ediyorlar.

        Ancak unutulmamalıdır ki, adil bir çözüme kavuşturulmayan her etnik sorun, patlamaya hazır bir BOMBADIR. Bu bombanın piminin ne zaman çekileceğini de kimse bilemez.

        2003’te Türk ve Rum toplumlarını ayıran kapıların geçişlere açılması, Kıbrıslıların birbirini tanımasında belirleyici bir adım oldu.

        Günümüzde, açılan kapıların sayısını arttırmak, geçişleri modernize edip hızlandırmak, her iki toplum liderinin yapması gereken “GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER” sınıfına girer.

        Ancak ne yazıktır ki, gerek Rum gerekse Türk yöneticiler, BİRLİKTE DÜŞÜNÜP ortak hareket etme konusunda hiçbir adım atmamaktadırlar.

        Rum tarafının Ercan ve Mağusa Limanının, Maraş karşılığında ULUSLAR ARASI ULAŞIMA açılması konusunda, Türk yetkililerin alternatif bile yaratamaması, çok üzücüdür.

        Annan Planının referandumundan sonra, uluslar arası kamuoyunda Türkler çözümcü, Rumlar ise bunu engelleyen taraf izlenimi edinilmişken, son birkaç yıldır bu değerlendirme tam da tersine dönmüştür.

        Kıbrıs Türk tarafı, dünya ile bağ kurma ihtiyacındayken, bu adımı engelleyici politikalar niye uygulanmaktadır. Bu konuda Türk sivil toplum örgütleri sorgulama görevlerini niye  YAPMAMAKTADIR?

        Güven Yaratıcı Önlemler, toplumları birbirine yakınlaştıracak en önemli araçlardır. Her iki tarafın sivil toplum örgütleri bu konuda hareketlenmek zorundadır. 

        Herkes , bu hareketlenmenin nasıl yaratılabileceği konusunda yeniden düşünüp, kendi sivil toplum örgütlerine baskı yapmalıdır.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar