Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Guterres’in belgesi (6 madde)

Dün eski Meclis başkanı ve Başbakan Sn. Sibel Siber’in yeni yayımladığı “Ayni Masada Yarım Asır” adlı kitabından alıntılar yaparak, 2017’de Crans Montana’da BM’ler Genel Sekreteri Guterres’in gözetiminde gerçekleştirilen fakat sonuçsuz kalan   5’li müzakerelerden söz ettimdi..

Bugün de “eğer müzakereler yeniden başlayacaksa Crans Montana’da kalındığı yerden dolayısıyla  Guterres önerilerinden başlayacaktır” söylemlerini dikkate alarak ve Sn. Akıncı’nın da fikrinin bu olduğuna bir mim koyarak; “peki böyle bir müzakere sürecinde ne görüşülecektir” sorusuna,  söz konusu “Belge”yi Sn. Siber’in kitabından Köşeme aktararak değerlendirmenize bırakıyorum.

ASLINDA  “Guterres Belgesi” Crans Montana bozgunundan sonra hem Türk hem Rum basınında yayımlandıydı. Kaba başlıklarıyla şunlardı:

  1. Güvelik ve garantiler: (Tek yanlı güvenlik ve garanti Anlaşması ortadan kalkacak, yerini Uluslar arası fakat her iki toplumun da kabul edeceği güçlü bir güvenlik sistemi oluşturulacaktı!
  2. Askeri Birlikler: 1960 KC’de olduğu gibi Türk Rum askeri seviyesine çekilecekti (Yani “alay” esamesine düşürülecekti..) Tamamen kaldırılması da üst seviyelerde tartışılacaktı..

3.Siyasi Eşitlik: Kararlara etkin katılım olacak,  tıkanıklıkları çözme mekanizmasının olmadığı önceden anlaşılmış kurumlarda “bir olumlu oy” aranacaktı. 2’ye 1 oranında da Dönüşümlü Başkanlık olacaktı.

4   Toprak: “Türk tarafının verdiği haritada bazı değişiklikler yapılacak. Yeniden yerleşme mekanizmasının tesis edilmesi kaydıyla daha önce verilen haritaya ilaveten Güzelyurt da verilecek topraklara ilave edilecekti.

  1. Eşdeğer muamele: Daimi ikamet izni için başvuran Türkiye Cumhuriyeti ve Yunan vatandaşlarına adil bir oran gözetilecekti.
  2. Mülkiyet düzenlemelerine tabi olan bölgelerde “öncelik” malını yitirmiş kişilerde; toprak düzenlemelerine tabi olmayan bölgelerde ise “öncelik” mevcut kullanıcılarda olacaktı.

Şimdi Sn. Sibel Siber’e dönüyor ve belge hakkında kitabında yer alan “çekincelerini” çok kısaca aktarıyorum:

“BU belge diyor Sn. Siber Meclis’te tartışılmadı. Bunu her zaman eleştirdim.”

“2018 Erken genel Seçimlerinden sonra oluşan 4’lü Koalisyon Hükümeti de Kıbrıs sorunuyla ilgili ortak açıklama yapmama konusunda konsensusa vardılardı…”

…“BELGE konusunda Meclis İradesi bilinmezken Sn. Akıncı Mayıs 2018’de Guterres Belgesinin altına imza atacağını söylemiştir” hatırlatmasını da yapan Sn. Siber bu açıklamayı da  eleştirerek, Meclis iradesini hatırlatıyor ve Sn. Akıncı’nın yetkilerini aştığını söylüyor!

…Sn. Siber Haritaya da değinerek şu eleştiriyi yapmaktadır:

“…DAHA bir süre önce Sn. Akıncı BM’lere kendi imzasıyla verdiği ve BM’ler kasasında kilitli bulunan haritayı da geri çektiğini açıklamıştı. Şimdi nasıl bir gelişme olmuştu ki aniden böyle bir imzalama çağrısı yapmıştı?”

…Sn. Siber’in “Ayni Masada Yarım Asır” adlı kitabını okumanızı salık veririm.

*****

BU DA ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜN BELGESİ!

Geçen hafta tüm “sorunlarımızı” bir kenara itip sonunda Türkiye’nin “Barış Pınarı” harekâtıyla elde ettiği kazanımlarını ve Amerika ile “beslemesi” PKK’nın devamı olan PYD’nin beş günde Fırat’ın Doğusuna çekileceğinin haberleriyle yatıp kalktıktı..

FAKAT KKTC’de hayat devam ediyor ve her zamanki gibi yine Trafik canlar alırken, yine “kayıtsız işçi sorunu” 9 bin kişiyle gündemin başına oturuyordu!

Ve tabi Sn. Akıncı “Fırat Pınarı” harekâtıyla ilgili onca güzel deyiş ve temennilerinden sonra, “akanın su değil  kan olduğunu” hatırlatarak tutun ki “etki tepkilerde harekâtın kendisi kadar büyük olay haline geliyordu ki Sonuçta “KKTC Cumhurbaşkanına” yani KKTC’i temsil eden Cumhurbaşkanına yönelik seviyesiz saldırıları (“ben” diyeyim) üzüntü ile karşıladımdı!..

…ÖTE yandan rutin aralıklarla Anket sonuçlarını açıklayan CMIRS geçen hafta bu kez de 2019 Eylül ayı anket sonuçlarını açıklıyordu.

Ve öğreniyorduk ki toplum “Tatar koalisyon hükümetinde” de mutlu değildir!

 

Geçmiş anketlerde de yansıyan sorunuyla yine “Ekonomik açmazlar” halkın canını sıkmaya ve yakmaya devam ediyor..

Sonuçta “hayatımızın odağı Ekonomi” oluyor!

Nitekim geçen 2 yıla karşın “ekonominin düşüşe geçeceğini” sananların oranı yüzde 69.4’den sadece yüzde 57.65’e kadar düşüverdi” deniyor ankette!

…Tabi söylemeye hiç gerek yoktur: Ekonomik sıkıntılar insanları daha isyankâr ve akresif hale getirir.. Nitekim Anket sonuçlarına da yansıdığınca zaten  öyleyiz!

YİNE geçen hafta iki çarpıcı sorunla çarpıldıydık: Birisi “Kayıtsız işçi sayısının 9 bine çıkması..”

Diğeri “bozuk ve kalitesiz gıdalara yenik düşmemiz!”

Öbürü de 20 yıldır denetlenmeyen “köy kooperatifleri.!” Borçları 12 milyon TL’ye fırlamış!

…Bunlara kaçak işçi sorununu da ekleyerek nasıl bir  sonuca varırsınız? “Bu ülkede “Denetim yoktur”  değil mi?

“Hayır vardır deniyorsa” bu kez de ortaya  yeni bir sorun çıkmaktadır:

DEMEK bu ülkede “Denetçilerle Denetilenler işbirliği içindedirler!”

“Denetçileri” tenzih ederek diyorum ki işte Yöneetimlerin  yarattıkları bu “bozuk düzenlerdir” ki  kurumları, bürokratları, çalışanları, böylesi olumsuz düşüncelerin  töhmeti altına sokmakta iç barışa en büyük darbeyi vurmaktadırlar!

Artık   KKTC’i bu çürümüşlükten kurtarmalı..