Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Güney Kıbrıs bildiğiniz gibi…

Güney Kıbrıs parlamento seçimlerinin ardından yapılan tek bir ortak değerlendirme vardı, o da, aşırı sağın, Kıbrıs’ta bir anlaşmanın kesin bir şekilde karşısındaki grupların oylarını arttırmış olmasıydı.

Kimi şaşkınlıkla karşıladı, kimi de ‘zaten biliyorduk’ dedi.

Ancak bu kadar basit değildi.

Güney’deki seçim sonuçlarında en büyük etken, bence ekonomik kriz ve sonrasıydı. İktidardaki DİSİ partisi ve onun eski başkanı olan Rum lider Anastasiadis’in kriz süresince, AKEL’in gösteremediği cesareti gösterip, vatandaştan da büyük fedakarlıklar isteyerek hayata geçirdiği tedbirlerin etkisi bu kez birinci belirleyen oldu sanırım. En başta da yüzde 33,2‘lik bir seçmen kitlesi, bence sırf bu nedenle sandığa gitmedi. Bu oranın da ciddi bir bölümünün, bizzat DİSİ’den olduğunu tahmin etmek zor değil.

Anastasiadis, seçim süreci boyunca, devam eden müzakerelerden de hareketle, çözümün yakın olduğu imajı verdi. Beklenenin aksine, kendi partisinde de varolan federasyon aleyhtarı tabana oynamayı seçmedi. Biz bunu gördüğümüzde, acaba Rum toplumunda bir değişim mi var diye düşündük. Öyle veya böyle, Anastadiadis, hem ekonomik acı reçeteleri uyguladı, hem de masadan gerçekçi haberler verdi. Sonuçta, DİSİ baştan da söylediğimiz gibi, ekonomide çekilen acıların da etkisiyle yüzde 3,7’lik bir kayıp yaşadı ve 18 milletvekili çıkarttı. Şimdi Anastadiadis’in kendi partisi  DİSİ ve bağımsızlarla götürmekte olduğu koalisyon da zora girecek.

AKEL’in kaybı çok daha büyük. Partinin, büyük günahları var. AKEL’in eski başkanı Hristofyas’ın Rum Yönetimi’nin başında olduğu dönemde Yunan bankalarına kaptırılan paralar ve sonrasında uluslararası kredilendirmeden kaçınması, krizi daha da büyütmüştü. Aradan yıllar geçmesine rağmen, halk hesabını sandığa sakladı ve AKEL yüzde 7,1 gibi yüksek bir oy kaybına uğradı, 16 milletvekili çıkarttı.

Eğer bir ülkede ekonomi bozulur, insanlar iflas eder, kayıplar yaşanırsa, radikal uçlar güç kazanır. Güney’de de böyle oldu.

Herkes faşist ELAM’ın Meclis’e girmesini konuştu ama, onun kadar katı, ondan daha da tehlikeli olan,  başını Avrupa Parlamentosu milletvekili Eleni Theocharous’un
çektiği Dayanışma Hareketi’ydi. Yüzde 5,2 oy aldı, Meclis’e  3 milletvekili soktu.

DİSİ ve AKEL’in toplamı 34 milletvekili oldu.

Diğerleri, aşırı sağın bugüne kadar en büyük partisi DİKO, kendine sosyalist dese de, nasyonal sosyalistten başka bir şey olmayan EDEK, federasyonu tümüyle reddeden Vatandaşlar İttifakı, dünyada tüm çevreciler uzlaşmadan, hoşgörüden yanayken, Güney Kıbrıs’ta uzlaşma karşıtlığıyla bilinen Çevreciler Hareketi, Dayanışma Hareketiyle birlikte; toplam 22 sandalyeye sahip oldular. Ki bu partiler, seçim barajının geçtiğimiz yıl 1,8’den 3,6’ya, yani yüzde yüz arttırılması sırasında tepki koymuşlardı. Buna rağmen oylarını arttırdılar, tüm partilerden oy aldılar ve Meclis’e girdiler.

Nedenleri ne olursa olsun sonuçlar endişe verici.

Hem iktidar partisi ve bizim de masada görüşmekte olduğumuz DİSİ, hem de Kıbrıs’ta bir anlaşma isteyen herkes için.

Aradan geçen yarım yüzyılda Güney Kıbrıs’ta görünen o ki temel eğilimler hiç değişmiyor.

Bugün yapılacak olası bir referandumda sonucun ne çıkacağını kestirmek de artık zor değil. Anastasiadis ağzıyla kuş tutsa, ‘evet’ çıkartması zor, hem de bir önceki referandumdan da daha zor. Hele de bu anlaşma karşıtı yeni milletvekillerinin Ulusal Konsey’de yeralacak olduklarını düşününce…

Onun için Kıbrıs konusunda çaba gösteren herkesin bu unsuru göz önünde bulundurması şart…

Ben şaşırmadım. Ama sosyal medyada şaşıranları gördüm.

Bu da bazı kesimlerin gerçeklerden uzak beklentilerle nasıl hayal kırıklığı yaşayabileceğinin kanıtıydı…

YERİN KULAĞI VAR

İBRE ERHÜRMAN DİYOR: CTP Genel Başkanı Mehmet Ali Talat’ın Kasım ayında yapılacak kurultayda aday olmayacağını açıklamasının ardından gözler yeni başkanın kim olacağına çevrildi. Aslında aylardır Talat’ın halefi olarak gösterilen isim, şu anki Genel Sekreter Tufan Özhürman. Parti tabanında da kabul gören bu ismin, Kasım ayındaki kurultayda büyük bir sürpriz olmaması halinde CTP’nin yeni Genel Başkanı olacağına kesin gözüyle bakılıyor. Hatta Erhürman’ın, dünden itibaren nabız yoklamaya başladığı haberleri geliyor…

NE DEĞİŞTİ Kİ: Daha birkaç ay öncesine kadar yoğun kaçışların yaşandığı, ilk seçimlerde baraj sorunu yaşar denilen  DP’ye, bugünlerde yeni katılımlar oluyormuş. Sadece üyelerin değil, milletvekillerinin bile terkettiği partiye bugünlerdeki ilginin altında, DP’nin iktidar olmasının etkisi var mı diye sorsam, cevabınızın ne olacağını duyar gibi oluyorum…

2.30 NASIL OLDU: Belediyelerin kafasındaki soru, suyun 2.30’a nasıl çıktığı. Çünkü, Belediyeler Birliği’nin yaptığı tespite göre suyun maliyeti 0.56 kuruş, Tarım Bakanlığı’nın oluşturduğu Su Komitesinin tesbiti ise 0.58 kuruş. Özellikle de merak edilen, bu fiyatın 2.30 nasıl çıktığı. Birileri çıkıp bunun kıstasını topluma açıklamalıdır diye düşünüyorum…  

KAOS OLACAK: Gönyeli Belediye Başkanı ve Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Benli, yeni su fiyatı ile birlikte vatandaşa yansıyacak faturalarda önemli oranda artışların olacağına dikkat çekerek, toplum olarak ihtiyaç duyduğumuz suyun ilerleyen zamanlarda faturalara yansıtılacak fiyatının, hem belediyeleri, hem de vatandaşları zora sokacağını iddia etti. Benli’ye göre bu yaşadıklarımız iyi günlerimiz, özellikle de küçük belediyeleri zor günler bekliyor…

TEMMUZ’DA BİTER: Astrolog Abdallah Abdelaziz, UBP-DP hükümetinin ömrünün uzun olmayacağını, Temmuz ayında, yani iki ay sonra mevcut hükümetin sona ereceğini iddia etti. Abdelaziz’e göre Temmuz ayında bitecek olan hükümetin yerine Meclis’te temsil edilen 4 partinin oluşturacağı yeni bir “çözüm hükümeti” kurulacakmış. Hani bir laf var, “fala inanmayın ama, falsız da kalmayın” diye, aynen öyle. Olmaz demeyin, bu ülkede ne olmazların olduğunu gördük…  

BARİ KİRALAYIN: Yaz aylarının büyük tehlikesi yangınlar yine başladı. Her yıl bu dönemlerde yangınlara karşı alınması gündeme gelen yangın helikopterleri yine konuşulmaya başladı. Satın almak bizim için pahalı olabilir ama, bari 3-4 aylık yaz dönemleri için geçen yıl olduğu gibi kiralanma yoluna gidilemez mi? Olası büyük bir yangında helikopterle yapılacak bir ilk müdahale, felakatin önüne geçebilir…  

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: Ekin Adademir: Ülkeyi ucuzlatmanın yolunu bulmamız gerektiğini söyleyen iş insanı Ekin Adademir; “Kendimizi fil sanıyoruz ve onu örnek alarak hareket ediyoruz. Halbuki biz fareyiz ve küçük olmanın avantajlarını kullanmamız gerekiyor”değerlendirmesini yaptı….[/quote]

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Şaşkınlar: Yani Rum toplumunu hala daha tanımayanlardan söz ediyorum. Biz de en azından 2004’den buyana anlaşma yanlılarının bir miktar arttığını hesap etmekteydik ama o kadar da şaşırmadık. Elen-Ortodoks eğiitm sistemi devam ettikçe neydi olacağı….[/quote]