Jeofizik Yüksek Mühendisi ve Yerbilim Mühendisleri Odası, Denetleme Kurulu Üyesi Hilmi Dindar, son zamanlarda Girit- Kıbrıs Yayındaki gerçekleşen depremleri değerlendirdi. Dindar, şunları söyledi;
“Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle, ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin, dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsması olayına “DEPREM” denir.
Deprem, yer üzerinde bulunan tüm canlıları ve yaşam alanlarını etkileyebilecek bir doğa olayıdır. Adamız, Alp ve Himalayalar deprem kuşağı olarak bilinen İsviçre Alpleri ile Everest Dağları arasındaki hatta bulunmaktadır. Yerküremizde meydana gelen büyük ölçekli depremlerin % 16’sı bu kuşakta meydana gelmektedir.
Adamız Alp ve Himalayalar deprem kuşağının bir parçası olan Girit-Kıbrıs Yayı olarak nitelendirilen yitim kuşağı veya diğer bir niteleme ile dalma-batma zonunun etkisi altında bulunmaktadır.
Doğu Akdeniz için en aktif deprem zonu, Girit-Kıbrıs yayı olarak görülmektedir. Girit-Kıbrıs yayı Yunanistan’ın güneybatısındaki İyon Denizi’nden başlayıp, Girit’in ve Rodos’un güneyinden Fethiye Körfezine doğruna doğru uzanıp, adamızın güneyinden geçmektedir. Bu alan, Kuzey Anadolu Fayı, Ölüdeniz Fayı, Yunan kesme zonu ve Batı Anadolu’nun GB yönlü açılma hareketinin etkisindedir.
Son günlerde (8-1 ay) meydana gelen Arnavutluk ve Girit depremlerinin adamızı etkileyecek yeni bir depremi tetikleyebileceği ihtimali göz ardı edilemeyecek düzeyde değerlendirilmelidir. Arnavutluk’tan başlayıp güneydoğuya doğru ilerleyen, göç eden, kırılmalar en son olarak yakın zaman içerinde Girit’te deprem üretmişlerdir. Bu kırılmaların Girit’in güney doğusunda devam etmesi yüksek ihtimaldir. Kırılmalar güney doğuya doğru ilerlemeye devam ederse Baf açıklarından geçen Girit -Kıbrıs yayı, Kıbrıs için önemli deprem riski barındırmaktadır. Olası bir depreme karşı hazırlıklı olmalıyız.
Bu konuda öncelikle bir deprem-zemin etkileşimi uzmanı olarak söyleyebileceğim en önemli nokta, kimsenin depremin zamanını ve büyüklüğünü net olarak önceden belirleyemeyeceğidir. Buna rağmen depremin nerede olacağı ve nerelerde yıkım yaratabileceği, bilim çevrelerinde artık ortaya konubilmektedir.
Doğu Akdeniz’de, ilk deprem istasyonu kurulumu 1894 yılında gerçekleşmiştir. Richter ölçeğine göre, son yüzyılda özelde Kıbrıs üzeri ve civarında kaydedilen Richter ölçeğinde 5.7 büyüklüğüne eşit ve daha yüksek büyüklükte (M5.7≤) dokuz deprem meydana gelmiştir. Bu depremlerin, çeşitli kaynaklarda 1896, 1900, 1918, 1940, 1941, 1953, 1959, 1961 ve 1996 yıllarında meydana geldiği belirtilmektedir.
Tümü Girit – Kıbrıs yayı üzerindeki gerçekleşen yıkıcı depremler ve odak yerleri ise aşağıda listelenmiştir.:
MÖ 15 Salamis Depremi, MS 76 Baf depremi, 1222 Baf depremi, 1741 Rodos depremi, 1743 Antalya depremi, 1896 depremi M 6.4, 1918 Larnaka açıkları depremi M 6.3; 1922 Karpathos depremi, 1926 Rodos depremi M:7.0, 1926 Finike depremi Ms:6.8, 1941 Kıbrıs depremi Ms:5.9; 1949 Karpathos depremi M: 7.2; 1953 Baf depremi (Kıbrıs) M 6.1; 1957; Fethiye depremi Ms:7.2; 1959 Köyceğiz depremi M:5.7; 1969 Kastellorizo depremi Ms:6.3; 1996 Baf depremi Ms:6.2; 2009 Girit Depremi M:6.2; 2011 Girit depremi M:6.3,2019 Girit Depremi M:6.1″
































