Köşe Yazarları

Girdiğimiz Kalıba Kolayca Uyum Sağlıyoruz…


İngiltere Ulusal İstatistik Bürosu bir rakam yayınlamış…

2017 yılı itibarıyla bu ülkede ikamet eden 64 bin Güney Kıbrıs, 10 bin ise Kuzey Kıbrıs doğumlu “Kıbrıslı” varmış.

Bu sayıda bir tuhaflık var…

1974 öncesi şimdi güneyde kalan yerleşim yerlerinde doğan Kıbrıslı Türkler de bu 64 bin rakamının içinde olabilir.

Yine 74 öncesi kuzeyde doğan Kıbrıslı Rumlar da 10 bin sayısının içinde…

Haydi onu bırakalım, toplamda 74 bin sayısı çok düşük.

Bir kaç yıl önce Yurt Dışı Kıbrıslı Türkler Birliği Platformu Genel Koordinatörü sıfatıyla bir araştırma yayınlayan Osman Kasapoğlu, 1917-74 arası 40 bin, 1974 sonrası 60 bin Kıbrıslı Türkün dünyanın çeşitli ülkelerine göç ettiklerini ve çoğaldıklarını söylüyor.

Şu anda farklı kaynaklara göre dünya üzerinde Kıbrıs dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin sayısını 945 bin, sadece İngiltere’de yaşayanların sayısını ise 302 bin kişi olarak veriyor…

Haydi bir kısmı hiç KKTC ya da GKRY kimliği almadı diyelim.

Ama bu kadar büyük fark olabilir mi..?

Bu hesaba göre, 280 bin kişi İngiltere’de doğup, sadece İngiliz kimliğiyle mi yaşıyor..? 

Türkiye Milli Eğitim Bakanlığı Yurtdışı İlişkiler Müdürlüğü’nün bir araştırmasında Dr. Ahmet Uysal, İngiltere’deki Kıbrıs Türk nüfusuna dair bir çok araştırmayı incelemiş, ortalama 130 bin olarak ifade etmiş…

Dahası, İngiliz Home Affairs Comittee 2011’de Rum ve Türk nüfusun toplam sayısını 300.000 olarak açıklamış.

Aralarında Kıbrıslı Türklerin nüfusunu 280-400 bin arası gösteren araştırmalar var.

Şimdi İngiliz İstatistik Dairesi, bu rakamı, hem de Türk-Rum toplamda 74 bin olarak gösteriyor.

Gerçekten tuhaf bir durum…

Ama bence önemli olan yanı, bizim elimizde hiç bir envanterin bulunmaması.

Şimdi diyeceksiniz ki, kendi ülkesindeki nüfusu bile bilmeyen insanlar değil miyiz biz…

Doğrudur…

Kendi ihtiyaçlarımızı neye göre planlayacağımızı bile bilmeyen bizler, yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerin sayısını nasıl bileceğiz..?

Ya da bilsek ne olacak…

Sayıyla ilgili araştırmaları karıştırırken dikkatimi çekti.

Araştırmacılar, Kıbrıslı Türklerin İngiltere’de yaşayan “en görünmez” etnik grup olduğunu özellikle yazmışlar.

Koloni döneminden gelen İngiliz kültürü ile o toplumun içinde Hintliler, Pakistanlılar gibi farklılık göstermemişler. Herşeye uyum sağlamışlar ve özellikle yeni nesilleri bir İngiliz’den ayırmak mümkün değilmiş.

Sanki içine girdiği kalıba uyan bir yapımız var…

Gerçekten de öyle. Baksanıza son yıllarda nüfusumuzun iki kadar göç aldık, ama hiç bir şey olmamış gibi yaşamaya devam ediyoruz.

Yeni kabımıza da kolayca uyum sağlamışız.

Acaba iyi bir şey midir..?

Yoksa ‘bizim olanı kaybetme’ konusunda bu kadar umursuz olmamız kötü bir şey mi..?

Ne dersiniz..?

YERİN KULAĞI VAR

ÖZERSAY’IN TAAHHÜDÜ NET:

Geçtiğimiz günlerde bir yazımızda, seçimler sonrası UBP-HP koalisyonunu gündeme getirmek isteyenlerin bulunduğunu yazmıştık. Kudret Özersay, sosyal medya mesajında, “Memlekette altından kalkmaya çalıştığımız onca sorun varken, gece gündüz uğraşırken, avaracılar başka bir koalisyon hayali görüyor. Size sadece ‘canınız çeker’ demekle yetiniyorum” dedi. Bize göre net bir yanıt. Ama karıştırıcılar durmayacak, onu da biliyoruz…

 BUGÜN KESİNLEŞECEK:

Belediye başkanlığı ve üyeleri için haftalardır kullandığımız “aday adayı” ünvanı bugün “aday” olarak resmiyet kazanacak. 24 Haziran seçimlerinde yarışacak olan adaylar için bugün son gün. YSK, partili ve bağımsız kesin aday listelerini bugün belirleyecek. Son gün sürpriz adaylar çıkar mı bilemem ama, çok renkli bir seçim süreci yaşanacağını şimdiden söyleyebilirim. Tün adaylara kolay gelsin diyelim…

 BEĞEN DA BEĞENDİĞİNİ:

Kıbrıslı Türkleri, “yeniden birleşmiş bir Kıbrıs aracılığıyla Avrupa perspektifi mantığını izlemeye” çağıran Rum Dışişleri Bakanı Nikos Hristodulidis, “Bir Avrupa devletinde bizimle birlikte mi yoksa Türkiye ile bilinmezde mi yaşamak istediklerine karar vermeleri gerekir” değerlendirmesinde bulundu. Kısacası bizim için biçilen rol, “ya herro, ya merro”…

“DÜNYAYLA ALAY EDİYOR”:

“Madem müzakerelere Guterres Çerçevesi zemininde yeniden başlamayı ilk önce kendilerinin istediğini söylüyorlar o zaman neden Akıncı’nın önerisine derhal cevap vermediler?” diye soran AKEL Genel Sekreteri Kiprianu “Bunun yerine başka bir şey söylediler, bu da diyaloğun yeniden başlamasından başka her şeye yaradı. Sayın Anastasiadis’in BM Genel Sekreteri’ne gönderdiği mektup, 30 Haziran çerçevesinden söz ediyordu” diyerek Anastasiadis’in “Dünyayla alay ettiğini” söyledi…

 ABD’NİN YENİ STRATEJİSİ:

Milliyet Gazetesinin haberi ilginç. ABD’nin dış politikasına yön veren araştırma kuruluşlarından Center for Strategic and International Studies (CSIS), yayınladığı 78 sayfalık raporunda, Doğu Akdeniz’den çıkarılacak doğal gazın batıya ulaştırılması için İsrail-Mısır-Güney Kıbrıs-Yunanistan paktının güçlendirilmesini ve Kıbrıs’taki İngiliz üslerini de içine katarak, Türkiye’nin kuşatılmasını  tavsiye etmiş. Diğer taraftan Avrupa-Atlantik ittifakının çıkarlarını engelleyen unsurun, “Kıbrıs’ın bölünmüşlüğü ve adadaki Türk askeri varlığı” olduğunu not etmiş. Yeni bir dünya düzeninin ilk işaretleri gibi…

OKULLARIN DÖVİZ BİLMECESİ:

Araçlar dövizle geliyor, inşaatlarda kullanılan bir çok girdi de dövizle geliyor, anlıyorum da, bu ülkede yaşayan öğretmenin görev yaptığı okullarda dövizin ne alakası var allah aşkına. Hocaları dövizle mi ödüyor, hayır…O zaman okul harçlarının döviz üzerinden yapılmasını kim ne ile açıklayabilir söyler misiniz…  

 KAÇAK MI DEDİNİZ:

Bu ülkede “kaçak” olarak yaşayanlar ancak rastlantı sonucu ortaya çıkıyor. Denetim, kontrol hak getire. Ya suç işleyecek, ya trafiğe takılacak belki o zaman kaçak olduğu anlaşılıyor. Nüfusumuz üçyüz bin civarı deniyor ama, soskalarda insan kalabalığından geçilmiyor. Kaçak çalıştırmak iş insanının da işine gelince ortaya çıkan tablo kaçınılmaz oluyor…

 ZİRVEDEKİLER

Eşref Çetinel: “Gannavuri ekimi serbest bırakılsın mı? Tehlikeli bir ‘deneme’ olacak! Zaman değişti. Gençleri durduramazsınız. Geçmişte cemaattik biz gençleri herkeslerin yolda belde babalarımız kadar denetleme hakkı vardı hatta sigarayı bile bu nedenle koskocaman olduğumuz halde görmesinler diye gizli içerdik! Artık cemaat değiliz ama… Uyuşturucu olan gannavuri büyük pazarlara,  yeraltına düştü… Serbest bırakılması çok tehlikeli olur!”…

 

DİPTEKİLER

Spora Kan Bulaştı: Pınarbaşı-Dikmen takımları arasında oynanan futbol maçı sırasında, seyirciler arasında çıkan arbede sonucu taş ve bıçakla 6 kişi yaralanmış. Sanki futbol değil, köyler arası “kavga” maçı. Spor yapan herkes,öncelikle üç neticeyi de kabul edecek. Spora şiddet buluşatırmak da neyin nesi. Sporun dostluk ve kardeşilik olduğunu da unuttunuz, köylerinizin arasında bir iki kilomtere olduğunu da…  Kendinizi dünya kupasında finalinde mi sandınız yoksa… 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı