Bu ada yarısında gençlerin göçü her dönem gündem olmuştur. Neredeyse her ailede göç eden insan vardır. 1900’lü yılların ortalarından başlayacak günümüze kadar ekonomik sebeplerden dolayı İngiltere, Avustralya ve Kanada’ya göçler olmuştur.
Yakın tarihimizde Türkiye ve son yıllarda Hollanda, Belçika, İtalya, Fransa, Romanya, Polonya, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti’ne önce üniversite öğrenimi için giden ve daha sonra oralarda kalan binlerce Kıbrıslı Türk genç vardır.
Geçtiğimiz hafta Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun Cumhuriyet Meclisi’nde gençlerin göçü ile ilgili yaptığı konuşma dikkat çekti. Çavuşoğlu’nun “Göç eden Kıbrıslı Türk gençlerin dünya insanlığına katkıda bulunmaları gurur vericidir” mealinde bir ifade kullanması tepki çekti ve sayın Çavuşoğlu daha sonra açıklamasına sosyal medya hesabından açıklık getirerek yanlış anlaşıldığını söyledi.
Elbette ki bir eğitim bakanından beklenen sözler, başarılı gençlerin önce vatana millete hayırlı olmasını istemesiydi. Tabii ki dünyada başarılı olmuş Kıbrıslı Türk gençler ile gurur duyuyoruz. Burada da sayın Çavuşoğlu’ndan beklenti, bu dünyada başarılı olmuş Kıbrıslı Türk gençlerden nasıl yararlanabileceğimizi açıklamasıydı.
Onu da geçtim dünyanın sayılı üniversitelerinden okuyup, çok saygın işletmelerde çalışmış ve ülkelerine geri dönen insanlar var. Bunlardan kaçından yararlanıyoruz. Birçoğu akademisyen olarak ülkede bulunuyor. Kaçından görüş istedik kaçından yardım istedik?
Sayın Çavuşoğlu Cumhuriyet Meclisi’ndeki konuşmasında, gençlerin tıp ve dişçilik gibi alanlara yoğun ilgi gösterdiğini, buna karşın fizik, matematik, kimya, coğrafya ve psikoloji gibi alanlarda eksiklerin bulunduğunu söylemiş…
Peki gençlerin göç etmemesi ve bu ihtiyaç olan meslekleri/bölümleri seçmesi için hükümetimizin ne gibi teşvikleri vardır? Ülkedeki burs tüzüğüne göre ihtiyaç fazlası bölümlerde okuyanlara burs verilmiyor. Hep vermemeye odaklanıyoruz. Verme konusunda pek istekli değiliz.
Yani sayın bakanın açıkladığı bölümlerden mezunlara acil ihtiyaç varsa niye teşviklendirme yapılmıyor? Belki de herkese verilen burslar bu bölümleri seçmeyi yeterince teşvik etmiyor. Belki de bu bölümler için burs ücretini artırmak, mezun olduktan sonra iş garantisi vermek gerekiyor.
Bir de sayın bakan, gençlere meslek edinmeleri yönünde tavsiyelerde bulunmuş ve nitelikli ara elemanın önemine vurgu yapmış… İyi güzel doğru söylüyor sayın bakan da, mesele meslek lisesine gitmek değil ki…
Mesele meslek lisesini bitirdikten sonra ne olacağıdır. Çok çok asgari ücretle işe başlayabilir bu gençler… Eee daha geçen gün asgari ücretliye hayat pahalılığının altında bir artış öngörülmedi mi bu memlekette? Hem de hükümet desteği ile…
Dünyanın birçok yerinde, yani bizim gençlerin göç ettiği ülkelerde nitelikli ara elemanlar iyi para kazanırlar, en azında daha rahat yaşarlar… Yani “nitelikli ara eleman olunuz” demekle olmuyor bu işler… Zaten olsaydı gençler bir bir bu ada yarısından göç edip gitmezdi.
İşin acı yanı bu ada yarısında yarattığımız düzen, gençlerin gidip de bir daha gelmeme isteklerini artırıyor. Eskiden bir umut vardı “bir gün belki geri gelirler” diye ancak yeni nesil daha yola çıkarken bir daha geri gelmemek üzere çıkıyor…
Ne yazık ki…
































