FutbolSpor

Futbolun yapılanmaya ihtiyacı var


Ahmet ÖZSOY

Malum futbolda gündem, yabancı futbolcu sayısının azaltılması ve 21 yaş altı kuralının kaldırılması. Süper Lig’de 21 yaş altı futbolcu oynatma zorunluluğu son 2 yıldır ciddi şekilde eleştiriliyor. Yabancı futbolcu konusunda ise çeşitli yorumlar ve değerlendirmeler var.

Bugün Futbol Kulüpler Birliği’nin genel kurulu olacak ve gündemde bu iki maddenin tartışılması da var. Genel kurulda diğer sorunlar da ele alınacak. Ve ben de bu sorunlar hakkındaki görüşlerimi tam gününde, sıcağı sıcağına yazmak istedim.

Hemen her kesimin ortak görüşü Süper Lig’deki 21 yaş altı futbolcu oynatma zorunluluğunun ortadan kalkması yönündedir. Böyle bir kural sınırlandırma ve hatta adaletsizlik doğuruyor. 21 yaş altı iyi futbolcu oynayacaktır zaten, ancak 21 yaş altı futbolcusu yetenekli ve yeterli olmayan da oynatmak zorunda kaldığı için bu kuralın dezavantajını yaşıyor. Umarım bu kural yeni sezon itibarı ile kaldırılır.

Yabancı futbolcu konusunda en başından beridir hiç olmaması gerekir görüşünde olan biriyim. KKTC futbolunda gereksizdir diye düşünüyorum. Bu konuda çok sayıda teknik adam ile görüştüm. Onların da düşüncelerini öğrendim.

Teknik adamlar genel anlamda yabancı futbolcu olması görüşünde. Kaliteli kadro kurma ve kaliteyi artırma konusunda yabancının gerekliliğine dikkat çekiyor teknik adamlar. Onlar da kendilerine göre haklı tabii.

Ben biraz da uzun vadeli düşünerek yorumumu yapacağım. Futbolumuzun en büyük sorunu yapılaşmadır. Mesela Futbolcular Derneğimiz var. En son ne zaman genel kurul yaptı? Şu anki durumu yasal mı? Denetleyen, soran veya bir karar ürettiğini hatırlayan var mı? Futbolcuların yaşadığı sorunları kim kiminle paylaşıyor mesela?

Kulüpler Birliği bugün yine toplanacak. Her yıl toplanır bir dizi kararlar alır. Geçen sezon Kulüpler Birliği yok gibiydi. Federasyonun da en çok muhatap aldığı kurumdur. Futbol için bu kararlar alınırken teknik adamlarla görüşülür mü mesela? Veya futbolculardan fikir alınır mı? Benim bildiğim alınmıyor.

Peki devlet bu yapının neresinde? Yılda 6 Milyon TL resmi olarak futbola aktarılıyor. Kulüpler Birliği önceki gün bir açıklama yaptı ve herkese teşekkür etti, Spor Dairesi’nden bahsetmedi bile. Her yıl futbol sahalarının bakımı, yenilenmesi, ışıklandırılması, elektrik paraları, birçok takımın eşofman forma şort faturalarını bile daire karşılıyor bu 6 Milyon TL’den ayrı olarak.

Devlet futbolun yapısı ile ne kadar bağlantılı? Hiç! Futbola sadece parayı versin devlet ne sorsun ne karışsın..!

Yukarıda belirttiğim gibi bugün yabancı futbolcu konusunda ve diğer birçok konuda Kulüpler Birliği kararlar alacak muhtemelen. Peki, kulüpler hiç istiyor mu futbolcuların sözleşme haklarının gelmesini? Veya futbolcular istiyor mu bunu? Yabancı futbolcuların maliyetinin yerlilere göre daha ucuz olduğunu söylüyor yöneticiler. Şimdi gündemdeki transferleri görüyoruz yerlilerimizin. 100 bin sterlin imza parası isteyen serbest transfer hakkı olan futbolcular var. Yaklaşık 1 Milyon TL ediyor bu talep. Bunu karşılayacak kulüp olursa kim hesabını soracak mesela? Nerden buldun sen bu parayı diye kim soracak? Geçmişte 70-80 bin sterline transferler de gördük biz bu camiada.

Yabancı sınırlaması veya diğer statüler hep geçicidir. Futbolun yapılanmaya ihtiyacı vardır.

Futbol kulüplerini kontrol için bir komite kurulmalı. Futbolun paydaşlarından oluşmalı bu komite. Federasyon karar almalı ve örnek olarak demeli ki; “Futbolcular kulüpleri ile 30 bin TL ile 150 bin TL arasında imza parası karşılığı anlaşabilir.” Kulüp futbolcu ile anlaştığını federasyona bildirmeli. Futbolcu da alamadığı miktarın hakkını federasyon aracılığı ile aramalı. Kulüpler de harcamasını bilmeli, futbolcular da alacağını bilmeli.

300-500 bin TL’yi duyarken dudağımız uçukluyordu da bu yıl 1 Milyon isteyen futbolcu duyduk.

Özellikle bu sezon 8-10 maçta tribünlere taraftarlar sığmadı. Şampiyon son hafta belli oldu. Kalite, rekabet, heyecan çok iyiydi. Yabancı futbolcuların bunda katkısı olmadı mı? Elbette oldu. Ancak 2009-2010 sezonunu hatırlayalım. Doğan-Kaymaklı-Gönyeli şampiyonluk için son haftaya kadar yarıştı. 3’lü averajla şampiyon Doğan olmuştu. Ve o yıl yabancı hiç yoktu!

Önemli olan devletin futbola verdiği paranın doğru şekilde kullanılıp gelecek yıllara daha sağlam temellerle girilmesi ve yönetimlerin, başkanların, sponsorların paralarının daha verimli kullanılması mı? Yoksa sezonluk olarak kalitenin yüksek tutulup, taraftar rekoru kırıp, heyecan yaşayıp bir sonraki yıla girilmesi mi? Futbol camiasının önce buna karar vermesi gerek.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı