Köşe Yazarları

Eskiyen şeyler arasındasınız!


Eski Bakan giderken “gözüm arkada kalmayacak, bakanlık emin ellerde” demişti.

Halbuki “gözü” olarak gördüğü Yeni Bakan, onu polise şikayet etmiş ve 11 milyon 250 bin doların hesabını soracağını açıklamıştı. Hem inanmış hem de sevinmiştik. Yüksek Yönetim Denetçisinin harika raporu ve Meclis Araştırma Komitesinin de işi açığa çıkarıcı, ilişkileri ortaya seren raporları, sonuca giden yolda umut verici gibi görünüyordu.

Her şeyi unuttuk da bunu mu unutmayacaktık? Unuttuk da!

Ne soran var ne söyleyen. Ne hatırlayan var ne hatırlatan.

Hala daha ne olduğuna tam olarak karar verilemeyen, haber bültenlerinde bile “S-200 olduğu tahmin edilen” diye geçiştirilen, RMMO eski komutanının “S-200” değil dediği, o “at unut” füzeleri gibi biz de kuyuya bir taş attık ve hedefi kendiliğinden bulacağı düşüncesi ile olayı unuttuk, unutturduk!

Eski Bakan “tüfek alır dağa da çıkarım” demişti. Ondan zerre geri kaldığınız yok aslında!

Kartal, şahin, kaplan, arslan oldunuz siz da son zamanlarda! Aslında ilk baştan böyleydiniz de kuzu postuna sarılmıştınız, post erken düştü iyi ki, gerçek amacınız tez anlaşıldı, “mum yatsıya kadar yanarmış” misali!

Mehter Marşı eşliğinde, Hasan Mutlucan formatında, kahramanlık türküleri seslendirir gibi dalgalanıp duruluyorsunuz. Tekrar tekrar coşmak için yeni krizler, kaoslar bekliyorsunuz. Saklandığınz yerden çıkıp bir demeç patlatıyor ve tekrar köşenize çekiliyorsunuz.

Mesele; sorunu “kazanarak” ve “kaybettirmeden” yani taraflardan herhangi birine zarar vermeden çözmektir. Sanat budur. Siyaset budur.

Kısaca; sizin yaptığınızın, uyguladığınızın tam tersi.

Kırıp dökmekle, yakıp yıkmakla, kan akıtmakla sorun çözülemez. Bu sizin iyi bir müzakereci/uzlaşmacı olmadığınızı gösterir. Hani hep diyorsunuz ya, bize yeni şeyler lazım, diye. Bize lazım olan; anlayış, hoşgörü, barış kültürü, uzlaşma yeteneği, kin ve nefret duygularnı yok etme, kendimizi karşımızdakinin yerine koyma, empati yapma…

Bir de bunlarla deneyin siyaset yapmayı. Nutukla, hamasetle, şovenizmle değil!

Bugün tüm söyledikleriniz, dünküler tarafından söylendi. Eskinin tekrarcısı durumuna düştünüz. Eskilerin yaptıklarını yapıp, bunlara yeni isimler takamazsınız.

Zaten bunun siz de farkındasınız. Son zamanlarda temiz toplum, temiz siyaset ve kendi irademize sahip çıkıp, kendi kendimizi yönetmeyi ağzınıza bile alamıyorsunuz.

Alamazsınız!

Utanmakta haklısınız. Hala daha otuz parti değiştirmiş insanları yönetim kurulu başkanlıklarına atıyorsunuz. Güya bunlara karşı yola çıkmıştınız. Artık bunlarla yol arkadaşısınız.

Bize yeni şeyler lazım. Savaş, kin, kan, nefret, düşmanlık, kriz, kaos…

Ya da; partizanlık, popülizm, insan kayırma, torpil, oy avcılığı, rant kollama…

Bunlar eski şeyler!

Bu eskiyen şeyler arasında, sizin gibi düşünenler de var!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı