KıbrısManşet

Yaptırıma misilleme


Her geçen gün artan bir gerginlikle Doğu Akdeniz’de büyük bir krize dönüşme potansiyeli taşıyan sondaj konusunda Türkiye Avrupa Birliği’ni tehdit eder gibi adımlar atmaya hazırlanıyor:

DÖRDÜNCÜ GEMİ: Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi’nin Türkiye’ye karşı yaptırım kararı alması tansiyonu yükseltti. Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu karara misilleme olarak dördüncü gemiyi de bölgeye göndereceklerini açıkladı. Çavuşoğlu,  sert konuştu: “Karşılığını vereceğiz”

KIYTIRIKTAN: Rum Yönetimini “Avrupa’nın şımarık çocuğu” olarak nitelendiren Çavuşoğlu, Avrupa Birliği üyesi ülkeler için sert ifadeler kullandı. Çavuşoğlu, “Saçma sapan dayanışma anlayışıyla Rum kesiminin ve Yunanistan’ın baskısıyla, affedersiniz, kıytırıktan kararlar almak durumunda kaldılar” dedi

GÜNEY’DEN OHİ: Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın gazla ilgili önerileri dün toplanan Ulusal Konsey benzeri Rum siyasi parti başkanlar konseyinde ohi (hayır) kararı çıktı. Rum partiler “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğini” ileri sürdüler, görüşmelerin zarar göreceğini iddia ettiler

 

Mevlüt Çavuşoğlu

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Doğu Akdeniz’de üç gemimiz var, dördüncü gemiyi de göndereceğiz” dedi.

Çavuşoğlu, Avrupa Birliği’nin (AB) Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine ilişkin aldığı kararlara yönelik, “Aldıkları kararların uygulanmasının mümkün olmadığını kendileri de biliyor.” diye konuştu.

Bakan Çavuşoğlu, Kuzey Makedonya ziyareti kapsamında, Üsküp’te mevkidaşı Nikola Dimitrov ile görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

AB’nin Türkiye’ye ilişkin aldığı kararları değerlendiren Çavuşoğlu, “Çok da ciddiye almaya gerek yok çünkü Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kesintilerini daha önce yapmışlardı. Bunlar basit şeyler, bizi etkileyecek şeyler değildir.” ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu, sivil havacılık görüşmelerinin, Rum kesimi nedeniyle zaten durmuş olduğuna işaret ederek, geçmişte de bazı fasılların bloke edildiğine dikkat çekti.

Bu kararların bağlayıcı olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, “Merkez Bankasına ya da bankalara siyasetçilerin müdahale etmesini, AB her zaman eleştirir. ‘Serbest piyasa ekonomisi’ der ama şimdi bankaya talimatlar ya da tavsiyeler veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Mecburen bize gelecekler”

Çavuşoğlu, AB’nin Türkiye’ye ihtiyacı olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üst düzey görüşmeler olsun olmasın ehemmiyeti yok, mecburen bize gelecekler, başka kaçarı yok. Aldıkları kararların uygulanmasının mümkün olmadığını kendileri de biliyor. Neden? Rum kesimini tatmin etmek için. Saçma sapan dayanışma anlayışıyla Rum kesiminin ve Yunanistan’ın baskısıyla, affedersiniz, kıytırıktan kararlar almak durumunda kaldılar. AB ve AB yöneticileri, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından hemen Türkiye’ye gelmedikleri için pişman olduklarını söylüyor. Fakat bu konuda samimi olmadıklarını bir kez daha gördüm.”

“Başlayacağız dedi ve başladık”

Sorunun, Kıbrıs Türk halkının ada etrafındaki haklardan eşit şekilde yararlanamaması olduğunu belirten Çavuşoğlu, şunları söyledi:

“Rum kesimi, paylaşım AB üyeliğini de suistimal ederek, şımarık bir çocuk gibi bunu yapmak istememektedir. Biz yıllarca uyarı yaptık, ‘Eğer siz bunu yapmazsanız, Birleşmiş Milletler (BM) yapmazsa, biz bunu yapacağız. Garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkının hakkını koruyacağız ve biz de sondaja başlayacağız.’ dedik ve başladık.”

“Kıta sahanlığımızda biz karar veririz”

Çavuşoğlu, bundan sonraki süreçte Türkiye’nin atacağı adımlara ilişkin ise şunları kaydetti:

“Eğer Türkiye’ye yönelik böyle kararlar alırsanız, faaliyetlerimizi artıracağız. Doğu Akdeniz’de üç gemimiz var, dördüncü gemiyi de göndereceğiz. Türkiye ile böyle yöntemlerle baş edemeyeceklerini anlasınlar. Kendi kıta sahanlığımızda ne yapacağımıza biz karar veririz.

Kıbrıs halkının hakkını garanti altına almadıkları sürece oradaki faaliyetlerimizi artırmaya devam edeceğiz. Rum kesimi de AB’yi arkasına almasın, Türk tarafıyla otursun. Bizim muhatabımız Rum kesimi değildir. Burada paylaşım için Rum kesiminin muhatabı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. Hakça paylaşım için masaya otursunlar. Aksi takdirde Kıbrıs Türk halkının hakkını kimseye yedirmeyiz.”

Ayrı kare: foto anastasidis

Güney’den ret kararı

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın hidrokarbonlar konusunda ortak komite kurulmasına dair önerisini ele almak için dün sabah 10.30’da Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis başkanlığında Limasol’da bir araya gelen Rum siyasi parti başkanları  Anastasiadis’e ret tavsiyesinde bulundu.

Rum siyasi parti başkanlarının ortak açıklamasından Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “önerisinin kabul edilemeyeceği” sonucunun çıktığını bildiren Rum haber kaynakları, Rum siyasi parti başkanlarından oluşan Başkanlar Konseyi’nin üzerinde mutabık kaldığı ortak açıklamada “önerinin Kıbrıs sorununun özünden uzaklaştığı, öte yandan menfaatlerine hizmet etmeyen maddeler içermesinden ötürü kabul edilemeyeceğinin ifade edildiğini” bildirdi.

Rum haber kaynaklarına göre Siyasi Parti Başkanları Konseyi konu hakkında yayımladığı ve Rum Başkanlık Müsteşarı Vasilis Palmas tarafından okunan ortak açıklamada, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın, Kıbrıs’ın doğal zenginliğinin birlikte yönetilmesine ilişkin önerisini, Kıbrıs sorunun özünden uzaklaştığı için oy birliğiyle ret ettiğini belirtti.

Açıklamada, Akıncı’nın önerisinin, tüm müdahil taraflarca gerekli iradenin bulunması halinde, AB ilke ve değerleri, BM kararları temelinde Kıbrıs sorununa yaşayabilir ve işlevsel bir çözüm sağlanması amacıyla müzakerelerin derhal yeniden başlaması gerekliliğinden de uzaklaştığı savunuldu.

Önerinin ayrıca “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin ve bütününde Kıbrıs halkının malum çıkarlarına hizmet etmeyen öngörüler içerdiğinin” de ifade edildiği açıklamada, Siyasi Parti Başkanları Konseyi’nin, Anastasiadis’e, gerek Kıbrıs Türk liderine gerekse BM genel Sekreteri’ne, kısa ve özlü mektupla, Akıncı’nın önerisinde yer alan olumsuzluklara ilişkin  belgelere dayanarak yanıt verme yetkisi de verdiği belirtildi.

Palmas açıklamasında mektubun en kısa zamanda yazılacağını ve derhal gönderileceğini de söyledi.

Toplantıya hükümet kanadından, Hükümet Sözcü Vekili Klelia Vasiliu, Rum Başkanlığı Diplomatik Büro Müdürü Kiriakos Kuros, Başkanlık Basın Bürosu Müdürü Viktoras Papadopulos, Başkanlık Müsteşarı Vasilis Palmas ve yine Başkanlıktan Pantelis Pantelidis katıldı.

Rum Meclis Başkanı Dimitris Şilluris, DİSİ Başkanı Averof Neofitu,  AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos, EDEK Başkanı Marinos Sizopulos, Rum Ekologlar ve Vatandaşlar İşbirliği Başkanı Yorgos Perdikis,  Vatandaşlar İttifakı Başkanı Yorgos Lillikas, Dayanışma Hareketi Başkan Vekili Polis Pallikaros ve Demokratik Cephe Başkanı Marios Karoyanda toplantıda hazır bulunurken ELAM’ın  toplantıya gitmediği de belirtildi.

Parti başkanlarının açıklamaları

Rum parti başkanları toplantı sonrasında açıklamalarda bulundular.

DİSİ Başkanı Averof Neofitu, Akıncı’nın önerisinin milli hedefin yönünden uzaklaştığını belirtirken ortak açıklamanın tüm noktalarını mutlak şekilde desteklediklerini ifade etti.

AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu, Akıncı’nın önerisinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtirken önceliklerinin Kıbrıs sorununun çözümü olması gerektiğini söyledi.

Akıncı’nın önerisine yönelik basit bir “hayır” yanıtının yeterli olmadığını söyleyen Kiprianu, Parti Başkanları Konseyi’nin, Cumhurbaşkanı Akıncı, BM ve diğer müdahil taraflara yanıt vermesi için de Anastasiadis’e yetki verdiğini belirtti.

 

Oruç Reisin rotası Akdeniz

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki arama ve sondaj faaliyetlerine aynı azim ve kararlılıkla devam ettiğini belirterek, “Fatih ve Yavuz Sondaj gemilerimiz ve Barbaros Hayreddin Paşa sismik arama gemimizle bölgede sürdürdüğümüz faaliyetlerimize şimdi dördüncü gemimizi de dahil ediyoruz. Ağustos 2017’den bu yana Karadeniz ve Marmara’da sismik araştırmalarını sürdüren MTA Oruç Reis sismik araştırma gemimiz de Marmara’daki çalışmalarının hemen ardından, Akdeniz’deki sismik araştırmalarını yapmak üzere bölgeye gönderilecek.” ifadelerini kullandı.

Bakan Dönmez, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, Doğu Akdeniz’de yaşanan son gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki arama ve sondaj faaliyetlerine aynı azim ve kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Dönmez, Türkiye’nin hem kendi kıta sahanlığında hem de KKTC’nin Türkiye Petrolleri’ne verdiği ruhsat alanlarında çalışmalarını aralıksız sürdüreceğini vurguladı.

Doğu Akdeniz’deki arama ve sondaj gemilerinin bölgedeki bütün operasyonlarını planlandığı şekilde yürüttüğünü ve yürütmeye devam edeceğini aktaran Dönmez, şunları kaydetti:

“Türkiye bölgedeki kaynakları arama, üretme ve uluslararası pazarlara iletme kabiliyet ve gücüne sahiptir. Fatih ve Yavuz sondaj gemilerimiz ve Barbaros Hayreddin Paşa sismik arama gemimizle bölgede sürdürdüğümüz faaliyetlerimize şimdi dördüncü gemimizi de dahil ediyoruz. Ağustos 2017’den bu yana Karadeniz ve Marmara’da sismik araştırmalarını sürdüren MTA Oruç Reis sismik araştırma gemimiz de Marmara’daki çalışmalarının hemen ardından, Akdeniz’deki sismik araştırmalarını yapmak üzere bölgeye gönderilecek. Öte yandan, Türkiye’nin bölgedeki egemenlik haklarını yok sayacak her türlü girişim karşısında ilgili bakanlıklarımızla beraber koordinasyon içerisinde gerekli tedbirleri almaya devam edeceğiz.”

 



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı