KıbrısManşetRöportaj

Ercan: Hedefim dünya birinciliği için KKTC’yi temsil etmek


Girne’de bir üniversitede öğretim görevlisi olan ve aynı zamanda kütüphane müdürü olarak görevlerini sürdüren Halil Ercan, mesleği ile eğitime katkı sağlarken bal üretimi ve Lavanta yetiştiriciliği yaparak da insan sağlığı ve doğaya önemli katkılarda bulunmaya çalışıyor.

Halil Ercan, Girne’de organik arı ürünleri üretimi ve lavanta yetiştiriciliği yapıyor. KKTC’de son 5 yılını bilimsel olarak özellikle bal üreticiliğine adayan Ercan, 1 sezonda, birbirinden tamamen faklı 3 tür bal üretiyor.

Son yıllarda yalnızca festivallerde tüketiciye sunduğu ve yakın çevresine ürettiği yüzde yüz doğal olan arı ürünleriyle farkındalık yaratan Halil Ercan’ın bu sene oluşturduğu Lavanta bahçesi de oldukça ilgi görüyor.

Halil Ercan

Soru: Bir üniversitede öğretim görevlisi, kütüphane müdürüsünüz ve bilimsel bir dergide dil editörüsünüz, aynı zamanda da arı ürünleri üreticisiniz, lavanta yetiştiriyorsunuz. İlk yardım konusunda da bilgili olduğunuzu biliyoruz. Sizde yok yok gibi. Önce bal üretimini konuşacak olursak neler söyleyebilirsiniz, sizin üretiminizin farkı nedir?

 

Ercan: Arıcılığı KKTC’de son 5 senedir bilimsel olarak yapmaya çalışıyorum. Özellikle son 3 senedir binlerce hasta, yaşlı, çocuk ve diyabetik kişiler için yapmaya karar vermiştim. İlkelerimin en başında doğallık ve dürüstlük gelmektedir. Çünkü ben halkımıza ürettiğim ürünlerden ailemdeki kişilere de tükettiriyorum. Bu konuda dürüst olmazsan hangi konuda olacağım? Hasat ettiğim bal, taze polen, arı sütü ve propolisi akademik olarak hastalar ve özellikle diyabetik kişilerde denedim. Sonuç, yaptırdığım analizler ve geri bildirimler doğrultusunda mükemmel çıktı. Bunlara ek olarak ürünlerimin doğal olduğu laboratuvarlarca da kanıtlandı. Ordu ve Belçika’ya gönderdiğim bal numunelerimin sonuçları beklenenin üzerinde geldi. Bu durumdan ben ve tüketicilerimiz çok memnunuz. Sıradaki hedefim daha da bilinçli bir şekilde üreteceğim 2020 yeni sezon bal ile bu sene dünya birinciliği için KKTC’yi temsil etmek. Derece almayı ve uydu üzerinde nokta kadar görünen adamızda istenince kaliteli bal üretilebilindiğini dünyaya göstermek istiyorum. Umarım pandeminin dünya genelindeki durumu daha da iyi olur ve en iyi bal yarışması gerçekleşir.

 

arı

Soru: Üretim yeriniz neresi?

 

Ercan: Üretimi Ozanköy’ün Bellapais’a yakın olan üst kısımlarında yüksek bir rakımda yapıyorum. Bölgemde flora ve çiçek potansiyeli oldukça iyi. Diğer bir üretim yerim ise arılarımın bir kısmını taşıyarak Güzelyurt’ta yaptığım üretim. Elde ettiğim ürünlerin şu ana kadar diyabet ve damar hastalarında hiç bir yan etkisi gözlenmemiştir. Adanın dört bir yanından ürün almak için ziyaret ediliyorum. Bu da beni çok mutlu ediyor. Çünkü ürünlerim şifa niteliği kazanıyor.

 

Halil-Ercan

Soru: Markanızın adı nedir?

 

Ercan: Markamın ismi Golddefne Arı Balları Ticaret. Önemle belirtmek isterim ki marketlerde bulunmamaktadır.

 

Soru: Bu ismin özel bir yeri var mı?

 

Ercan: Teşekkürler. Defne benim ilk kızımın ismi olduğu için adını markam yaptım. Her baba için kızı baldan tatlıdır.

 

Halil-Ercan

Soru: 3 tür bal üretiyorsunuz, okuyucularımız için bu türler hakkında bilgi verir misiniz?

 

Ercan: 1 sezonda birbirinden tamamen faklı 3 tür bal üretiyorum. Bunu başarabilen pek yok diye biliyorum. Bu çok titiz bir emek demek. Florayı ve kolonileri çok iyi takip etmek demek. Saha çalışmaları ile bilimi harmanlamak demek. En kıymetli bal Ekim ayında hasat ettiğim bal. Bu bal koyu siyah renkte olup göğüs hastalıkları için çok etkili bir bal oluyor. İçeriği ağırlıklı olarak harnup, okaliptüs, goniza ve yeni dünya çiçeklerinden gelen nektar ile oluşuyor. Bir diğer çeşit Haziran’dan Eylül’e kadar üretimini titizlikle yaptığım poliflora diye adlandırdığımız kırmızımtrak renkte dağ balımız. Bölgeye bağlı olarak içeriği ağırlıklı olarak akrep otu (Kıbrıs’ta okar ot diye bilinir), kekik (tülümbe), mor diken, çakır tikeni, mavi dünya ve dağ lavantasından oluşmaktadır. Bu balın içerisindeki prolin ve diastaz miktarları yüksek olmalıdır. Son olarak ise Şubat ayından Mayıs’ın sonuna kadar üretimini yapmaya çalıştığım bahar ve narenciye balı. Bu balın içerisindeki prolin ve diastaz miktarları düşük, ancak C vitamini ve polen miktarı oldukça yüksektir. Bu da özellikle gelişim çağındaki çocuklar için çok önemlidir. Botaniğe çok ilgili olduğum için her zaman çevreyi takip eder, arılara yararlı olabilecek bitki ve ağaçlar dikerim. Bu da bana bal ve polen olarak geri döner diye düşünürüm. Doğaya katkıda bulunmak benim için çok önemlidir.

Arı

Soru: Bal tüketenler için önemli olan bir hususu sormak gerekirse, doğal bal kristalize olur mu? Bu durum tam olarak nasıl açıklanabilir?

 

Ercan: Bu soruya bir çok açıdan bakmak gerekir. Ortam sıcaklığı, balın elde edildiği bitki kaynağı, içerisindeki polen miktarı, balın doğal içeriği, nem oranı ve saklama koşulları balın kristalize olmasında etkilidir. Örnek verecek olursak çam ve meşe balları kristalize olmazlar. Bunun sebebi bu balların içeriğinde polen zerreciklerinin bulunmamasıdır. Diğer bir husus 45 C derecenin üzerinde ısıl işleme tabi tutulan ballar kristalize olamaz. Bunun nedeni ise içerisindeki canlı organizmaların yüksek ısı ile öldürülmelerindendir. Balın içinde ne kadar çok polen zerreciği varsa o kadar çabuk kristalize olur. Buna örnek olarak ayçiçek ve narenciye ballarını söyleyebiliriz. Kristalleşen bal içeriğindeki canlı organizmaların üşümesinden ve kendilerini koruma altına alma gereğinden kaynaklıdır. Bal 13 c derecede daha hızlı kristalize olabilir. Bu durum çiçek kaynaklı ballarda görülmektedir ve doğal bir olgudur. 13 C derecenin üzerindeki ve altındaki sıcaklıklarda balın kaynağına göre kristalleşmesi daha erken ve daha geç olabilir. Bu balın doğal olduğunu gösterir ancak her ne olursa olsun kimse % 100 olarak balın tam anlamıyla doğal olduğunu laboratuvar ortamında yapılan analizleri görmeden kanıtlayamaz ve bu konuda tüketiciye güven veremez.

 

Soru: Arı ürünleri tüketenlere ne söylemek istersiniz?

 

Ercan: Değerli tüketiciler söz uçar yazı kalır. Sizler ister bal tüketin ister polen ister arı sütü ister propolis. Her ne tüketirseniz tüketin doğru metodlarla elde edildiğini gösteren belgeleri sorgulayınız. Arı ürünleri konusunda geniş çaplı bilgiye sahip olmak için Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’ni (No:2020/7) mutlaka okuyunuz.

 

Soru: Bal üretimi konusunda gerçekten özel bir yeteneğiniz olduğu ortada. Peki Lavanta projesi? Bu da botaniğe olan ilginizin bir ürünü olarak mı ortaya çıktı?

 

Ercan: Lavanta projem uzun yıllar aklımda olan ve bu sene gerçekleştirdiğim bir hedefti. Hem ada insanımıza organik lavanta katkılı ürünler hem de arıcılık için faydalı olacağını düşündüğüm için Türkiye’den fideler edindim. Bir ikinci sebep ise lavanta bitkisinin sinekler açısından köyleri, insanları ve organik sebze-meyve üretimi açısından da üretilen ürünlere olan olumlu katkısındandır. Ben bu sebeple de lavanta bahçemi oluşturdum ve kısa süre sonra fide üretimine geçeceğim. Öncelik olarak arıcı arkadaşlarıma, belediyelerimize ve sonrasında ise talep eden her vatandaşa fide üretimi yapacağım.

 

Lavanta

Soru: Peki Lavanta bahçenize ilgi var mı? Bu alandaki hedefleriniz nelerdir? Çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

 

Ercan: Akademik bilgi ve tecrübelerimle arı ve lavanta ürünleri üretmeye çabalıyorum. Adanın her yerinden kurduğum bahçeye ilgi yağıyor ve insanların ziyaretlerinden çok memnunum. Çevreye ve üretime önem veren kişiler görmek çok güzel. Şu sıralar bir çok doğa fotoğrafcısı tarafından ziyaret ediliyorum. Organiklik süreci için girişimlerde bulundum ve yakında önemli bir kuruluş tarafından denetleneceğim. Bu duruma çok önem veriyorum çünkü halkımız onca bilinçsiz üretimden sonra doğal olarak gözle görünür, güvenecekleri bulgular arıyorlar. Bu konuda da çok haklılar. Adamızda ülkemizin bir ferdi olarak yerli ve doğal üretim yapma konusunda çok hassas olduğumu ayrıca belirtmek isterim. Yüzde yüz güveni sağlamak adına her türlü belgeyi sağlayacağım. İletişimde olduğum kurum Türkiye’den bakanlığımızla anlaşmalı organik sertifikasyon süreclerini takip ediyor. Alanlarında uzman kişiler yakın sürede teftişe gelip organiklik sertifikası için görüş bildirecekler. Ada insanımız için hayırlı olacağına inanıyorum.

 

Lavanta

Soru: Öğretmenlik ve arıcılık dışında da hobilerinizin olduğunu biliyoruz. Ne tür hobilerinizin olduğu konusunda biraz bilgi verir misiniz?

 

Ercan: Tabiki. Ben şu yaşıma kadar bir çok hobi edindim. Bunların en başında organik tarım, avcılık-atıcılık, dövüş sanatları, resim ve el sanatları, müzikle uğraşmak, müzik enstrumanları çalabilmek, organik tarım yapmak, balık avlamak, av köpeği eğitmek, yemek yapmak, düzenli spor yapmak ve okçuluk geldi. Her yaptığım uğraşın bana ve çevreme fayda olarak döneceği felsefesi ile yaşarım. Benim hayat biçimim dışarıdan diğer insanlarca zor olarak nitelendirilir. Ama ben bu şekilde mutlu ve sağlıklıyım. Çünkü ben özellikle beyin ve diğer organlarımızın aktif tutulması görüşündeyim. Bunu da farklı hobiler ve aktivitelerle yapabiliriz diye düşünüyorum. Ben uykuyu az seven ve bize verilen yaşam süresinin kısa olduğuna inanan biriyim. Bu noktada az uyuyup çok işler yapma taraftarıyım. Bu yüzden çok işle meşgul olup çevremdeki kişilere çok şeyler katmayı hayat felsefesi olarak edindim. Çok işten kastım çok faaliyet fakat tam faaliyet! Ne yaparsam yapayım disiplini ve iş ahlakını asla göz ardı etmeden doğada kabul görür bir vaziyette yapmaya çalışırım. Bu felsefem şu anıma kadar hep olumlu sonuçlar doğurmuştur. Son olarak değerli vaktinizi ayırdığınız için sizlere ve Havadis Gazetesi ekibine emeklerinden dolayı teşekkür ederim.

Lavanta


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı