Pandemi gerekçesiyle ülkemde zor koşullarda mücadele yürüten, yaşama tutunmayı, onurunu korumayı savunan, özgür bireyleri çoğaltarak, ülkemdeki temel sorun olan iradeye sahip çıkabilme mücadelesi vermeliyiz.
Yaşamımızın birçok alanında sıkıntılar devam ederken, yoksullaşan toplumun birçok şeyi sorgulayamaması gibi bir durumun da ortaya çıktığını görüyoruz.
Tüm dünyada olağanüstü koşullarının yaşandığını ve yaşamın devam etmesi için gelişmiş ve çağdaş devletlerin halkının arasındaki sınıfsal ayrımların derinleşmemesi için birden çok yöntem geliştirerek, insanların arasında sosyal, psikolojik ekonomik ve siyasal ayrımların derinleşmemesine çaba gösteriyor.
Aslında bizlerin de on yıllardır sürdürdüğümüz mücadele, toplumumuzun sosyal kültürel, ekonomik, siyasal yapısının korunması, gelişmiş ülkeleri referans kabul etmesi noktasındadır.
Tabii ki kapitalist düzenin içinde bu söylediğim kavramları korumak ve muhafaza etmek, kendi halkınızı özne kabul edebilmek noktasında toplumunuzu temsil etme görevine vekalet eden seçilmişlerin liberal düzen içinde kendi varlıklarını sürdürebilmek adına, toplumundan kopmuş, benlik derdine düşmüş, kolektif düşünemeyen bir yapının iradesini koruyabilme, savunabilme noktasında olmadıklarını biliyoruz.
Bu olağanüstü koşullarda 17 aydır yaşadıklarımızı ve bundan sonra en az 5 yıl daha ekonomik özgürlük noktasında kendimizi toparlamamızın bu koşullarda çok zor olduğunun bilinmesini isterim. Aslında liberal sistemin tam da aradığı yoksullaştırılmış toplum üzerinden, toplumu dönüştürmek, toplumsal hassasiyetlerinizi kırmak, varlığınızı sorgulama noktasındaki direnci kırmak daha da kolaylaşmaktadır.
Bu dönemlerde toplumunun yanında olabilen varlığımızın sadece ekonomik bir ölçek olmadığını, bütünsel bir bakış açısıyla sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal varlığımızın devamlılığını sağlayabilecek toplumsal düşünebilen, toplumun iradesine saygı gösteren temsilcilere ihtiyaç olunduğu gerçeğini tüm gücümüzle dayanışma içinde sürdürülebilir olması için sistem oluşturma noktasında sivil toplumun, meslek odalarının ve sendikal hareketin birlikte hareket edebilmesi adına bu memleket bizim diyerek irademizi ve ilkelerimizi ortaya koyarak, bir masa etrafında toplanabilmeyi, gücümüzü, deneyimimizi, mücadelemizi Kıbrıs Türk toplumu adına birleyerek yanlış giden düzene dur diyebilmenin iradesini ortaya koyacak yetkinliğe sahip olduğumuzu düşünmekteyim.
Koşulların zor olduğunu ülkedeki ekonomi planlamasının eksik olduğunu ve bu durumu planlayabilecek yetkinliğe sahip yapıların ortaya irade koyamadığını görüyor ve gözlüyoruz, ancak bu durumun doğurduğu sonuçlar karar vericiler tarafından toplumun yaşamını zora soktuğunu yaşamayı ve varlığımızı Sürdürebilmenin gittikçe zorlaştığını görmezden geldikleri aşikardır.
Bu çerçevede sosyal devlet tanımına uygun toplumun geleceğine yönelik planlama olmadığı ortadadır.
Kurumsal yapımızın toplumun ihtiyaçları noktasında siyasetten bağımsız sorunlara, halkçı, özgürlükçü, laik, bağımsız tavır sergileyebilen sosyal devlet tanımını ortaya koyacak iradeyi oluşturmalıyız.
































