Köşe Yazarları

500 MİLYON DOLAR BORÇLANMADAN HABERİNİZ VAR MI ?






Her fırsatta “İki Devletli Çözüm”, “KKTC Sonsuza Kadar Yaşayacak”, “Yüce Meclis” diyen UBP azınlık hükümeti, ne ilginçtir ki sıra Türkiye ile ilişkilere gelince, birden KKTC Anayasası’nı ve Yasalarını askıya almakta ve talimatları yerine getirmek için her türlü hukuksuz hareketi sergilemektedir.



Bunun son örneği de Türkiye’den aldıkları talimat ile Anayasaya aykırı olduğunu bile bile, Yasa Gücünde Kararname ile hayat pahalılığı ödeneğini kesmeleri olmuştur ki bu kararları da Anayasa Mahkemesi tarafından da Anayasaya aykırı bulunmuştur.



Diğer taraftan “2021 Yılı Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC Hükümeti Arasındaki Mali İşbirliği Anlaşması”, azınlık hükümeti tarafından, süresi 1 yılı geçmediği gerekçesi ile Meclis onayı olmaksızın, sadece Resmi Gazete’de yayınlanarak ve Meclisin bilgisine getirilerek yürürlüğe konmuştur.

Oysa KKTC Anayasası’nın 90(2) Maddesi “Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet maliyesi bakımından yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve yurttaşların yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak koşuluyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir.  Bu takdirde, bu andlaşmalar, yayımlanmalarından başlayarak bir ay içinde Cumhuriyet Meclisinin bilgisine sunulur” denmektedir.

Yani Türkiye ile imzalanan anlaşmaların süresi bir yıl olsa bile, eğer o anlaşma KKTC Devlet Maliyesi bakımından bir mükellefiyet içeriyorsa, o anlaşma sadece meclisin yasa ile onaylamasıyla yürürlüğe girebilmektedir.

Bu çerçevede 2021 yılında, TC ile imzalanan Mali İşbirliği Anlaşması, KKTC’ye kredi verilmesini öngörmesine yani KKTC Devlet Maliyesi bakımından KKTC’yi borç ödeme mükellefiyeti olan bir kredi ilişkisine sokmayı ön görmesine rağmen, azınlık hükümeti Anayasaya aykırı bir şekilde bu anlaşmayı “YÜCE” dedikleri Meclisten geçirmemişler ve Anayasaya aykırı hareket etmişlerdir.

Bu hukuksuzlukla yetinmeyen azınlık hükümeti şimdi de, yine Anayasaya aykırı bir şekilde, usulüne uygun yürürlüğe girmeyen bu anlaşmaya dayanarak; hem de görev, yetki ve sorumlulukları hiçbir şekilde ne siyasi iradeyi ne de bakanlığı temsil etmeyi ön görmeyen bir kamu çalışanı tarafından imzalanan kredi anlaşması ile TC’den, Libor gösterge faizi ile 500 Milyon ABD Doları borç almayı planlıyor. Hem de her iki Devletin de resmi parası TL olmasına karşın.

 

Diğer taraftan bu kredi anlaşmasının, Türkiye ile henüz imzalanmamış mali iş birliği anlaşmalarını da kapsayacak olması ayrı bir hukuksuzluk teşkil etmekte olup, ülke geleceğinin, UBP azınlık hükümeti tarafından TC’ye ipotek olarak verilmesi sonucunu doğuracaktır.

Anayasaya uygun olarak yürürlüğe girmeyen gerek “2021 Yılı Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC Hükümeti Arasındaki Mali İşbirliği Anlaşması” gerekse bu anlaşmaya dayanılarak TC ile imzalanan 500 Milyon ABD Dolarlık Kredi Anlaşması yok hükmündedir.

Bu çerçevede özellikle başta meclisteki muhalefet partileri, usulüne uygun yürürlüğe konulmayan bu her iki uluslararası anlaşmaya binaen doğacak mükellefiyetleri, iktidar oldukları takdirde yerine getirmeyeceklerini beyan etmeli ve usulüne uygun yürürlüğe girmeyen bu anlaşmaları/sözleşmeleri derhal Anayasaya Mahkemesi’nde dava etmelidir.





Başa dön tuşu