Köşe Yazarları

Siyasette yozlaşma ve ahvalimiz! 






Geçen gün Çalışma Bakanı Koral Çağman istifa etti ve söyledikleri çok manidardır. Esasen göreve geldiği dönemden rahatsızlığını ifade etmişti ve işin içine girdikten sonra,  benimsediği ve şekillendiği karakteriyle kendi değer yargılarına göre çok sıkıntı çektiği ve sağlığının bozulmasına varacak kadar yaşananlardan ve bulunduğu siyasi ortamın durumundan rahatsızlık duyduğu için istifa ettiğini, açıklamasından görüyoruz.

Koral Çağman’ı çok iyi tanırım ta çocukluğundan, görgülü ve ciddi karakteri var. Doktorluk mesleğini de severek ve başarılı bir cerrah olarak sürdürmüştür. İstifa müessesesi KKTC’de özellikle de son dönemlerde pek alışılmış bir davranış olmadı. Tam tersine yerinde kalmak için her yolun mübah görüldüğü bir ortamda, istifasına dayanan kapalı da olsa açıklaması ibret vericidir. Ve Hükümetin kendini belki biraz olsun düzeltmesine yardımcı olur mu?.



Hükümet maalesef halkın istençlerini, görüşlerini, çektiği sıkıntıları, ekonominin gidişatını, vatandaşlarının alım gücünün her gün düştüğünü, pahalılığın dayanılmaz boyutlara ulaştığını kaale almamaktadır. Tedbir almama üzerinde ısrar etmektedir. Ülke fakirleşmekte, geleceğini Hükümetin yapacağı bir programa ve icraata dönüştürmesini bekleyen her kesimdeki halk, her sektördeki üretici, tüketici, öğrenci,  icraat beklemekte, hal böyle iken Hükümetin içinde bir iç çekişmedir devam etmekte, birbirleriyle sürekli çatışmaktadırlar. Bu mudur Hükümet etmek. Halkın ümitlerini tüketmek. Ve bu yaşananlar gayet doğalmış gibi hiç gayret bile sarf etmemek, aldırmamak.?

Diğer yandan işlenen suçlar, uyuşturucunun gençliğin içine nasıl yayılmakta olduğunu, nasıl perişan ettiğini, darp, tecavüz olayları, katillikler her gün basında resimlerle boy boy . İnsanların çoğu haberleri dinlemek bile istemediğini dillendiriyor. Gelecek endişesini yükselten belirsizlikler.

Geçen gün Uyuşturucu ile Mücadele Derneği başkanı Karaokçu’nun açıklamaları çok endişe verici; uyuşturucunun çocuklarda 11 yaş ve altına indiğini gösteriyor. Bu mudur devlet olmak, hükümet olmak? Gençlik ve çocukların batağa sürüklenmesi hiç mi memleketi idare eden kurumları  ilgilendirmiyor? Ve halâ her gün laf yetiştirmekle zaman geçiriliyor?

Yolsuzluklar, bir çok devlet kurumlarında her gün gazetelere ve sosyal medyaya düşmüş durumda, ihalesiz işlerde kurumlar arası birbirlerini suçlamalar,  yasalara aykırı kararların ve kararnamelerin bile bile yürürlüğe konması gibi daha bir çok görevlilerin görevlerini suiistimal ettiği ancak herhangi bir önlem alınmadığı bir ülkede çöküşün ne kadar içinde olunduğu görülmüyor mu?

Kooperatiflerde olanlar sosyal medyaya düşmüş. Karpaz Kooperatifinde koop. binasını kullanan idareci bakkallık yapıyormuş kendi hesabına. Doğru mu değil mi açıklanması lâzım. Kooperatifin nakitlerini kullanmış, sonra ilaveten karşılıksız çek kesmiş! . Koop. Şirketler Mukayyidi Dana, dün bir açıklama yaparak 20 kooperatifte ve daha bir çok kooperatifte yolsuzluklar olduğunu açıkladı.. Gerçi kendisi görevinden önce işlenen yolsuzlukların sorumlusu değildir, ancak demek ki yıllardır ihmal edilmiş hiç teftiş yapılmamış.

Halbuki Kooperatiflerin her yıl Mukayyitlik tarafından en az bir kere teftiş edilmeleri gerekir. Ve geçmişte sürekli teftişler dolayısıyla yapılan yolsuzluklar zamanında tespit edilip cezaları ne ise uygulanırdı. Devlet yönetiminde gevşeme, ve bu koop. kurumlarına gereksiz, ehliyetsiz zoraki atamalar yolsuzlukları körükledi. Bütün bir yılda oralarda denetim esastır. Tabii siyasiler karışmazsa.

Diğer yandan vatandaşlıkların alımında çeşitli haberler yayınlanmaktadır. Aracıların türediği, vatandaşlık alanların, almaya hakkı olanlardan önce çeşitli başka yollarla vatandaşlığa alınmakta olduğu hususunda çok şikâyetler yazılıp konuşulmaktadır.

Resmi kurumlar, Hükümetin kendisi eğer yasaları çiğnerse vatandaş ne yapsın? Kime meram anlatsın?

Bu ülkenin ciddi bir irade gösterecek, fazla konuşmadan iş yapacak, yıllardır söylediğim toplumun önünü açacak plan ve programları ortaya koyacak, ve de süratle uygulayacak bir güçlü İdareye kuvvetle ihtiyaç duymaktadır. Her gün çekişen ve mevcut manzara ile birlikte darmadağın görüşlerle Hükümet etmeye inat etmek bu ülkeye yapılacak en büyük günahtır. Lütfen seçime gidin ve güçlü bir Hükümetin kurulmasına yol açın.

Yama ile ve anlaşamayan insanların yapay olarak bir araya gelmesiyle İrade ve İdare kurulamaz.







Başa dön tuşu