Vizyon 2030 Eğitim Stratejik Plan Çalıştayı (V2030) Raporu katılımcılara mail yolu ile gönderildi. Atatürk Öğretmen Akademisi tarafından çalıştayda görevli olduğumdan rapor bana da ulaştı.
V2030’un gerçekleştirilmiş olması önemliydi. Gelecek açısından umut verici bir çalışma. Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nı tebrik ederiz. Geleceği şimdiden kurgulamak adına inanış ve farkındalık göstermek umut verici.
V2030 bulguları 3 tema altında gruplandı: (1) Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi; (2) Eğitim Kalitesinin Artırılması ve (3) Eğitime Erişimde Fırsat Eşitliğinin Güçlendirilmesi.
Kurumsal Kapasitenin Geliştirilmesi temasında; Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın fiziki, ekonomik, teknolojik ve insan kaynakları açısından yönetim ve organizasyon yapısının geliştirilmesi gerekli olarak görülmüş.
Eğitim Kalitesinin Artırılması temasında; okullardaki eğitim-öğretim olanaklarını mümkün olan en üst düzeye çıkararak, eğitim ve öğretim uygulamalarında çağın ihtiyaç duyduğu bilgi, beceri ve tutumların tüm öğrencilere kazandırılmasında, kalitenin yükseltilmesinin gerekliliğine vurgu yapıldı.
Eğitime Erişimde Fırsat Eşitliğinin Güçlendirilmesi temasında; Ekonomik, sosyal, kültürel, demografik farklılık ve dezavantajlarından etkilenmeksizin, tüm öğrencilerin eşit ve adil şartlarda eğitim hizmetlerinden yararlanabilmesi ve eğitimini tamamlayabilmesinin gerekliliğine vurgu yapıldı.
Her üç temada ortaya çıkan gereklilikler eğitim paydaşlarının tamamı tarafından yıllarca üzerinde durulan problemler olduğu zaten bilinmekteydi. Sonuç olarak yeni bir bulgu ortaya çıkmadı; ancak bir eleştiri olarak kabul edilmesin, yine de V2030’un gerçekleşmiş olmasının önemli bir adım olduğunu yukarıda da vurguladık.
Yapılacak düzenlemeler zaten belli, eğitim paydaşları söz konusu bulguları defalarca dile getirmişler. Önemli olan problemleri söylemek değil ‘yapmaktır’; eğitimi zincirlerinden koparmaktır. Her nereye, nasıl, neden zincirlenmiş olduğunu kabul ederek o zincirleri koparmaktır.
Bunun için de eğitimi bilim olarak kabul ederek işe başlamak şart. Eğitim biliminin bulguları ile yola çıkılmalı ve geleceği şimdiden kurgulamalı.
Buralarda eğitim ve ekonomi kurumları arasındaki ilişki hiçbir zaman dikkate alınmadı. Üretim temelinde eğitim sistemi kurgulanmadı. Artı değer yaratacak üretim ve hizmet sektörleri belirlenmedi ve sonuç ortada; her alanda çürümüşlük.
Ambargoları kıracak, ambargolara rağmen, hangi hizmet ve üretim sektörleri kalkınma hamlesinde artı değerler yaratılacağı bilimsel çalışmalarla ortaya konmamış.
Yıllardır eğitim sistemi siyasetin elinde oyuncak oldu. Bir siyasi ideoloji iktidara geldiğinde kendi ideolojisine uygun bazı küçük düzenlemeler yapmış, diğer bir siyasi parti geldiğinde yapılanları bir günde ortadan kaldırmış. Emek, zaman ve para boşa gitmiş oldu.
Artı değer yaratacak üretim ve hizmet alanları belirlenmedi. Devamında bu alanların ihtiyacı olacak teknik elemanların yetiştirileceği meslek liseleri açılmadı. Gençler ülkede hiç ihtiyaç olmayan meslek liselerine yönlendirildi. Oradan mezun olduklarında yaşamlarını idame ettirebilecekleri geliri elde edemeyeceklerini anlayınca, üniversitelerin kapısına dayandılar.
Düz lise mezunları yetmezmiş gibi meslek lisesi mezunları da üniversite mezunu oldular. Sonuçta ülke üniversite mezunu işsiz gençler adası oldu.
Sonuç eğitim biliminde zaten yazıyordu; ‘eğer bir ülkede herhangi bir alanda gereğinden fazla mezun varsa işsizlik veya mezun olunan alanın dışında bir iş yapılıyorsa verimsizlik ortaya çıkar’. Tam şimdiki KKTC gerçeği.
Gençlerin çoğu devlet dairelerinde memur olarak çalışmakta; pek çoğu da mezun olduğu mesleğin dışında bir iş yapmaktadır. KKTC’nin her alanda dökülmesinde bunun etkisi görülmektedir.
V2030’da KKTC’nin fırsat haznesine yazılacak olan ‘toplumsal değişime kolay uyum sağlayan bir kültürün mevcut olması’nın önemine değinmiştim. Halen daha ısrarcıyız; bu toplum söz konusu fırsatı uzun geçmişinden getirdi, toplumsal değişime çok kolay uyum gösteriyor. Yeniliklere açık bir toplumda reformlar kolay olur. Bu fırsat iyi okunup, V2030’un bulguları temelinde toplumsal bir konsensüsü sağlayarak, toplumu kalkındırmak için hemen işe başlanmalı.
































