KıbrısManşet

Eğitime ‘maarif’ ayarı


Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye Maarif Vakfı’nın Mağusa ve Girne’de okul açacağını açıkladı

YAKIN TAKİP: Oktay: Yıllarca ihmal etmemizin faturasını bugün ödüyoruz. Bu maliyeti biz azaltabiliriz, en azından bizden sonraki nesiller için. KKTC özelinde Girne ve Gazi Mağusa’da Maarif Okullarının faaliyete geçmesi yönünde çalışmaları yakından takip ediyoruz

“UZAK KALDIK”: Oktay: Hemen yanı başımızda olması demek oradaki çocukların, gençlerin, insanların bizi tanıyor olması, bizim de onları yakından tanıyor olmamız anlamına gelmiyor. Tam tersi bir o kadar uzak kalmışız. Şimdi bu mesafeyi kısaltma zamanıdır

BÜYÜKELÇİLERE TALİMAT: Oktay: TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımızla Maarif Vakfımız sürekli yakın ilişki içinde olmalı güç birliği yapmalıdır. Hele hele büyükelçiliklerimiz, konsolosluklarımızla ilişkilerimiz son derece sıkı olmalı. Buradan dünyanın dört bir tarafındaki büyükelçilere bir talimat olarak ifade ediyorum

FETÖ’YE KARŞI PANZEHİR: Oktay: FETÖ’nün bütün dünyada, içeride ve dışarıda akıttığı zehrin panzehiri (Türkiye Maarif Vakfı) sizlersiniz. Bu zehir sadece Türkiye’de ve Türkiye’ye karşı bir zehir değil aslında. Hangi ülkede faaliyet gösteriyorlarsa, faaliyet gösterdikleri ülkelere karşı bu zehir akıtılmaktaydı

 

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye Maarif Vakfı tarafından düzenlenen “8. Ülke Temsilcileri İstişare Toplantısı”nda vakfın KKTC projelerini anlattı.

Girne ve Gazimağusa’da maarif okullarının faaliyete geçmesi yönünde çalışmaların devem ettiğini vurgulayan Oktay, TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlara Türkiye Maarif Vakfı ile birlikte çalışın mesajı verdi.

Oktay, vakfın kuruluşundan bu yana 3,5 yıl geçmesine rağmen 104 kadar ülkeyle resmi temas kurulması, 51 ülkede bilfiil temsilcilik açmak üzere 66 ülkede faaliyet gösterilmesinin takdire şayan olduğunu vurguladı.

Vakfın, 19 ülkede hain terör örgütü FETÖ iltisaklı 213 okulun, Maarif Vakfına devredildiğini, 40 ülkeyle de bu okulların devri konusunda protokoller imzalandığını anlatan Oktay, “FETÖ’nün bütün dünyada, içeride ve dışarıda akıttığı zehrin panzehiri sizlersiniz. Bu zehir sadece Türkiye’de ve Türkiye’ye karşı bir zehir değil aslında. Hangi ülkede faaliyet gösteriyorlarsa, faaliyet gösterdikleri ülkelere karşı bu zehir akıtılmaktaydı. Şu anda faaliyet gösterdikleri yerlerde de ne yazık ki hala bu zehri akıtmaya devam ediyorlar. Dışişleri Bakanlığımız, Milli Eğitim Bakanlığımız, ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızla birlikte bulundukları ülkedeki okulları devralıp, sadece eğitim hizmeti vermiyoruz, o ülkenin devletine ve insanlarına da katkı sunuyoruz ” dedi.

 

Stratejik görev

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye’nin sahip olduğu girişimci ve insani diplomasi mücadelesinde Türkiye Maarif Vakfına son derece stratejik görevler düştüğünü belirtti.

Dünyanın dört bir yanında Türkiye Maarif Vakfı okullarında eğitim-öğretim gören öğrencilerin Türkiye’yle bağlarının güçlendirilmesinin önemine işaret eden Oktay, öğrencilerin ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla işbirliğinde Türkiye’deki bilim, eğitim, kültür ve spor programlarından yararlanmasının teşvik edileceğini söyledi.

Oktay, mezun Maarifliler ile sürdürülebilir iletişim kurulması açısından mezun derneklerinin yaygınlaştırılmasının öneminin altını çizerek, mezun öğrencilerin devletin kurumlarıyla temasta kalması ve DEİK gibi kuruluşlarda gönüllü olmasının teşvik edilmesi gerektiğini vurguladı.

 

Önce KKTC’de

Türk toplumunun yoğun olarak yaşadığı ülkelerde Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile Türkçe odaklı yoğun çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu belirten Oktay, şöyle konuştu:

“KKTC başta olmak üzere Maarif okullarından yurt dışında yaşayan Türk toplumunu faydalandırmak önceliklerimiz arasında yer almalıdır. Bunu yapıyoruz ama gittiğimizde yerinde gördüğümüzde, yaptıklarımızın yapmamız gerekenin ne kadar gerisinde olduğunu fark ediyoruz. Ne kadar çok yaparsak o kadar az yapmış olduğumuzun farkına varıyoruz. Yıllarca ihmal etmemizin faturasını bugün ödüyoruz. Bu maliyeti biz azaltabiliriz, en azından bizden sonraki nesiller için. KKTC özelinde Girne ve Gazi Mağusa’da Maarif Okullarının faaliyete geçmesi yönünde çalışmalar olduğunu biliyor, gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Nasıl büyük bir ihtiyaç olduğunun da bizzat şahitlerden biriyim. Hemen yanı başımızda olması demek oradaki çocukların, gençlerin, insanların bizi tanıyor olması, bizim de onları yakından tanıyor olmamız anlamına gelmiyor. Tam tersi bir o kadar uzak kalmışız. Şimdi bu mesafeyi kısaltma zamanıdır.”

 “Aksama, gecikme, nazlanma olursa haberimiz olsun”

Oktay, Maarif Vakfının faaliyetlerinden daha etkin sonuçlar alabilmek için ilgili tüm kurumları işbirliğine davet ederek, “Özellikle yurt dışında faaliyet gösteren TİKA ve Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumlarımızla Maarif Vakfımız sürekli yakın ilişki içinde olmalı ve ayrı ayrı mükerrer faaliyetler gerçekleştirmek yerine güç birliği yapmalıdır. Hele hele büyükelçiliklerimiz, konsolosluklarımızla ilişkilerimiz son derece sıkı olmalı. Buradan dünyanın dört bir tarafındaki büyükelçilere bir talimat olarak ifade ediyorum. Burada bir gönüllülük faaliyeti olabilir ama bizler için zorunluluktur. Büyükelçiler, konsoloslar ve Türkiye’den giden bütün bakanlıkların ataşelikleri için burada sizlerin önünü açmak, sizlere yardımcı olmak bir zorunluluk. Bununla ilgili herhangi bir aksama, gecikme, nazlanma olursa haberimiz olsun.” değerlendirmesini yaptı.

Oktay, FETÖ’nün Türkiye ve Türk dili markasını kullanarak yaptığı okulların, milletin gasp edilmiş malları olduğunu ve bunların daha çok ülkede Maarif Vakfına devredilmesi için diplomatik mücadelenin sürdürüleceğini vurgu



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı