Köşe Yazarları

Eğitimde bir yıl tekrar…






İngiltere dünyanın yaşadığı bu pandemi sürecinde okulların en uzun süre açık kaldığı ülkelerden biri… İngiltere’de okullar geçen yıl Mart ortasında kapanmış Haziran başı tekrar açılmış ve eğitim Temmuz sonunda kadar devam etmişti. 2020-21 öğretim yılı ise Eylül başında yüz yüze başlamış Aralık’ta Christmas tatiline kadar sürmüştü.

Yılbaşı dolaylarında Avrupa’da yaşanan covid-19 patlamasından sonra birçok ülkede olduğu gibi İngiltere’de de Ocak başında okullarda yüz yüze eğitime iki ay ara verilmiş ve yüz yüze eğitime 8 Mart’ta başlayabilmişti. O tarihten bugüne kadar da yüz yüze eğitime devam edilmiş durumda. Bu durum Temmuz sonunda kadar da devam edecek.



Ancak şu aralar İngiltere’de en hararetli tartışmalardan biri de kısa da olsa online devam edilen dönemde yaşanan eğitim kayıplarının nasıl giderileceğidir. Eğitimde çok saygın bir düşünce kurulusu olan Eğitim Politikaları Enstitüsü, online eğitimden yeterince yararlanamayan, eğitimde öğrenme sıkıntısı yaşayan çocukların o dersleri yeniden almaları yönünde tavsiyede bulundu. En azından bundan sonraki eğitim süreçlerinde okul sonrası etkinliklerle bu çocukların desteklenmesi istendi.

Daha önce de yine bu satırlarda Oxford Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmada online derslerin öğrenmeye çok fazla katkısı olmadığı yönünde çıkan sonuçlardan bahsetmiştik.

Düşünün ki İngiltere bu süreçte yüz yüze eğitimi en çok yapan ülkelerden biridir ve eğitim kayıpları konusunda ciddi endişeleri var. Bu kayıpların nasıl giderileceği konusunda kafa yoruyor ve gerekirse bazı çocukların yıl tekrarı yapması üzerinde duruyor.

Peki KKTC’de durum nedir? Geçen yıl Mart ayından beri eğitim ağır aksak gidiyor. Yaz tatilini çıkardığımız zaman bu geçen sürede yüz yüze eğitim yapılan dönem sadece iki ay. O da seyrekleştirilmiş şekilde. Yani çocuklar bir gün okula gittiler bir gün gitmediler. Geri kalan aylar online ve uzaktan eğitim şeklinde yapıldı. Peki böylesi bir ortamda “eğitim kaybı yoktur” dememiz mümkün mü? Mümkün değil… Peki kayıpların nasıl giderileceği konusunda bir çalışma var mı? Hiç zannetmiyorum.

Bu kayıpların giderilmesi için fikir üreten sendikalar, düşünce kuruluşları, üniversiteler, bireyler görüşlerini paylaşıyor mu? Ben çok fazla bir şey göremedim. Örneğin İngiltere’deki tartışmalar gibi “eğitimin bir yıl tekrar edilmesi” gündeme geldi mi? Böyle bir konuyu tartışabildik mi? Olur veya olmaz niye tartışılmasın ki?

Ya da en azından 2021-22 öğretim yılında, gün içerisinde eğitim süresinin uzatılarak kayıpların giderilmesi düşünüldü mü?

Benim anladığım biz bu eğitim kayıplarını küçümsüyoruz. Ciddiye almıyoruz. Ancak benim gördüğüm bu konuda ailelerin ciddi bir rahatsızlığı var. Sessiz bir çoğunluk patlama aşamasında…

Artık bu online eğitimin sürdürülemez olduğunun farkına varan bir veli profili var karşımızda… Sürdürülemez olduğunun ötesinde çocukların sağlığının tehlikeye girdiğinin farkındalar…

Hal böyle iken ortada tartışılan bir şeyin olmaması, hala “öğretmenlerin aşılanmasına” odaklı bir eğitim üzerinden tartışmaların yürütülmesi toplumu ciddi ciddi rahatsız ediyor.

Açıkçası vatandaş bu öğretim yılından ümidini kesmiş durumda. Ancak gelecek öğretim yılı için de bir ışık göremiyor. Bu konuda en erken bir zamanda adım atılması gerekiyor. Yeni öğretim yılının planlanması da son güne kalırsa, bir öğretim yılı daha tehlikeye girmiş olacak.

Ancak bunu bu kez vatandaş kaldırır mı? Onu da ülkeyi yönetenler düşünsün.







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu