Köşe Yazarları

Durum fena değil ama risk alınmamalı!!!



Hükümetin, Covid 19 mücadelesine aktif bir şekilde toplumsal baskıyla da olsa başlamasının üzerinden yaklaşık bir ay oldu. Başka ülkelerle kıyaslandığında erken davranıldığı iddia edilebilir. Doğrudur bazı kararlar geç alındı, bazı gereksiz riskler alındı, yakın bir zamana kadar merkezi bir mücadele oluşturulamadı, iletişim stratejisi hala daha çalışmıyor, ama erken davranıldığı bir gerçek.

Öte yandan, iktidardaki partilerin popülist yapılarından olacak, halkın baskılarına fazla direnememeleri veya sert barajlar koymamaları da bazı tedbirlerin alınmasına olanak vermesinin yanında bazen de hata yapmalarına sebebiyet verdi. Lojistik bazı bakanlıklar fena değildi. Hantal ve çürümüş yapısına rağmen kamu sektörü beklediğimden bir nebze daha iyi çıktı. Bu da bazı bakanların enerjik ve birebir çalışmalarından dolayıydı. Ekonomik tedbirler ise daha dengeli alınabilinirdi. En büyük hayal kırıklığı ise hükümetin yabancı işçi ve öğrencilere karşı gösterdiği genel ilgisizliktir. Ve bu tavır üzülerek söyleyeyim halen devam etmektedir..

Diğer dikkat edici bir nokta, siyasiler seçimi de erteleyerek savaş baltalarını gömmelerine rağmen (özellikle Erhürman’ı başından beri bu tavrı aldığı için kutlamak isterim) bazı partizan amigoların etrafta gereksiz polemikler yaratmaya, fake news, dedikodu yaymaya devam etmeleri hem huzursuzluk hem de enerjinin bu tip, bazen suni yaratılan konulara harcanmasına neden olmaktadır.

Sürecin İyi taraflarına bir daha bakarsak, sağlık meslek guruplarının iyi bir performans gösterdiğini ve birçok bilgilendirme hattı, paylaşımı, eğitim vesaireler düzenlediğini görürüz. Şu an yardım kampanyalarıyla da gerekli birçok personel, alet ve edevatın alınmasına katkıda bulunmaktadırlar. Yerli yönetimler gerçekten sürecin en fazla yükünü çeken tarafları oldu. Bu yüzden de ekstra teşekkürü hak ettiler. Öte yandan görünmeyen, ismi duyulmayan birçok bürokrat, eski siyasetçi ve çalışan da var ki gerek lojistiklerin ayarlanması, gerekse uluslararası toplumla diyalog ve yardım arayışlarının sağlanmasında büyük rol oynadı ve oynamaktadır.

Süreç her şeye rağmen çok da fena gitmiyor. Biraz toplum baskısı biraz şans ve kişisel çabalar bu gemiyi buraya kadar az zayiatla taşıdı. Bu aşamada hastalığın yayılmasının önüne geçilmesi veya kontrollü yayılmasını sağlamak mümkündür. Yalnız beni korkutan adaya yurtdışındaki riskli bölgelerde mahsur kalan vatandaşlarımıza yapılacak olan kurtarma operasyonunun Kıbrıs ayağıdır. Oteldi, yurttu tartışmasının ötesinde karantinanın ciddi bir şekilde yapılmasına el verecek bir yerde olması çok önemlidir. Gelecek olanların içinde pozitif olmaları olası insanlar vardır. Bazıları hastalıktan kırılmış yakınlarının yanında kalmaktaydılar veya ziyaretlerine gitmişlerdi. Tabii ki onlara zombi muamelesi yapılmaması elzemdir ama Devletin burada çok ama çok sıkı tedbirler alması gerekecektir. Sıfır temasın olacağı bir ortam yaratılmalıdır. Otobüs şoföründen başlayarak, sağlık çalışanları, karantinada görev alacaklar iyi bir eğitimden geçirilmeleri, koruyucu giysiler verilmesi ve sıkı bir yönetime tabi tutulmaları olmazsa olmazdır.

 

Aman çocuğuma mulihiyacık götüreyim, bir nebze göreyim falan gibi eylemler tümden yasaktır. Onları burada bekleyen ailelerin bunu iyice anlaması gerekir. Hükümet çok büyük bir risk alarak bu kurtarma operasyonuna girişti. Gelecek olanların yapacağı en ufak bir hata iyi niyetli insanların başını belaya koymasının ötesinde hastalığın hızla adaya yayılmasına neden olabilir.. Umarım önümüzdeki bu dönemi de olgun davranıp, söylenilenlere uyarak ve aşırı dikkatli davranarak geçiririz… Evinizde kalınız, Güvende kalınız!!!

 

Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı