En Üst

14 Aralık 2017

Haber Üst 1

Doğal Yaşam Nereye Koşuyor

Doğal Yaşam Nereye Koşuyor
Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

İnsanlar, günlük sorunlarla uğraşırken, çevrelerinde, doğal yaşamda neler olduğunun farkında bile olamıyor.

1950li yıllarda, bülbül sürüleri her yeri işgal ediyordu. Özellikle çalılık alanlarda, bülbül sesinden başka bir şey duyulmuyordu.

O yıllarda, Dillirga’da , 12-13 yaşındaki bir erkek çocuğun büyüklüğünde Kartallar, bazılarına göre ise Doğan kuşları vardı.

Bu büyük kuşlar, köylünün ölen ineğini, keçisini eşeğini, atıldığı yerde 2-3 saat içerisinde yiyip, çevreyi eski haline getiriyorlardı.

Dut ağaçlarına gelen papağanlar, arı kuşları ve diğer kuşlar, nereye gittiler?

1955 yıllarına doğru, Kıbrıs’a Süveyş kanalından geçerek gelen sokan balıklarına, köylüler, BROSFİULLA, göçmen balık adını vermişlerdi.

1955 yılından önce adada görülmeyen bu balık, şimdi tüm kıyılarımızda avlanmaktadır.

Kıbrıs’ın kayalık sahillerinde, denize girilince, ayaklarımıza batan deniz kestaneleri de 3 yıldan beri yok oldular.

Rumların AŞİNO dedikleri Deniz Kestaneleri, özellikle İtalya’da, makarnalara konulan en pahalı sos olarak bilinmekteydi.

Aşino’larla birlikte, denizde yaşayan istakozların da nesli tükenmiştir.

Eskiden, bir saatte 20nin üzerinde deniz istakozu toplamak mümkünken, şimdi artık, günlerce dolaşsanız, bir tane bile bulamazsınız.

Deniz hıyarları da artık tarih oldu.Oysa geçmişte, kayalık bölgelerdeki göletlerde bu deniz hıyarlarına sıkça rastlanılmaktaydı.

Rum olsun, Türk olsun, politik sorunları ön plana alan konuşmalarını sürdürürken, Kıbrıs’ın içinde ve etrafındaki yaşam çeşitliliği hızla farklılaşmaktadır.

Son birkaç yıldır, sahillerimizi işgal eden, zehirli BALON BALIKLARI, hızla diğer canlıları yok etmekte ve doğal dengeyi bozmaktadırlar.

Daha önce pek görülmeyen BORU BALIĞI, Aslan Balığı ve diğer türler de, adada hızla çoğalmaktadır.

İki yıldır, Kıbrıs Barbunu iyice azalırken, barbunumuzun benzeri olan ancak, baş kısmındaki farklılıkla, ayrı bir tür olduğu görülen SEYLAN BARBUNU da Kızıldeniz’i geçerek, hızla üremeye geçmiştir.

Bu tür, 1 kg’a kadar büyüyebilmektedir.

Doğal dengenin bu kadar hızlı değişiminin gözlenebilmesi, insanlarda hala bir panik yaratmamaktadır.

Oysa, insan, çevresindeki doğal yaşamın da bir parçasıdır.

Çevremizdeki doğal yaşam farklılaşırken, bizim vücut yapımızın değişimiyle ilgili inceleme yapmaları GEREKENLER , hala farklı konularda fikirler üretmektedirler.

Orman dairesinin, Kıbrıs’ı yeşillendirme çalışmalarında kullanılan klasik ağaçlar, çam, selvi, okaliptüs, demir kazık, akasya vb türlerdir.

Oysa, Kıbrıs’ın meşesi, Alıç’ı zeytini, çitlembik’i de bir plan temelinde ekilmeliydi.

Muşmula, Kınnap, Yabani Armut, Antep Fıstığı, üzüm bağları da ormanlık alanlarda, planlı bir şekilde ekilip, halka gelir kaynağı olabilirdi.

Eskiden ormana yakın yerlerde, badem ağaçlarından, alıçtan, çitlembikten geçilmezdi…

Biz Dillirgalılar bu meyveleri ormanlık alanlardan toplarken, üzüm ihtiyacımızı da Çitlembik ağaçları üzerinde yaşayan bağlardan elde ederdik.

Doğa bizim yaşam alanımızdır. Çevreyi sahiplenmeden, çevreye kültürümüzü yansıtan ağaç popülasyonunu planlı bir şekilde ekmeden, gelecek nesilleri sağlıklı olarak yetiştirmemiz mümkün değildir.

Haber İçi Alt 1
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis