“Parti ilkelerinden saptı” endişesi taşıyan bir grup CTP’linin başlattığı imza kampanyası sosyal medyaya sıçradı ve gözlerin CTP’ye çevrilmesine neden oldu:
KAMPANYA: CTP’nin şu anki yönetiminden memnun olmayan bir grup, sert eleştirilerin yer aldığı bir metni imzaya açtı. Özellikle pasif duruma itilen deneyimli CTP’lilerin imza kampanyasında başı çektikleri belirtiliyor. Yeterli imzaya ulaşılmasından sonra metin mevcut yönetime resmi bir şekilde verilecek ve CTP’nin tüzük ve programı çerçevesinde tüm üyeleri kucaklayıcı bir politika izlenmesi istenecek
SERT ELEŞTİRİ: İmzaya açılan metindeki sert eleştiriler dikkat çekiyor. Eleştirilerde şu ifadelere yer verildi: “CTP’lilerin, CTP içerisinde yeterince değer bulmadığı, sorunlarına çare üretilemediği, siyasi aile duygusunun yitirildiği, dayanışmanın yok olduğu bir hastalık döneminden geçiyoruz”, “yavaş yavaş kabullendirme yöntemleriyle CTP’nin ‘başkalaştırılmasına’, CTP’lilerin CTP’den uzaklaştırılmasına, yabancılaştırılmasına kimse göz yumamaz”
Cumhuriyetçi Türk Partisi’nde, imzalı muhalefet kampanyasının başladığı belirtildi.
Mevcut yönetimin uyguladığı politikaları beğenmeyen ve CTP’nin “aslına dönmesi” gerektiğini savunan bir grup CTP’li, hazırladıkları bir metni parti üyelerine yönelik olarak imzaya açtı. Sosyal medyaya da yansıyan imza metninde mevcut yönetime sert eleştirilerin yöneltildiği dikkat çekiyor.
İmzaya açılan metin şöyledir:
“Hayatımız boyunca ilmek ilmek örerek büyüttüğümüz, ele ele vererek geliştirdiğimiz, daha güzel yarınlar için kuşaktan kuşağa her türlü bedeli ödediğimiz partimizin, bugün ülkemizin ve bölgemizin geçtiği derin kriz döneminde çok daha etkin, belirleyici, yönlendirici bir rol üstlenmesi en büyük isteğimizdir.
-Kıbrıs, bölünme tehlikesiyle yakın tarihimizde eşi görülmemiş biçimde karşı karşıyadır.
– Kıbrıs sorunu tarafların ve 3. Ülkelerin açık ya da örtülü müdahaleleriyle büyük bir kilitlenme içerisine girmiştir.
-Doğu Akdeniz, küresel düzeyde büyük bir savaşa neden olacak ölçüde gerilim odağı haline gelmiştir. Kıbrıs bu büyük krizin ortasında, küresel oyuncuların ve ada üzerinde emelleri bilinen ülkelerin oyun alanına dönüşmüştür.
– Siyaset basiretsiz, inisiyatif kapasitesi olmayan, toplumun iradesini ve ekonomik, sosyal, siyasal geleceğini ipoteğe açmaya hazır bir kukla hükümetin insafına teslim edilmiştir.
– Kazanılmış tüm ekonomik ve sosyal haklar ağır tehlike altındadır.
– Toplumumuzun on yıllardır korumak ve geliştirmek için mücadele ettiği tüm kurumlara, sendikalara, örgütlere eşi görülmemiş bir saldırı hazırlığı vardır.
Tüm bu ağır koşullar, Kıbrıslı Türklerin ilk ve en eski partisi, Cumhuriyetçi Türk Partisine her zamankinden ağır sorumluluklar yüklüyor.
CTP bu sorumluluğu güçlü ve kararlı bir duruşla omuzlamalı, toplumun kendisine duyduğu güveni, beklentiyi cesaretle, akılla ileriye taşımalıdır. Duraksayacak, geri duracak tek bir gün dahi yoktur artık!
CTP’lilerin her zaman hatırladığı ve dile getirdiği gibi: Biz birbirimizi sokakta bulmadık! Bugün CTP saflarında buluşan, şu ya da bu nedenle CTP’den uzaklaştırılmış, kırılmış ama aklı, gönlü, sevdası hep Kıbrıs, hep çağdaş refah seviyesi yüksek bir toplum, demokrasi, Emek mücadelesi, hep barış olmuş yoldaşlarımızla birlikte hesap-kitap yapmadan, makam-mevki derdine düşmeden, kişisel ajandalar oluşturmadan, dar çıkarlar peşine düşmeden yeniden ayağa kalkmak, yeniden toplumun pusulası, vicdanı, gelecek hayali olmak için harekete geçmek boynumuzun borcudur! CTP yeniden ayağa kalkmalı, yeniden sesini yükseltmeli, yeniden meydanları doldurmalı, yeniden topluma barış, demokrasi, özgürlük ve değişim heyecanını hissettirmelidir.
CTP gelenektir! CTP gelecektir! CTP ilkeli mücadeledir! Hiçbir güç CTP’yi CTP yapan ilkeleri sulandıramaz, ateşini söndüremez, gür sesini bastıramaz!
CTP barıştır CTP çözümdür CTP federasyondur CTP tüm müdahaleci, hakimiyetçi anlayışlara karşı toplumun kendi kendisini özgürce yönetebilmesi, kendi geleceğine karar verebilmesidir! Parti program ve tüzüğü bunun tapusu, CTP’li her yoldaş bu tapunun sahibi ve koruyucusudur!
CTP’lilerin, CTP içerisinde yeterince değer bulmadığı, sorunlarına çare üretilemediği, siyasi aile duygusunun yitirildiği, dayanışmanın yok olduğu bir hastalık döneminden geçiyoruz. Bu sorun hepimizin sorunudur.
Ömrünü CTP ile, CTP nin mücadele ilkeleriyle anlamlandırmış hiçbir yoldaşımıza “olmasa da olur ” gözüyle bakılamayacağı gibi, “genişleme”, “kitleselleşme”, “merkeze kayma” adı altında partimizin değerleri yozlaştırılamaz! Ömrünü özgürlüğe, demokrasiye, çözüme, barışa adamış hiçbir Kıbrıslı Türk’ün iradesi, hakimiyetçi / müdahaleci güçlerin ellerine teslim edilemez. “Yavaş yavaş sulandırma”, “yavaş yavaş alıştırma”, “yavaş yavaş kabullendirme” yöntemleriyle CTP’nin “başkalaştırılmasına”, CTP’lilerin CTP’den uzaklaştırılmasına, yabancılaştırılmasına kimse göz yumamaz!
Demokrasi, kolektif mücadele, dayanışma ve en küçük birime kadar örgüt ve örgütlülük ! CTP’yi CTP yapan değerler sadece ve sadece bu unsurlarla birlikte hayat bulabilir. En yaşlısından en gencine CTP’iler demokratik örgüt disiplini ile BEY yönetimini , daha sonra da parti devlet bütünleşme rejimini on yıllar içerisinde ağır bedeller ödeyerek geriletmiş, demokratikleşmeyi yükseltmiştir.!
CTP, içine sokulmaya çalışıldığı cendereyi parçalama, önüne çekilen setleri yıkma gücüne sahip yegane partidir! CTP’yi yeniden toplumun siyasi, ahlaki ve vicdani pusulasına dönüştürmenin yolunu uzaklarda aramamıza gerek yok! Tüzük ve programımız, tarihten süzülerek bugünlere getirdiğimiz yoldaşça dayanışmamız, en küçük toplumsal birime kadar erişme kapasitesine sahip örgütümüz, göreve çağrıldığında sokakları, meydanları dolduracak gençlerimiz, kadınlarımız, yaşlılarımız bizim en büyük ve en güvenilir gücümüzdür…
Onların yeniden ve güçlü biçimde Partimizin etrafında kenetlenmeleri için duymak istedikleri tek bir cümle var: CTP barışın, çözümün, demokrasinin, emek mücadelesinin özgürlüklerin ve federasyonun teminatıdır! Tarihimizden, mücadelemizden süzülüp gelen bu cümle, her yaştan CTP’liyi yeniden heyecanlandırmaya, yeniden harekete geçirmeye yetecektir.
CTP dünümüz, bugünümüz ve yarınımızdır!
CTP evimiz, yurdumuzdur!
CTP emeğimiz, alın terimiz, tertemiz düşlerimiz, umutlarımızdır!
Biz ne başka bir yurt, ne başka bir ev, ne başka bir düş aramıyoruz. Biz evimizi, yurdumuzu, düşlerimizi kimseye teslim etmeyeceğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan ediyoruz.”
































