Köşe Yazarları

Çok önemli gelişmeler ve Havadis


Kıbrıs sorununda beklenmedik gelişmeler yaşıyoruz.

Özel temsilci Lute, “yavaş atın tekmesi” deyimine uygun davranıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri tarafından bu göreve atandığında “yine bir acemiye Kıbrıs sorununu öğreteceğiz” muamelesi görmüştü.

Atina-Ankara-Lefkoşa ekseninde sessizce yürüttüğü diplomasi nedeniyle eleştiriliyor, ser verip de sır vermeyen tavrı nedeniyle de kanıksanıyordu.

Bu da böyle uzun süre sürüp gitti.

Aslında sorun Lute’da falan değildi.

Crans Montana faciasından sonra girişilen doğal gaz hurucu, görüşmelerin de dengesini bozmuştu elbette.

Mısır-Yunanistan-İsrail “şeytan üçgeni” kurup da  ve Avrupa Birliği’nden “destekliyoruz” gazı alan  Anastasiadis Kıbrıs sorununu tam da bir “gaz sorununa” indireme başarısızlığını gösterdi.

Makarios dahil, “atalarının” tarih boyunca yaptığı hatayı tekrarladı ve Batı dünyasını yanına alarak Türkiye’yi dize getirebileceğini zannetti.

Fakat “ataları” gibi o da yanıldı.

Çünkü Batı dünyası için Yunanistan dahil bütün entelijiyans Türkiye’nin dörtte biri kadar etmez.

Türkiye Batı dünyasının en doğudaki müttefikidir.

Arada bir sorun yaşansa da vazgeçilmezdir.

Geçmişte, Sovyetlere komşu olduğu için vazgeçilmezdi, şimdilerde milyonlarca Suriyeliyi kendi topraklarında beslediği için vazgeçilmezdir.

Türkiye, mülteciler için kapıyı araladığında Avrupa’daki bütün hükümetler tehlikeye girer.

Aşırı sağ, yabancı düşmanlığı üzerinden prim yapar ve hükümetler el değiştirir.

Bu tespiti şu açıdan yapıyorum.

Rum tarafının bir garip Savunma Bakanı var ya ve ikide bir Avrupa’ya gidip de “savaş gemilerinizi Doğu Akdeniz’e gönderiniz, Türk savaş gemilerinin karşısına dikiliniz” diye davet yapıyor ya.

Anastasiadis ve bedbahtları hala anlayamadılar ki Batı onlara sadece “gaz” verir, asla ve asla Türkiye ile çatışmaz.

Bunu bilen Türkiye de Rum tarafının  tek yanlı ilan ettiği MEB’in yüzde yetmişini bloke edecek şekilde doğal gaz arama faaliyetlerinde bulunur.

***

Benim tespitim şu idi;

Anastasiadis, doğal gazı çıkarıp satana kadar Kıbrıs sorununu çözmek için yapılan görüşmeleri oyalayacak.

Zaten kendisi çekinmeden söylüyor;

Şimdi bir çözüme ulaşırsak ve Kıbrıslı Türkler siyasi eşitlik çerçevesinde veto hakkı elde ederlerse doğal gazda Türkiye’nin esiri olacağız.

Ama mesele bu kadar düz değil.

Siyasi eşitlik, Annan planında Anastasiadis’in kabul ettiğidir, öncesinde tüm haleflerinin onayladığıdır.

Bizans kurnazı tacirler gibi siyasi eşitliği ortadan kaldırmak için doğal gazı bahane etme numarası sökmedi.

Çok güvendiği Batı dünyası görüşmelerin yeniden başlaması için tavır koyup Lute’a destek verdi.

Lute da sürpriz bir şekilde Lefkoşa’ya otağ kurup liderleri bunaltacak şekilde mekik diplomasisi yaptı.

Nihayette de her iki lider, Lute’un direktiflerine uymak zorunda kaldı.

***

Tüm bu gelişmelerin detayları Havadis gazetesinde yer aldı.

Rum basını her zamanki gibi “senaryo yazmakla” meşguldü.

Bizimkiler ise olup bitenlerden bir haberdi.

Doğru bilgi ve haberin kaynağı her zamanki gibi Havadis oldu.

Olmaya da devam edecek çünkü Kıbrıs sorununda çok önemli gelişmeler vardır.

Havadis’i izlemeye devam ediniz…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı