Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıManşet

BÜYÜKELÇİLİK, VAKIFLAR İDARESİ VE DAMAT…

Günler geçer, gündemler değişir, biz gazeteciler unuturuz ama gerçekler değişmez ve orada durur.

Vakıflar İdaresi’nde yaşanan gerçekler de değişmedi ve orada duruyor.

“Vakıflar İdaresi’nde usulsüz işler oluyor, Başbakanlık Denetleme Kurulu’nu devreye sokunuz” dedik ama Başbakan’dan tıs çıkmadı.

Her ne halse bu konuyu konuşmak da istemiyor.

Piyangolar Birimi için, sosyal medyada yazılan bir eleştiri üzerine Başbakanlık  Denetleme Kurulu’nu Piyangolar Birimi’ne gönderen Başbakan, Vakıflarla ilgili onca belge ve iddiaya rağmen harekete geçmiyor.

Vakıflar Müdürü İbrahim Benter de Başbakan’ın bu “pasif” durumundan cesaret almış olacak ki Yönetim Kurulu’na baskı yapmaya başladı.

Neyin baskısı biliyor musunuz?

Bu köşede detaylarıyla yazmıştık, hani Mağusa’da Vakıflara ait bir evi kiralayıp de kirasını ödemeyenler vardı.

vakıflar idaresi

 

Vakıflar İdaresi Yönetim Kurulu da Müdür Benter’in ısrarı sonucu kira borcu olan 25 bin 340 sterlini silmiş ve evi boşaltmaları için de üstüne 44 bin 650 sterlin hava parası ödemişti.

Bu, Vakıfların tarihinde görülmemiş, duyulmamış bir durumdu.

Vakıfların kira borcu silmesi mümkün değildir.

Vakıfların kendi mülküne hava parası ödemesi dehşet birşeydir.

Vakıfları çok iyi idare ettiğini iddia eden ve memleketin tüm televizyonlarında her gün onlarca dakika reklama çıkıp yaptığı yardımları insanların gözüne sokan pek maharetli müdür işte vakıfları böyle yönetiyor.

Vakıfların yüzlerce yıllık tarihinde olmayacak “icraatlar” imza atıyor.

Başbakanlık Denetleme Kurulu devreye girmedi ama şükür ki başka kurumlarımız da vardır.

Yüksek Yönetim Denetçisi yani Ombudsman devreye girdi ve Vakıflar ’da soruşturma başlattı.

Ombudsman müfettişleri Vakıflar İdaresi’ne gidip de belgeleri isteyince Müdür Benter büyük bir panik yaşadı.

Hala yaşıyor.

Önce, koşa koşa elçiliğe gidip “beni kurtarınız” demiş.

Konu Ombudsman olunca hiçbir şansları yok.

Sonra Yönetim Kurulu’na baskı yapmaya başlamış.

Yeni bir karar alsınlar ve durumu kılıfına uydursunlar diye.

Fakat, Yönetim Kurulu direniyor.

Görünen o ki Benter’in istediği olmayacak.

 

***

 

recep günaydın

Recep Günaydın.

Tespit edebildiğim kadarıyla “malum” faaliyetler yapan ESKAD’ın yöneticilerinden, Yeşilada Vakfı Başkanı ve yenilerde Türkiye Kızılay’ının KKTC temsilcisi.

Ayrıca, Vakıflar İdaresi Müdürü İbrahim Benter’in damadı.

Çok şanslı bir damat olmalı ki kısa sürede bir hayli mülke ve makama sahip oldu.

Yenidüzen gazetesinin haberine göre ismi çok da bilinmeyen Yeşilada Vakfı (ki Vakıflar İdaresi’ne bağlıdır) Lefkoşa surlar içinde büyükçe bir bina alıp “öğrencilere kurs vereceğiz” iddiasıyla faaliyetlerine başladı.

Başladı da yasa dışı bir şekilde.

Eğitim Bakanlığı “izniniz yoktur” diyerek uyardı.

Şimdi buradan sorulması gereken “o binayı nasıl adınız, Vakıflarınsa hangi ihaleye göre size kaldı, satın almışsanız, hangi kaynaktan gelen parayla aldınız” şeklindeki sorulardır.

Bu soruları sormayacağım.

Belli ki damadın tıpkı kayınpederi gibi cevap verme kültürü yoktur.

Yoktur çünkü damat yazdığım iki satır yazı için Havadis’i dava etti.

Üstelik Havadis’ten 200 bin lira gibi bir para istiyor.

7 Ocak 2019 tarihinde yani yaklaşık 3 ay önce yazdığım iki satır yazı aynen şöyleydi;

Küçük bir not ile başlayalım. Bir tarafa kaydedin, önümüzdeki günlerde lazım olacak: Türkiye’deki Kızılay’ın KKTC Temsilcisi, Aralık ayının son günlerinde, toplam bedeli 110 bin Euro olan 2 adet BMW araç satın almış. Ayrıca hesaba da 50 bin Euro geçmiş. Bu araçları kendi adına mı yoksa Kızılay temsilciliği adına mı alındığını öğrenemedim. Dediğim gibi yazın bir kenara önümüzdeki günlerde gündeme geldiğinde “vay be öyle mi” dersiniz.”

Tam da “vay be öylemilik” bir durum.

KKTC Kızılay’ı varken ve son derece iyi çalışmalar yaparken, torpille Türkiye Kızılay’ının KKTC Temsilciliğine atanan damat palazlandı ve sağa-sola saldırmaya da başladı.

Damat ile Kayınpeder ’in Vakıflar İdaresi’nde ne işler çevirdikleri başka bir yazıma konu olacaktır.

Ama bir kez daha belirtmeliyim ki şükür ki bu memlekette bağımsız ve hukuka bağlı devlet kurumları vardır.

Ombudsman gibi…

***

Ve kısa bir soru; Türkiye Cumhuriyeti’nin Lefkoşa Büyükelçiliği Recep Günaydın için “diplomatik dokunulmazlığı vardır, her türlü işinde yardım edilsin” diye bir yazı gönderdi mi?

En kısa sürede cevap bekliyoruz…