Köşe Yazarları

Bu ne iğrenç bir propagandadır…

UBP İskele Milletvekili Önder Sennaroğlu üretim sektörünün batırılmak istendiğini iddia ediyor.

Burada kritik ifade “istendiği”dir…

Son günlerde benzer söylemler, farklı kesimlerden de geliyor.

Bilerek mi, yoksa lafı yuvarladıklarından mı, dikkat çekmek için mi bilmem, ama tutturdular giderler…

Yani açık söyleyim, tekrar etmeye dilim varmaz, o derece iğrenç bir söylem geliştirildi.

Devleti batırmak isterler…

Memuru batırmak isterler…

Tarımı batırmak isterler…

Hayvancılığı batırmak isterler…

Yani kasıtlı olarak (!)

Neymiş maksat?

Hükümet her şeyin batmasını istermiş, KKTC mahvolmalıymış ki, anlaşmaya mecbur olalım…

Dedim ya iğrenç. Başka bir sıfat bulamıyorum.

Bu çirkin ve hadsiz propagandanın taraftarı da az değil ha…

Bakın sosyal medyadaki yorumlara, atıp tutmalar gırla.

Zam yapılıyor, “daha beter olalım diye”…

Önlem alınıyor, “daha beter olalım diye”…

“Bunlar Türkiye’nin desteğini de istemez”…

“Bizi Rum’a mahkum edecekler”… (!)

Bırak ki hükümet canını dişine takmış, daha ne yapabilirim derdinde…

Bakanlar sıradan Ankara’ya gidiyor…

Hükümet programı ortada…

Bir önceki dönem yapılmayan projeler, yeniden yapılandırmalar hepsi yapılacak diye sözleri var. Bunlar mı yıkacak devleti?

“Yok, bu propaganda güzel, bizi hedefe yakınlaştırır”…

Bakıyorum, çoğunluk UBP kökenliler.

Fırsatı yakaladılar ya, en mantıksız, en mesnetsiz propagandaları bile yapabiliyorlar.

Toplumun huzuru bozulurmuş, hani şu ‘kanlarının son damlasına kadar’ inandıkları “milli dava” zarar görürmüş, ne önemi var, bunlar gitsin de nasıl giderse gitsin, ama biz gelelim, hem de en erken tarafından…

Tamam be kardeşim de siz bu kadar aciz misiniz?

Hükümet onu batırmak ister, bunu batırmak ister de, siz bu kadar kolay mı teslim olacaksınız?

Kendilerine güvenleri bile yok.

Nereden baksan saçma, mantıksız.

Ama inananı var.

Yazık. Bırakın KKTC’yi, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun bile farkında değiller bunlar.

Varsa yoksa şark politikası.

Yapanların yine bir çoğu da genç insanlar.

Yüz yıl da geçse, bu ülkede politika yapma işi bir adım öte gidemeyecek.

Utanç verici…

 

 

YERİN KULAĞI VAR

ANLAŞMA İKLİMİ VAR MI?:

Guterres’in,  “stratejik anlaşma” hedefine yöneldiğine dair haberler yeniden çıkmaya başladı. Bundan iki ay önce şöyle yazmıştım; “Sözde, bu defa Genel Sekreter,  kendi adıyla anılan çerçeve dahilinde, geniş çaplı bir uluslararası anlaşmanın imzalanmasını öngörmekteymiş. Ara anlaşmadan, ön anlaşmadan da önce… Yani garantörler, taraflar ve ABD ya da AB gibi güçler… Onun için stratejik diyorlar. Prensipler içeren bir belgenin imzalanmasından sonra, altının doldurulması gelecekmiş”. Şimdi anlaşmanın derhal referanduma götürüleceği de eklendi. Sizce böyle bir ortam var mı? Bence yok…

 

CİNDORUK’UN DEMOKRASİ ANLAYIŞI:

Eski siyasilerden Hüsamettin Cindoruk Türkiye’de yayınlanan bir dergiye verdiği röportajında, “Kıbrıs bugün Türkiye’nin başındaki en büyük derttir. Kıbrıs’ta çıkmaza girdik. Bugünkü Kıbrıs idaresindeki Mustafa Akıncı Cumhurbaşkanıdır ama bir Türk milliyetçisi değildir. Rauf Denktaş bir Türk milliyetçisiydi… O bir Kıbrıslıydı. Kıbrıs’ın menfaatlerini düşünüyordu”demiş. Yılların darbe mağduru, hala demokrasiyi anlayamamış, dünyaya kapkara gözlüklerle bakıyor. Öyle gelmiş, öyle gider…

 

ÇARE YOK:

Sendikalar pahalılığı protesto etmek için eylemlere başladı. KTOEÖS dün Meclis önünde, zamların geri alınmasını ve euro’ya geçilmesini istedi. Zamların geri alınması konusuna birşey diyemem ama,

euro’ya geçmenin hayal olduğunu onlar da biliyorlar. Taşıdıkları bir bir pankartta “Kendi kendimizi yönetmek, toplumsal yok oluşa dur demek, çözüm ve kalıcı barış için mücadelemiz sürecek” diyen eylemciler, çözüm talepleri konusunda keşke aynı pankartı  Anastasiadis’in ofisinin önünde açsalardı. Olası bir çözüm için ayak sürüyen, işi yokuşa süren o…

 

LEDRA PALAS KAPISI AÇILAMAZ MI:

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Atakan, Metehan sınır kapısındaki yoğunluğu giderecek bir proje çalışmasının başlatıldığını söyledi. Bu trafik böyle devam ederse, büyük eziyet tabii. Benim aklıma gelen, Ledra Palas kapısının da hiç olmazsa bir süreliğine araç trafiğine açılması. Acaba bu da düşünülmüş müdür? Yoksa Rum Yönetimi vatandaşlarının kuzeye daha çok geçmelerini teşvik etmek istemediği için böyle bir şeye izin vermez mi? Bilmem? Belki de olur…

 

YA DİĞERLERİ:

Çalışma  ve  Sosyal Güvenlik Bakanı Çeler Kıbrıs Postası TV’de, “Otelde, cafede, restoranda vb. turizm alanındaki sektörlerde çalışanlara ek maaş desteği yapacağız. Rakam vermek çok doğru olmaz. Ama 1000-1.500 TL arasında bir para söz konusu olacak” açıklaması yaptı. Güzel bir uygulama ama, diğer sektörlerdekiler üvey evlat mı Sayın Bakan. KKTC vatandaşı olup da sıcağın altında, hiçbir güvencesi olmadan, üç beş kuruşa çalışanlar ne olacak. Neden ille de turizm sektörü…

 

MÜŞTERİ OLMAYINCA:

134 CAS çalışanı eylemlerini Başbakanlık önüne taşıdı. Çalışanlar adına açıklama yapan  ve “bizi devlete alsınlar demiyoruz” diyen Okan Eroğlu, “CAS yaşasın, biz de işimizin başına dönelim ve devlete katkısı olan, örnek bir şirket olalım” dedi. İyi de müşterisi olmayan bir şirket nasıl ayakta kalabilir? Tek çare, KTHY’deki gibi bu 134 kişiyi de devlete istihdam etmesidir ki, o da şimdilik pek mümkün görünmüyor…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Fırat Ataser: Alsancak Belediye Başkanı Ataser, sosyal medyada yayınladığı mesajda “Biz Alsancak Belediyesi olarak devletimizin başlatmış olduğu çalışmaya yardımcı olmak için fiyat denetleme yetkisi bizde olmamasına rağmen elimizi taşın altına koyup yardım etmeye varız” diyor. Malum, 12 müfettişle piyasa denetlenemiyor. Fırsatçılık, stokçuluk, ahlaksızlık aynen devam. Bir geçici düzenlemeyle belediyeler de denetimin içine sokulamaz mı?…

DİPTEKİLER

Spor Mu, Katliam Mı?: Av mevsimi yine açıldı. Yüzlerce avcı kendilerince “spor”, bana göre “katliam” için yine kendilerini dağlara, ovalara vurdu. Özellikle bu sıcak havalarda bir damla su bulmak için ortaya çıkan kuşları vurmak, bellerinde öldürdükleri yüzlerce kuş ile sosyal medyada fotoğraf paylaşmanın neresi spor, lütfen birisi çıkısın ve anlatsın… Yasak olmasına rağmen tavşan bile öldürdüler. Yazıklar olsun.

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı