Köşe Yazarları

Brexit kararları ile ayrılık gerçekleşti






Hafta içinde Avrupa parlamentosu tarafından onaylanan Brexit, 31 Ocak gecesi saat 23’te kesinleşerek İngiltere – AB ayrılığı gerçekleşti.

AB Konseyi Başkanı, AB Komisyonu Başkanı, ve Avrupa Parlamentosu Başkanı Cuma günü basın toplantısı düzenleyerek özetle AB ve İngiltere için tarihi bir gün olduğunu, yeni bir dönemin başladığına dair beyanatlarda bulundular. Bu konuda Brüksel’de tören düzenlenerek her bir başkan kendi görüşlerini açıkladı. Genel olarak üzüntülerini ve gelecek için İngiltere ile ilişkilerinde iyimser olduklarını ifade ettiler.



İngiltere’nin ayrılmasıyla 27 ülkeye inen AB ülkelerinin gelecek için tam bir birlik içinde hareket edeceklerini, geleceklerini paylaşacaklarını ve yollarına devam edecekleri mesajlarını verdiler.

AB Komisyonu Başkanı Leyen, İngiltere ile de işbirliği içinde çalışacaklarını ve İngiltere’ye Ortak Pazara erişim imkânı sağlayarak Gümrük Birliği Anlaşması imzalanmasını beklediklerini de söyledi.

Şimdi 2020 yılı, AB ile İngiltere arasında zorlu bir müzakere yılı olacak. Bu süreçte İngiltere ekonomisine olumsuz bir etki yaratmayacağı görüşleri ağırlıktadır.  İngiltere bu müzakere süreci ile birlikte devam ettireceği gelecek için ikili ticaret anlaşmalarına gitmesi sürecini yaşayacak. İngiltere hem AB üyesi ülkelerle teker teker hem de AB dışındaki diğer ülkelerle işbirliği ve ticaret, pazar anlaşmalarına gitmek durumundadır. Dikkat çeken husus ayrılığın açıklandığı gün sterling kurunun artmasıdır.!

İngiltere şimdiki 2020 yılı geçiş sürecinde Ortak Pazar’da olmaya devam edecek mal ve hizmet ticaretini devam ettirecektir.

31 Ocak gecesinde Brexit olayının tamamlanması, şimdilik sadece AB karar alma mekanizmalarından çıkmış olmasıdır.

  1. Johnson anlaşmanın 2020 yılı içinde, ve süresinde bitmesini istemektedir. Yani bu konuda daha acelecidir. AB yetkilileri ise anlaşmanın 2022’ye kadar uzatılabileceği mesajlarını vermektedir.

Tabii ki anlaşma ile sürecin tamamlanması her iki taraf için de daha yararlı olacağı cihetle sonunda ortak noktada buluşacakları görüşündeyim. Brexit için seçimlerden önce anlaşmalı mı anlaşmasız mı tahminleri yapılırken, sonuçta anlaşmalı olacak şekilde bir formüle ulaşılacağını yazmıştım o dönemde. Yine aynı görüşteyim. Çünkü tarafların demokratik ve diplomatik kanalları kullanarak ekonomilerini,  çalışma verimini ve halkın huzurunu bozmak istemeyecekleri konusundaki görüşleri ağır basacaktır. Çünkü sonuçta zararlı çıkacak olan yine kendileridir.

Esasen İngiltere’nin erken çıkma isteğinin, karşı tarafça karşılanmaması durumunda, yani anlaşmasız çıkış halinde İngiltere ya Dünya Ticaret Örgütü’nün gümrük tarifelerine göre veya AB’nin tek taraflı koyacağı kurallara tabi olması gerekeceği cihetle bu ihtimal zayıf görülebilir.

AB ile uyumlu bir ticaret politikaları geliştirecekleri kuvvetli bir ihtimaldir.

Bir de finans merkezleri ve finans şirketlerinin hangi tarafa kayacağı ve gücün ne tarafa gideceği konuşulmaktadır. Resmi bir açıklama görülmese de İngiliz basınına göre Brexit olayının başlangıcından sonra bir çok finans şirketinin ve önemli miktarda kaynağın Avrupa ülkelerine kaydığı yayınları vardır.

İngiltere’nin diğer alacaklarını düştükten sonra 30 milyar sterling’lik bir paranın AB’ye ödeyeceği ve bu yıl başlangıç olarak 13 milyar sterling gibi bir paranın ödenmesi söz konusu edilmektedir. Bu da AB sürecinde yararlandığı Fon’larla ilgili .

Tabii ki para – finans,  ticaret ve pazar konuları dışında serbest dolaşım, iş, ikamet, vize konuları var ki bunlar da çok önemli. Vizenin bu yıl aynı şekilde devam edeceği, ancak gelecek yıl 3 aya kadar ve turizm için gelecek AB vatandaşlarından vize istenmemeye devam edileceği ancak iş veya ikamet işlerinin izne tabi olacağı konuşuluyor. Bu konularda iki tarafta da henüz netlik olmadığı cihetle bu yıl içinde AB ile İngiltere arasında yapılacak müzakereler sonucunda netlik kazanacağı görülmektedir.

Her halükârda İngiltere,  Brexit’e gitme gerekçelerinden biri olarak kendi vatandaşlarının AB’deki istihdamına karşılık,  kendi ülkesinde istihdam ettiği AB vatandaşlarının 3 veya 4 misli fazla olmasından dolayı vatandaşlarında işsizliğin arttığı nedeni de vardı. Bir de AB-İngiltere arasındaki dış ticarette durumun İngiltere’nin aleyhine olduğu ve yükü fazlasıyla çektiği, gerekçelerinden diğer biri idi.. Dolayısıyla müzakereler bitene kadar bu konuların netlik kazanması beklenmemeli.

Yine de kapıların karşılıklı olarak belli şartlarda aralık kalacağı mantıken daha mümkün görülmektedir.  Bekleyip göreceğiz.

.







Başa dön tuşu