Köşe Yazarları

BÖYLE YÖNETİM ANLAYIŞI OLUR MU?



Geçmişte bizim kuşaklar şimdilerde zaten insanın doğasında var olan “eleştiri hakkına”  “tenkit etmek” derlerdi. Nitekim 1967’lerde Bozkurt gazetesinde yazmaya başladığımda, sahibi rahmetlik Cemal Togan, “tenkit olacak ama yapıcı olacak” derdi bana..

Tabi hiç anlayamazdım. Bizatihi “eleştirmenin” ayni zamanda nasıl “yapıcı” olacağını!

Çok sonraları “provokasyon” kelimesi ile tanışınca, “düşünce özgürlüğü adı altında “hiziple yıkıcı” olmanın da da bulunduğunu çok sonraları anladımdı!. “Eleştiri” adı altında ortaya atılan “yalan yanlışların” nasıl toplum katlarını bir virüs gibi kemirip tükettiğini de!

Fakat yıllar sonra anladıklarıma şunu da kattımdı: “İyi yönetimlerde o virüsün yaşaması mümkün değildir!” Şöyle ki:

DÜN de köşesinden kıyısından sözünü ettimdi. Biliyorsunuz: “İngiltere’den uçakla KKTC’ye getirilen ve 14 gün süreyle karantinaya alınan üniversite öğrencilerimize tahsis edilen “yurtla” ilgili şikâyetleri bahane eden bazı “provokatif kesimler” hükümeti top ateşine tuttulardı.. Çünkü istedikleri, “başarısızlığını” çakacak hükümet imajı yaratmaktı! Başardılar da! çünkü Hükümet uçakla İngiltere’den öğrencileri getirecek başarıyı gösterirken, 14 gün kapısından bile başlarını dışarı çıkaramayacak gerçeklerde “karantina” olarak tahsis edilen yurt o koşullarda kalınacak “ikametgâh” olamazdı! Yani ne? Eleştirilip provokosyana kapı açan bizzat Hükümetin kendisi olduydu!

NİTEKİM geçen gün de benzeri bir yeni olayı işittimdi. İngiltere’den ikinci kafileyi oluşturan öğrencileri KKTC’ye getirecek Hükümet, (bugün gelmeleri bekleniyor) ayni hataya düştü. Ve Güzelyurt’ta bir kız yurdunu “karantina” olarak hazırlayıp öğrencilere tahsis etti! NE var bunda demeyin! Bu yurt her halde Kız öğrencilerin kalacağı düşünülerek hem tesettürü  hem de ahlâki bazı anlayışları dikkate alarak inşa edildi.. Nitekim dışarıdan içerisinin gözükmemesi için pencereleri mahpushanedekiler gibi küçük yapıldı.. Balkonları da olmayan, izbe hücreler misali odalardan oluşturuldu!

Yani  Yurt bile olamayacak bu kasvetli bina İngiltere’den gelecek ikinci Kafile öğrencilere 14 gün süreyle kalacakları yer olarak tahsis edildi! Ki nefes almak isteseler bile alamayacaklar!

Tabi ilk kafilenin yerleştirilmesinde olduğu gibi yine kıyametler koptu!

…PEKİ ama oteller bomboş dururken Neden hükümet öğrencilerin kalacakları yer tespitinde  “Eğitim Bakanını” da devre dışı bırakarak görevi Ulaştırma Bakanı Atakan’a havale etti? Şunu söylettirmek için mi? “Ey veliler ey provokasyon fırsatçıları işte ısrarla bir hata daha yapıyorum haydi koyun bizi tefe, çalın ki haşat olalım!” Başka türlü izahı olamaz çünkü herkesin İngilterelerde okkayla sterlin harcayarak okutmaya çalıştığı çocuklarını, “hapishane gibi kız yurtlarına tıkmanın tırnak kadar mantığı olamaz!

…BUNA karşın şimdilerde durum nedir bilmiyorum. Tepkiler üzerine yeni ve iyileştirici karar da alınmış olabilir. Fakat benim için geçmişi ve geneliyle “olay” eleştirilerden yakınan Tatar Hükümetinin (ve her zaman gelip giden hükümetlerin) önce kendilerini, kendilerinin eleştirmeyi öğrenmeleri gerektiğidir. “Ben yaparım olur” yok! Ne yani şimdi bize, “devlet öğrencilerden hıncını alıyor” mu dedirteceksiniz? Böyle Yönetim” anlayışı mı olur? ***


KISACA TAKILDIKLARIM

Önümüz yaz! Biliyoruz Kıbrıs’ta yaz cehennem sıcağıyla kaimdir! Kuraktır! Göletlerdeki sular varsa daha mevsim yarılanmadan buhar olur uçarlar!

Soracaktık: Ne oldu TC’den gelip Geçiköy barajına akan suyu deniz altından nakleden borudaki arıza? Üstelik tam da Koranavirüs gibi bir salgının yarattığı “olağanüstülüğün” yaşandığı bir devrede! Bu konunun hiç şakası yok susuz kalırsak bunun da sorumlusu “Tatar Hükümeti” olacaktır!

**KORANAVİRÜS iki “kuşağı” fena halde mağdur etti.  “Yaşlıları ve çocuklarla eğitim çağındaki gençleri!”

Yaşlıların canına kast etti, öğrenci durumundaki çocuklarla gençlerin de eğitim haklarını çaldı!

Her iki olayın telafisi yok! Ölenler bir daha geri gelmeyecek.. Bari genç nesil öğrenciler kurtulsun.

Her ne kadar bizim Hükümetler iki işi bir koltuğa sığdırmazlarsa da Eğitim Bakanı bugünden plan programlarını yapmalı öğrenci velilileriyle paylaşmalıdır.

ÇÜNKÜ: Çok iyi biliyorum. Bizim “yönetim ve icraatlar huyumuz” bu konuda da “hele virüs bir sonlansın o zaman karar veririz ne yapacağımıza” düşüncesinden öteye tırnak kadar bile geçmez!

Buna karşılık “tüm alternatifler de dikkate alınarak örneğin “A,B” gibi planları hazırlamak zorunda olduğumuzu zannediyorum..

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı