Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

BÖLÜK PÖRÇÜK BİR DÜNYA VE KISACA TAKILDIĞIM. (BELEDİYELER.)

Henüz Rusya Ukrayna savaşının söz konusu olmadığı yakın geçmişte yine de 2022 yılının zor bir yıl olacağı söyleniyordu.

Tabi ki “böylesi bir savaş ” düşünülmüyordu.

Nitekim her zamanki gibi Avrupa Birliği NATO şemsiyesi altında kendini güvende hissediyordu…      Amerika o devasa gücünün üstüne yatıyor keyfiniçıkarıyordu…                                                                Uzak Doğu’daki Çin ile Japonya aklın havsalanın alamayacağı bir teknoloji patlamasında  yaşarlarken para kırıyorlardı…

PEKİ ya bu savaş? Neyin nesiydi diye düşünmez misiniz?                                                                                       Elbet türlü çeşitli nedenleri dizi dizi sıralanıp söyleniyor da hani NATO hani BM’ler hani demokrasi, insan hakları, hani büyük güç Amerika diye düşünmez misiniz?                                                                                       NERDE  bu yıllar yılıdır dünya ülkelerini çatır çatır bloklara ayıranlar?                                                                       “Demokratik” yada “Komünist” veya “Diktatör ülkeler” olarak sınıflandırılıp  kimilerini yanlarına alırlarken kimilerini dışlarında düşmanları olarak fişleyenler!

Ki işte bu “insanlık”  şimdi savaşıyor!  Ülkeler bir kez daha bloklaşıyor.. Ayrışıyor kamplaşıyorlar!                  ARTIK bu dünyada “böylesi savaş olmaz” diyenler büyük bir yanılgıya düşerlerken tüm “blokları, ittifakları, birlikleri kartondan kaleler gibi yıkım yıkım yıkılıyor!                TAM  bir insanlık faciası yaşanıyor! Uluslar  arası ittifaklara  karşın  dünya insanlığı  “savaş ve ölüm olasılıkları ” korkularında titreşiyor!                                     VE TUTUN ki insanlık  21. Yüzyılda bile   “fi tarihinde” Roma arenasında yapılan  savaş oyunlarını izlercesine yine naralar atıyor yine korkularda çığlıklar kopartıyor!

Tüm bunlara karşın yine de  kendimi sorguluyor ve soruyorum:

***

“SANA NE BE ADAM!” “Sen kendi işine, önündeki aşına, siyasi konumuna, beterince artan pahalılığa, çoluk çocuğunun nafakasına baksana!…”

BÖYLESİ bir yargıyı sürdürmek için pek çok  nedenler vardır da artık bu dünya  o eski dünya değil!         Artık dışımızda da olsa savaşların, doğasal felaketlerin  esintileri  bile bizi de savurmaya yetiyor! Kaldı ki artık dünya ülkeleri de etki tepkilerde büyüyor yada küçülüyorlar!                                                                                      ***                                                SUCUOĞLU hükümetine   şimdilerde  bu düşüncelerle bakıyorum.. “Çünkü işi çok zor hem de çok zor”  diyorum!

HER ne kadar kendinden önceki Hükümetler gibi  vadesi dolduğunda gidecek de daha yeni gelmişti!         Meclis Başkanını bile daha dün seçmişti…           Önünde Belediyeleri Birleştirme programı vardı.. Pandemi vardı.. Hava alanı limanlar vardı…

MEMLEKETİN yolları, imarı iskânı, çevre kirliliği, gitgide artan uyuşturucu trafiği, bu trafiğe nazire artan trafik kazaları,  büyümekte olan işsizlik, inşanca yaşama cevap vermeyen asgari ücret!

Kİ MÜJDEMİ isterim! Yerel Yönetimler Seçimleri kapının ardında. Şimdiden kampanyaları başladı bile..

Mesela Mağusa’da daha önce de “köşemde” haberini verdiğimce “Dr. Süleyman Uluçay Belediye Başkanlığına resmen aday olduğunu açıkladı…

Açıkladı da hemen ve “kısaca takıldığımca” bir  haber daha vereyim:                                                                                                              ***

KISACA TAKILDIĞIM: (BELEDİYELER BİRLEŞTİRİLİRSE!..) Geçmişte “Belediyelerin birleştirilmesinden” yanaydım.. Otuz Belediye bana her zaman “parça körçeliği” hatırlatıyordu..

Ne var ki zaman içinde bu “Belediyelerin nasıl tertemiz pırıl pırıl köyler kasabalar yarattıklarını bizzat görüp hizmetlerine ellediğimde mesela “birleştirmelerin kısıtlı tutulması galiba daha iyi olacak “diye düşünmeye başladım..

ADLARINI yazmayacağım.. Fakat on ikiye indirilecek belediyelerin  (ki Rum tarafında da benzer çalışmalar vardır) kendilerine bağlanacak  Belediye yörelerine yeterli hizmeti götüremeyeceklerini; götürmeye çalışsalar da bütçesel giderlerini karşılayamayacaklarını düşünüyorum..

***

ÖZELLİKLE de  bu olağanüstü ortamlarda!  Akaryakıt zammından sonra!  Ki taksi ile seyahat lüks oldu!

Hele bu pahalılık ortamında!. Merkezi Belediye ekiplerinin kilometrelerce ötelere araç gereçlerle hizmet götürmeleri tutun ki “astarının yüzünden pahalıya çıkacağı” yeni bir sorun getirecek..

KALDI Kİ: Belediyeleri birleştirseniz de kilometrelerce ötelere belediye hizmetlerini götürürken bir yandan da o “hizmet götürülen yerlerde” yine de ilgili sorunlar ve belediye işleri  nedeniyle yine  bir “daire” ve o dairelerde görevlendirilecek personele ihtiyaç olacak.                                                                              Kaldı ki hizmet alanları genişledikçe daha çok işçiye, emeğe, araç gerece ihtiyaç duyulacak..

Yani Belediye sayılarını azaltmak özellikle bugünkü ekonomik koşullarda pahalıya mal olacak…

Tabi ki ve her halde tüm bu hesap kitaplar yapıldı ki Sucuoğlu kararımız karar “birleştireceğiz” diyor.. İnşallah başarılı olunur…