Turizm ve Çevre Bakanlığı Ormanlardaki çam kese böceği ile mücadele için, ihaleye çıktı.
Öyle bir süreç ki…
Kafalar karışık.
Herkes de işin içinde…
“Yahu ne oluyor?” diye sağı solu aradım.
Devlette görevli isimlerle konuştum…
İşin uzmanlarına sardım…
Bildiğimiz “ihale işleri…”
Ormanlar kuruyacak…
Daha işin kavgasındayız.
Amaç, “Ormanlar için adım atmak” değil…
“İhaleyi kim alacak?” sorusu üzerinden bir tırmanış…
Tipik KKTC halleri…
İhale kime kalacak, kime özel ihale, o kısmı bilen yok.
Sadece bilinen…
Önce bir ihale şartnamesi hazırlanmış…
Sonra da “kişiye özel hale” getirmek için rakamlarla oynanmış…
Derlediğim bilgilere gelince…
Çam kese böceği ile mücadelenin tek yöntemi havadan ilaçlama mı, yoksa bir bütün içerisinde mi mücadele edilmeli?
Bunun için şu soruyu sormak yeterli: Dünya bunun için ne yapıyor, Türkiye ne yapıyor?
Türkiye entegre mücadele yöntemini seçti. Lokal mücadele yöntemi geliştirildi. Örneğin, ormanın bütününde değil ,bir alandaysa, o alanda lokal mücadele yapılır. Bizde de bunu Orman dairesi, gerek kendi ekibi ile, gerek hizmet satın alarak yapabilir.
Bunun için her tarafı gökyüzünden ilaçlamaya gerek yok…
Bol bol para harcanmış zaten
Türkiye, kend,s, mücadele yöntemini “çevreci” hale getirirken, bizim ülkemizdeki “vahşi” mücadele için bol bol para vermiş önceleri…
Sonra durdu. Neden?
Çünkü bu mücadele kendi ormanlarında yok.
Mücadele için fiyatlar fahiş.
Bunu göz önünde bulunduran TC Lefkoşa Büyükelçiliği, para vermeme konusunda karar aldı.
Orman Dairesi’nin mühendisleri ile de konuştuk.
Çam kese böceği ormanlar için nezle… Hastalık bile değil.
Yeterli adam ve ekipmanla mücadele edilebilir bir noktada.
Dünyada artık, uçakla biyolojik larvasit işlemi kalmadı.
“Yapılır” diyor bazı yuzmanlar, ama spesifik durumlarda, spesifik alanlara.
Bütün ormana atmak demek, gereksiz bir parayı havaya atmak demek.
Şartname neden değişti?
Ortada bir şartname var.
Diyor ki, “16 bin BTU” olacak ilacın gücü.
Sonra değiştiler ve 16 bin 800 BTU geldi.
Neden?
Kuşkular da burada başlıyor.
16 bin BTU herkeste var.
Ama 16 bin 800 BTU, diğerinden farklı.
“Yüzde 5 daha fazla atarsan, bu fark karşılanır. Bunun için şartname değişmeye ne gerek var?” diye soran var. Cevap yok.
Oran neden değişiyor?
Çünkü 16 bin 800 BTU her firmanın elinde yok.
Turizm Bakanlığı bu noktaya bakmalı.
Gerekçesi soruldu.
“Tecrübe istiyoruz” diyorlar…
Şartname çıktı, bir haftada değiştiler. Turizm bakanlığı “Neden?” sorusuna cevap vermeli…
Orman dairesi nerede?
Bu tartışmalar yaşanırken “esas muhatap” suskun.
Neden? Belli ki siyaet devrede…
Altını çizelim, “Orman Dairesi şartname ile oynadı” demiyorum.
“Turizm Bakanlığı” diyorum. Çünkü şartname, bakanlıkta değiştirildi.
16 bin ile 16 bin 800’ün farkı nedir? Akla gelen soru şu… “16 bin 80 BTU daha çevreci mi?”
Aksine, daha güçlü…
Kafalar karışık
Her halükarda…
Kafalar karışık.
Kötüsü…
Benzer konularda kimse açıklama yapmıyor.
Açıklama olmayınca da “torpil” söylemleri artıyor.
Bu da “uzmanların” devreden çıkarak, “siyaseti yakınlıkların” devreye girdiği imajını güçlendiriyor…
Turizm bakanlığı, Çevre Dairesi ve elbette Orman Dairesi…
Bu kafa karışıklığına daha fazla izin vermemeli…
































