Seyahat

BELÇİKA’NIN ORTAÇAĞ KANALLAR ŞEHRİ BRUGGE


Şubat ayında Belçika’nın başkenti olan Brüksel’e yaptığımız gezimizi 2 gün daha uzatarak rotamızı Avrupa’nın en güzel Orta Çağ kentlerinden biri olan Brugge’e çevirdik.

Belçika, bir başka deyişle Belçika Krallığı bir Batı Avrupa ülkesidir. Ülkenin; Fransa, Almanya, Lüksemburg ve Hollanda ile komşu olup kuzey batıda bulunan Atlas Okyanusu kıyısına kadar sınırı vardır. Ülke genelinde Brüksel merkez olmak üzere Flaman, Fransız ve Alman olarak 3 ana topluluğa ayrılır. Belçika’nın merkezi olan Brüksel dışında ise Flaman ve Valon bölgeleri 5 vilayete ayrılır. Bu eyaletler arasında bulunan Flaman eyaletinin başkenti Brugge olup bölgenin resmi dili ise Flamanca yani bir başka deyişle Flemenkce’ dir. Ülke, Avrupa Birliğinde olup kullanılan para birimi Avrupa para birimi olan eurodur.

9.cu yüzyılda Vikingler tarafından kurulan bu yerleşim yeri Flemenk dilinde Brugge, Fransizca’ da Bruges, Almanca’ da ise Brügge olarak bilinir. Şehrin ismi ’Liman’ anlamında olan ‘Brygji’ den türemiştir. Her ne kadar da Brugge Kuzey Denizinde olmasa da denize yakın olması nedeniyle liman kenti olarak bilinir. 11.yüzyılda Avrupa’nın ticaret merkezi durumunda olan bu yerleşim yeri günümüzde birası, birbirinden farklı tatlardaki çikolataları, birbirinden lezzetli waffle, yöreye has dantel işleri ve kanalları ile anılır.

 

NASIL GİDİLİR

Brugge kentinde havalimanı yoktur. En kolay ulaşım Ercan Havalimanı çıkışlı başta İstanbul, Ankara, İzmir Havalimanları olmak üzere Türkiye aktarmalı Brüksel şehrine yapılan uçuşlardır. Eğer Kıbrıs’tan aktarmasız uçuş istiyorsanız Larnaka veya Baf   Havalimanlarından Brüksel’e uçarsınız. Bu uçuşlarınız sonrası ise Brugge’ a tren veya kara yoluyla ulaşmak için alternatifleriniz vardır. Bizler, Brüksel’e Larnaka havalimanından yapacağımız uçuşumuz için biletimizi 8 ay öncesinden aldığımızdan gidiş /dönüş bilet ücreti olarak €30 ödemiştik. Brüksel gezimiz sonrası ise ‘Bruxelles Midi’ tren istasyonundan 1 saat süren hızlı trenler ile Brugge gidersiniz. Böyle bir tren yolculuğunun fiyatı €10 civarında olup biletinizi ya internet üzerinden veya önceden tren garlarındaki bilet ofisleri, otomatlardan alabilirisiniz. Avrupa’nın her yerinden bağlantı veren Brugge için farklı bir ulaşım alternatifi ise Amsterdam olabilir. Böyle bir yolculuk ise 1 saat 45 dakika sürmekte olup bilet fiyatları € 25’ dan itibaren başlar.

 

Brüksel’den konaklamalı aldığımız paket tur ile rehberimiz eşliğinde kenti henüz dolaşmaya başlamıştık ki göl kenarındaki kalabalık turist guruplarından ‘Şirin Şirin ‘diye ismimin çağrıldığını duyar gibi olmuştum. Her ne kadar da tuhafıma gitmişse de dönüp baktığımda gerçekten dünyanın çok küçük olduğuna ve hayatın tesadüflerle dolu olduğuna bir kez daha inandım. 1 yıl öncesi İsviçre turumuz sırasında Luzern’ e giderken ayni araçta seyahat ettiğimiz Amerika’ lı baba-kız bu kez de Amsterdam’dan katıldıkları günü birlik tur ile Brugge’ a gelmişlerdi. Tesadüf bu ya biz de Brüksel’den Brugge’ a geçmiş ve farklı turlarda olmamıza rağmen ayni noktada buluşmuştuk. Sürprizle başlayan günümüze kısa bir sohbetin ardından yollarımızı ayırarak turumuza kaldığımız yerden mutlu olarak devam ettik.

 

ŞEHİRDE GEZİLECEK YERLER

Minnewater Park: Brugge’ un girişinde bulunan bu yer en popüler ve en romantik yerlerden biri olup gölde yüzen ördekleri, beyaz kuğuları arka plandaki kulesi ve birbirinden güzel tarihi evleri ile gezilip görülmelidir. Şehrin içindeki kanallar günümüzde ulaşım maksadıyla kullanılmakta olup yörede turistik geziler de düzenlenir. 12.ci yüzyıl evlerinin arasında dolaşan pırıl pırıl kanalları ve renkli birbirinden güzel çiçeklerin bulunduğu çiçek pazarlarıyla   kendinizden geçeceğiniz romantik bir yerleşim yeridir. Brugge’a kanallarından dolayı ‘Kuzeyin Venedik’i de denmektedir. Yaklaşık 30 dakika süren kanal turunun fiyatı €6’dur.

 

Grote Markt: Bu bölgede inşa edilmiş Orta Çağ mimari yapısındaki binalar çok iyi korunmuş olup kafeler ve restoranlarla daha bir canlılık kazanmıştır.1302 yılında Fransa Kralına karşı başkaldıran Flamanlardan Jan Breyder ve Pieter de Connick’ in heykelleri burada bulunur. Bir dönemler Napoleon’ un adının verildiği bu meydan daha sonra adı kaldırılarak eski adıyla anılmaya başlanmıştır. Tarihi binaların arasında en ilgi çekeni ise 12.ci yüzyılda yapılmış Belfort veya Belfry olarak da bilinen Çan Kulesidir. 366 basamak tırmanacak gücünüz varsa kuleye tırmanıp muhteşem şehir manzarasına tanık olursunuz. Bu kule bir dönemler yangınları tespit etmek amaçlı gözetleme kulesi olarak da kullanılmıştı. Kule ziyaretçilere 09.30-18.00 arası açıktır. Giriş ücreti €12 olup Belfort Kulesine çıkışlar 50 kişilik guruplar halinde yapılmakta olup 50 kişi kuleden aşağıya indiği zaman yeni gurup kuleye alınmaktadır. Yaz aylarında kenti ziyarete gelen turistlerden dolayı uzunca süre sırada bekleyebilirsiniz. Historium, ayni meydanda bulunan ve balmumu heykelleri ile 15.ci yüzyıldaki yaşantıyı anlatmaya çalışan bir müzedir.

Burg Meydanı: Meydan adını şehri Viking ve Normanlardan korumak için yapılmış kaleden aldı. Günümüzde Meydan tarihi binaların yanı sıra düzenlenen festivaller ve konserler ile renklenir. Belediye ve resmi binaların yanı sıra Kutsal Kan Bazilikası ‘da burada bulunur.

Kutsal Kan Bazilikası: Bazilika alt ve üst şapeller olmak üzere iki bölümden ibarettir. 12.ci yüzyılda yapımına başlanan Bazilika 20.yy’da tamamlanmıştır. Romanesk tarzında inşa edilmiş olan üst şapel daha sonra Gotik olarak tamamlanmıştır. Bazilika içerisindeki sunak ise Barok tarzındadır. Kutsal Kan Bazilikası denmesinin nedeni ise Haçlı Seferi sırasında Brugges şövalyeleri tarafından Kudüs’ten getirilen Hz. İsa’nın kanının bir damlasının basıldığı bir bezin burada saklanmasıdır. Bu bez kapağı altın iplikle sarılmış ve mantarı kırmızı mumla kapatılarak melek figürleriyle süslenmiş bir cam altın silindirde Bazilika içerisinde muhafaza edilmektedir.

Liberty of Brugge: Şehrin adaletinin yönetildiği, altın heykelciklerle süslenen binası Stadhuis’in yan tarafında yer alır. İçeriyi gezmek fazla zamanınızı almaz. İçeride bulunan şömineye İmparator V. Charles adı verildiğinden onun adı ile anılıyor. Giriş ücreti €4’dur. City Hall’ un hemen yanında ise altın renginde Lady Justice kulesini görürsünüz. Kule 1232 metre yüksekliğinde olup şehrin en yüksek kulesi olarak bilinir. City Hall’ın yanında Paleis van het Brugse Vrije vardır. Burası dönemin yöneticileri tarafından saray olarak kullanılmıştır. Bu binanın üzerinde aslan ve ayıların bulunduğu bir heykel görebilirsiniz. Bu heykelin üzerindeki ayı halkı, aslansa o zamanın zengin sınıfını ifade ettiği söyleniyor.

 

ŞEHİR İÇİ ULAŞIM

Küçük bir yerleşim yeri olduğundan metro ve tramvay hattı yoktur. Şehir içi ulaşımı düzenli otobüs seferleri, bisiklet veya kanallardaki motorlu teknelerle yapabilirsiniz. Günümüzde Avrupa’nın pek çok ülkesinde olduğu gibi bu şehirde de bisiklet kültürü gelişmiş olup hayatın bir parçası durumundadır. Brugge’deki geziniz sırasında sizde bir bisiklet kiralayarak gezinizi hem daha güzel hem de daha zevkli hale getirebilirsiniz. Bir başka alternatifiniz ise Meydandaki faytonlara binerek nostaljik bir gezinti olabilir. Yürümeyi seviyorsanız şehri yürüyerek de gezebilirsiniz.

 

NE ZAMAN GİDİLİR

Haziran – Ağustos aylarında sıcaklıkların 17-25 C arasında seyrettiği dönemde Brugge ‘ü gezmek en ideal dönemdir. Kışı ve özellikle de lapa lapa yağan karda dolaşmayı seviyorsanız o zaman tercihinizi Ocak, Şubat aylarından yana kullanabilirsiniz.

 

NEREDE KALINIR

Brugge’da, konaklamanızı tercih edeceğiniz semte göre yapabilirsiniz. Tarihi merkeze yakın bir yer istiyorsanız Markt ve Burg sizin için idealdir. Alışveriş tutkunuysanız sizin için Sint -Andries bölgesi ideal olup otel rezervasyonunuzu bu bölgeden yapmanızı tavsiye ederim. Müze ve festivallerin yapıldığı bölgeye yakın olmak için ise Assebroel’ i tercih etmelisiniz. Özellikle yaz aylarında kentte konaklamaların daha yoğun olmasından dolayı otel fiyatlarında doğal olarak artış gözlenmektedir. Önceden yapacağınız rezervasyonlarla hem istediğiniz gibi tesis bulabilme şansınızın yüksek hem de bulduğunuz tesisin bütçeniz için daha uygun olacağından avantajlı olursunuz. Hotel Pannenhuis (3*), Crowne Plaza Brugge(4*)ve Holiday Home Bruges De Peppel (5*) farklı kategoride olan otellerdir. Rezervasyonlarınızı online olarak yapmak istiyorsanız www.booking.com sitesini tavsiye ederim.

 

HEDİYELİK NE ALINIR

Belçika deyince akla çikolata gelir de Brugge için gelmez mi? Pek tabii Brugge ‘de  çok çeşitli çikolatalar bulabilirsiniz. Çikolataların tadlarına ve ambalajlarına  göre fiyatlarında farklılık vardır. Pierre Marcolini, Markt Meydanında bulunan yörenin en iyi çikolata satan yerlerinden biridir. Bir çikolata canavarı olan ben farklı tatlardaki çikolataları denemeden ve yanıma almadan kentten ayrılmadım. Yörede yapılan danteller de meşhur olup Kıbrıs’ın Lefkara şemsiyelerini andıran dantel şemsiyelerden tutunda giysilere varıncaya kadar pek çok dantel işi alternatifiniz vardır. Her zaman olduğu gibi hem taşıması kolay hem de fiyatta uygun olan buzdolabı magnetleri de Brugge’den ayrılmadan alabileceğiniz bir başka hediyeliktir.

 

Çikolatası, danteli ve pırıl pırıl kanalları ile yüzlerce turistin uğrak noktası olan Orta Çağ Avrupa’sının bu şehrini hala gezip görmemişseniz gezmek için programınıza dahil etmenizi öneririm.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum ‘da buluşuncaya kadar sevgiyle kalınız…..

 

 

 

 

 

 

 

 

 




Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı