Köşe Yazarları

Beklenen oldu…






UBP kurultayının 1. tur sonuçları açıklandığı andan itibaren beklenen oldu.

İlk kez Havadis yazdı Özgürgün’ün çekileceğini…

Yine de, tersini düşünenler yok değildi.

Oysa tablo açıktı.

Değişim diyerek aday olanlar, Özgürgün’ü yerden yere vuranlar, hem adaylar hem onların destekçileri ikinci turda nasıl Özgürgün’e döneceklerdi ki?

Bu işin etik yanı… Ama tek etken değil.

Daha somut gerekçeler vardı. Bunların, Faiz Sucuoğlu ve Sunat Atun’un Ersin Tatar’a destek açıklamalarında açıkça gördük.

En başta, “iktidar olma güdüsü” geliyor…

Faiz Sucuoğlu en net şekilde söyledi zaten; “Bu değişim istencinin arkasında, UBP’nin iktidara gelmesinin istemi vardır”… Bu kadar açık yani…

Siyasette olan birinin ilk hedefidir iktidar olmak.

Parti tabanı, “iktidara gelmeleri için, Özgürgün’ün gitmesi gerektiği” görüşüne çoğunlukla oy verdi. Yüzde 72 civarında…

Ama Meclis’te çoğunluğu sağlayabilecek şekilde, Özgürgün’ün başkanlığında bir UBP ile koalisyon kuracak biri yoktu…

Dahası, Özgürgün gider gitmez, kendiliğinden yeni bir hükümet kurulacak düşüncesi gerçekçi değildi. Kimsenin, “UBP başkan değiştirsin, biz de onunla hükümet kuralım” diye bir derdi yok.

4’lü koalisyonun, kendilerinden kaynaklanan herhangi bir sıkıntısı görülmüyor.

Yaşanan kriz, ya da ülkenin ekonomik durumu da hükümetten kaynaklanmıyor.

Ama bir UBP üyesi, bunu düşünmez. Onlar, “belki zorlarız”ın derdindedirler. Bu biraz da ekonomik sıkıntıları sadece UBP ile aşabileceklerine inandırıldıklarındandır…

Demek ki “acil iktidar” birinci etken. Muhtemel iktidarda mevki pazarlığı konusunun da ikinci etken olduğu yorumları yapılıyor.

Kendileri bunu bize hiç bir zaman söylemeyecekler. Ama ihtimal dışı değil tabii. Adayların bakanlık, tabanlarının da buna bağlı beklentileri, eğer olsaydı ikinci turu etkileyecekti.

Diğer bir etken, ki o da çok fazla dillendirilmez ama, Eroğlu’nun etkisidir. İlk tur öncesinde değişimi işaret ettiğini unutmamak lazım. Sucuoğlu ve Atun’un neredeyse aynı dakikalarda(!) yaptığı açıklamaların gerisinde bazı görüşmelerden söz ediliyor. Hatta böyle bir görüşmenin gerçekleştiğini iddia eden yakınları da var…

Her neyse, şu anda Ersin Tatar, UBP’de bir değişimin sembolü oldu.

Ama gerçek değişim, feodal particilik anlayışını silebildiği gün olacak.

Siyasi görüşlerimiz asla uymasa da, ben böylesine geniş bir tabana sahip bir partinin adam kayırmacılık, partizanlık ve benzeri alışkanlıklarla Kıbrıs Türk siyasetinde devam etmesini, toplum için tehdit görürüm…

Ersin Tatar’ı çok yakından tanıdığımı iddia edebilirim. Ve onun bu gibi ayın oyun işlere fazla bulaşmayacağını da söyleyebilirim…

Önemli olan, alttan gelecek baskılara ve etki denemelerine direnip, zihniyet değişimini sağlamasıdır.

Ancak o zaman UBP’nin demokratik, adaletli ve hukuk düzeninde siyaset yaptığını söyleyebileceğiz…

Mevcut yapısını koruması halinde, başında kim olursa olsun, geçmişin tecrübeleriyle suçlanmaktan kendini kurtaramaz.

YERİN KULAĞI VAR

HÜKÜMET SENARYOLARI:

UBP Kurultayında yaşanan isim“değişim”i, yeni hükümet senaryolarını da beraberinde getirdi. Seçimlerden birinci parti çıkan ve 21 vekil kazanan UBP iktidar olacak ortak bulamamıştı. Özgürgün başkanlığındaki UBP ile, hiçbir parti koalsiyon yapmayacağını açıklamıştı. Şimdi üye düşünüyor, “değişim olduğuna göre, sırada iktidar var”…. Hele bir yeni başkan makamına otursun, daha ne senaryolar duyacağız…

ORTAKLAR AÇIKLAMA YAPSIN:

Herkes konuşuyor. Yeni yıldan önce UBP-HP hükümeti kurulacak fısıltıları. Bu senaryo bu kadar dillendirilirken dörtlü koalisyonu oluşturan parti liderleri, (özellikle de HP Başkanı) bu tür senaryolara itibar etmediklerini ve koalisyonu sürdüreceklerini açıklamalıdırlar.  Hani şuyuu vukuundan beterdir derler ya, gerçek olmasa da, kestirip atmazsanız, çıkan dedikodular adamı bitirir.

DİKKAT ÇEKTİ:

Özgürgün çekilme kararını açıkladığı basın toplantısında, yeni dönemde “tek başına iktidar”ı hedef gösterirken, Ersin Tatar, daha gerçekçi ve kısa vadeli bir hedef ortaya koyarak, “Parlamentoda muhalefetin dozunu artırmaktan” bahsetti. Tatar aslında bu noktada, partinin doğru dürüst muhalefet yapmadığı eleştirisi yapmış da oldu…

DESTEKÇİLERİN HABERİ VAR MI?:

Sucuoğlu ve Atun’un kurultayın hemen ardından Ersin Tatar’la buluşması ve kendilerine destek veren binlerce üyenin fikrini almadan destek açıklamaları, “demokrasi, değişim” gibi süslü laflarla izah edilemez. Ya “gizli bir elin” talimatı ile destek kararları açıklandı, ya da bizim bilmediğimiz bir takım “al gülüm, ver gülüm” işleri yaşandı…

HADİ ŞİMDİ HUKUK DEVLETİNDEN SÖZ ETSİNLER:

Kıbrıs sorunu, dünyanın bu bölgesinde adaletin sağlanmasına da engel. İşte son örnek, KKTC’de Hasan Işık Özgeçmen’i öldürme suçundan zanlı Muhammed Salman’ın, Güney Kıbrıs’ta cinayetten yargılanmayacağı, sınır dışı edileceği haberleri geliyor. Haydi bakalım şimdi kalksınlar da hukuktan adaletten bahsetsinler. Bu örnekler, bu tür kriminaller için de adanın genelini cennet haline getiriyor…

GÖĞSÜMÜZÜ KABARTTILAR:

Hep kötü ve can sıkıcı olaylar olmuyor bu ülkede. Arada güzel şeyler de oluyor. İtalya’da düzenlenen Fitness Çocuklar Dünya Şampiyonası’nda NEV Çocuk Fitnes Milli Takımımız, Solo, Fitnes Dans ve Fitness Akrobasi olmak üzere toplam 8 ayrı katagoride 5 Dünya şampiyonluğu yanında, 2 ikincilik ve 1 de dördüncülük elde etti. İmkan verildiğnde neler başarabileceğimizin en somut örneği olan minik sporcuları candan kutluyoruz…

ZİRVEDEKİLER

Niyazi Kızılyürek: “Nikos Anastasiadis bir an önce halka seslenerek, Kıbrıslı Türklerin değil sadece federal Kıbrıs devletinde, 1960 anayasasından kaynaklı olarak Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin organlarına da etkin katılıma hakkı olduğunu söylemelidir…Kıbrıslı Türklerle güç paylaşımı istemeyenler, ağır bir tarihsel sorumluluk üstleneceklerdir. Çünkü bilinçli ya da bilinçsiz olarak adanın yarısını Türkiye’ye hibe edeceklerdir…”

 

 DİPTEKİLER

Nereden Bulursan Bul:Sendikalar, 2018’in son 3 ayına ait hayat pahalılığının durdurulması kararına karşı açıklamalar yapıyor. Aralarında “anayasaya aykırıdır, yargıya gideceğiz” diyenler var. Ben bunu “Nasıl bulursan bul, git Türkiye’ye al getir” olarak anlarım. Özellikle de “ne paranı, ne memurunu” diyenlerden. Kimse de tersini iddia etmesin. Durum ortada ve fazla bir izahı yok…








Başa dön tuşu