Köşe Yazarları

Basit bir olay değildir


Sadece Emirkanı ve Tokay mı?
Sahte imza olayı ile ilgili suçlanması gereken başka biri yok mu??
Mahkum olması gereken?
Yoksa, “resmin bütününe baktığımız” zaman, arkasından başkaları da gider mi?
Soru çok.
Ama cevap verecek olan yok.
Bunu biliyorum.
Emir Emirkanı piyondur.
Öyle bir piyon ki, “limon gibi sıkılıp bir köşeye atıldı…”
O köşe cezaevi oldu.
Emirkanı, “makama oturma adına” tepe tepe kullandırdı kendini.
Önce Eğitim Bakanlığı, sonra Kamu Hizmeti Komisyonu…
Hep oturacak bir makam için yapmadığını bırakmadı.
“Sandık başında yalan beyanla” başladı serüveni…
Anımsadınız mı?
Mağusa’da seçim var.
Ara seçim.
Milletvekilliği için TDP’den Hüseyin Angolemli, UBP’den de Resmiye Canaltay yarışıyor.
Önce Canaltay “az bir farkla” kazandı seçimi.
Sonra, sandık görevlilerinin itirazının ardından, sayım tekrar yapıldı…
Hüseyin Angolemli kazandı…
Sandık başkanının yalanı sayımla ortaya çıktı.
İşte o yalanı söyleyen sandık Başkanı Emir Emirkanı’ydı…
Ödüllendirildi.
“Yalan yaptığı” için ödüllendirilen Emirkanı, o rahatlıkla devam etti.
Önce eğitim bakanlığında bir maka oturdu…
“Bu bizim için her türlü işi yapar” diyenler, Emirkanı’yı bu kez, Mustafa Tokay ile birlikte Kamu Hizmeti Komisyonu’na gönderdiler.
O zaman da yazmıştım, şimdi de diyorum…
Cumhurbaşkanı makamına giden Sayın Eroğlu, Başbakan iken elinde olan istihdam silahını, Kamu Hizmeti Komisyonu ile yeniden yakalamak istedi.
Tokay’ın gidişi de, Emirkanı’nın gidişi de bunun içindi…
Emirkanı da buna uygun davrandı.
Her adımında…
Cumhurbaşkanlığından gelen talimatları harfiyen uyguladı…
“Kişiliğinden taviz vererek makamda kalabileceğini” o da biliyordu çünkü…
Bıkıp usanmadan  varlığını bu “davaya” adadı…

Ya Tokay’a ne demeli?
Ya Tokay…
Üzülüyorum gerçekten…
65 yaşını aşan Sayın Tokay, yıllardır hep kamunun en üst noktalarında görev yaptı…
Yıllardır da “yalan dolanla” anılıyor…
Neden?
Sahte imzadan önce Sayın Tokay’ı hangi olaylardan hatırlıyoruz?
Tabii ki sahte vatandaşlık olayları…
Tokay’a ait adres, bir seçim öncesinde onlarca kişiye yeni verilen kimlik kartlarında “ev adresi” olarak yer almıştı…
Ve birçok da şaibeli olay…
“Eroğlu’nun müsteşarı” olma adına mı yaşandı tüm bunlar?
Tokay’ı “Emirkanı seviyesine indirmek de istemiyorum” ama…
Görünen köy de bu…

Eroğlu ne yapacak?
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun bu kararın ardından ne yapacağını merak ediyorum…
Mustafa Tokay için, sahte imza olayının ardından, “Kıymetlimdir” dediği açıklamayı unutmadık.
Sayın Cumhurbaşkanının kıymetlisi, “imza sahtelemekten” cezaevinde şimdi.
120 gün hapis yatacak…
Neden?
UBP’de kızışan kurultay seçimleri vardı.
İrsen Küçük ve Ahmet Kaşif aday.
Kaşif’e en büyük desteği veren ise Cumhurbaşkanlığı sarayı…
Tüm ekibin eli kurultayı karıştırıyordu…
Derken, Afrika gazetesinde, sahte imza ile “talimatlar manzumesi” yayınlanmış ve o talimatları da İrsen Küçük’ün verdiği haberleştirilmişti.
Gazete “güvendiği” kişiler tarafından yanıltıldı…
Kamu Hizmeti Komisyonu’na ait bir “motosiklet” sahte imzalı belgeyi gazeteye ulaştırmıştı…
Haberin ardından İrsen Küçük, “bu imza bana ait değil” dedi…
Kızılca kıyamet koptu.
Küçük, imzanın sahtelendiği olayla ilgili Emir Emirkanı ve Mustafa Tokay’ı suçlamadı hiç…
“Arkasındaki gücü” hedef gösterdi.
O güç kimdi?
Derviş Eroğlu…
Emirkanı gitti, “kamudaki haklarının korumasını” istedi, Küçük’ün elini öptü…
“Üç kuruş paraya” Derviş Eroğlu’nu sattı.
Peki, bunu yaparken, İrsen Küçük’e neler anlattı?
Neler neler sıraladı?
Kimleri “sattı”?
Şimdi konuşma sırası Dr. Derviş Eroğlu’ndadır…
En yakın adamları, kendisinin de taraf olduğu bir kurultayda “imza sahteledikleri” için cezaevindedir…
Ne yapacak?
Onlara “iyi mi bakacak” yoksa, oldukları yere “bakmayacak” mı?
İzlenmesi gereken bir süreç…

Emirkanı’nın kaderi Kayral’ın ellerinde
Herkes merak ediyor…
Tokay ve Emirkanı’ya ne olacak?
Ne olacak?
Örneğin Emirkanı…
Müsteşar emeklisi…
9 bin TL civarında bir maaşı var.
Kendisi “imza sahtelemeden” cezaevinde yatacak ama maaşını da almaya devam edecek.
Bir de Emirkanı vakası var…
“Aman maaşım gitmesin” diyerek, el etek öpmüştü Başbakanlıkta…
Yargının verdiği kararın bir önemi yok bu noktada.
Gözler Eğitim Bakanlığı ve Kamu Hizmeti Komisyonu’nda…
Emirkanı’nın “kamu içinde ceza” alması için izlenmesi gereken bir süreç var.
Nedir?
Önce Milli Eğitim Bakanı Mustafa Arabacıoğlu bir dosya tazmin edecek ve gereği için Kamu Hizmeti Komisyonu’na gönderecek.
Kamu Hizmeti Komisyonu da, ilgili kamu görevlisinin, yargı suçu aldığını göz önünde bulundurarak, kendi içerisinde bir “disiplin soruşturması” yapacak.
Ceza da Emirkanı’ya burada verilecek.,
Yani “birileri” Emirkanı’ya, “yahu yat sen dört ay da, mali olarak biz sana bakarız” diyebilir…
Yani “kamudan tart” da bir cezadır, “altı ay yarım maaş” da…
Şimdi gözümüz Kamu Hizmeti Komisyonu’nun üzerinde…
Bakalım bu süreçte ne yapacak?
Emirkanı korunmaya devam edilecek mi?
Emirkanı’nın göbeğini kesecek olan Kamu Hizmeti Komisyonu…
Tüm birimlerine atamayı yapan da Cumhurbaşkanlığı makamı…
Göreceğiz…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı