Barış ve uzlaşma için eğitim - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Mayıs 28, 2024
EğitimKıbrısKöşe Yazarları

Barış ve uzlaşma için eğitim

Barış Uzunahmet

Yani başımızda savaş devam ederken, bu savaş için Kıbrıs’tan uçaklar kalkarken, bu ülkede en çok konuşmamız gereken şey barış ve uzlaşma olması lazım. Yanı başımızda devam eden İsrail-Filistin savaşında toplam karşılıklı olarak 34 bin kişi hayatını kaybetmiş…

Dolayısı ile toplumlararası çatışma yaşamış Kıbrıslılar, yanı başımızda olan bitenden ders çıkararak daha çok barış ve uzlaşmayı talep etmek zorundadır. Hiç unutmamak gerekir ki bu konudaki en büyük silahımız eğitimdir.


Kıbrıs’ta iki ana halkı oluşturan Kıbrıslı Türkler ve Rumlar eğitim sistemlerini kurgularken bunu barış ve uzlaşma temeli üzerine oturtmalıdır. Bu ister çözüm olsun ister olmasın. Bugün Kıbrıs’ta sınırların karşılıklı geçişlere açılmasının üzerinde 20 yıl geçti. Kıbrıs Türk ve Rum halklarının teması 20 yıl öncesine göre çok daha fazladır. Bir anlamda iç içe yaşıyoruz gibiyiz. Markete ve restoranlara gittiğimizde Kıbrıslı Türkler kadar Kıbrıslı Rum görürüz.

Dolayısı ile eğitime bu konuda büyük görevler düşmektedir. Doğruyu söylemek gerekirse her iki halkın eğitim sistemleri bu konuda vatandaşına doğru hizmeti veremiyor. Objektif olmak gerekirse Kıbrıslı Rumlar bu konuda bizden daha geriden gidiyor. Bir AB ülkesi olmasına rağmen istenilen AB normlarına uydukları söylenemez. Eğitim sistemlerinde Türk düşmanlığı ve milliyetçilik hakim. Bizde de durum benzer özellikler taşısa da onlara göre bir nebze daha iyiyiz.

Kıbrıslı Rumlar eğitim sistemlerindeki milliyetçi ve şovenist unsurlarda dolayı gerek Avrupa Birliği gerekse diğer uluslararası kurumlar tarafından defalarca uyarıldıkları da biliniyor. Bu konuda gerekenin bugüne kadar da yapılmadığını da söylemek mümkün…

Doğruya doğru bu konuda Kuzey Kıbrıs’ta özellikle 2005’de hem öğretim programlarında hem de kitaplarda ciddi değişiklikler yapılmış, barış eğitimine, çokkültürlülüğe, çağdaş tarih yazımına uygun eserler ortaya çıkarılmıştır. O dönemde yazılan kitaplar UNESCO raporlarında örnek kitap olarak yer almıştı.

Her ne kadar da 2009 yılında UBP’nin iktidara gelmesi ile bu kitapların birçoğu rafa kaldırılmış, birçoğu da değiştirilmiş olmasına rağmen 2005’teki anlayışın etkileri devam etmektedir. Ayrıca Kuzey Kıbrıs’ta son yapılan Milli Eğitim Şurası’nda iki toplum arasında diyaloğu geliştirecek, çözüme katkı sağlayacak kararlar alınmıştır.

Bu anlamda Güney ile Kuzey arasındaki en önemli farklılıklardan biri de öğretmenlerin bakış açısıdır. Kuzey Kıbrıs’taki öğretmen sendikaları, çözümün, barışın, kardeşliğin öncülüğünü yaparken, Güney Kıbrıs’taki öğretmen sendikaları bu konuda bizdeki sendikalar kadar aktif değildir. Güney Kıbrıs’taki barış ve çözüm yanlısı öğretmen gruplarının azlığı okullarda “birlikte yaşam”, “barış”, “çözüm” gibi konuların yeşermesini zorlaştırıyor.

Her iki toplum liderine çağrım şudur; Siyaseten her iki tarafın da istediğini elde edeceği bir çözüm ve barış anlaşması yapılsa da, yapılmasa da, statüko devam etse de etmese de Kıbrıs adasındaki yaşamın sürdürülebilir olması için eğitime büyük görevler düşmektedir.

Her iki halkın birlikte yaşama, birbirlerine hoşgörü ile bakma, birbirlerine saygı duyma gibi konuları içselleştirmesi gerekmektedir, özellikle Kıbrıs Rum tarafı, bu konuda çok ciddi adımlar atması gerekmektedir. Kıbrıs Türk tarafı da kısasa kısas anlayışından vazgeçerek doğru olanı yapmak zorundadır.

Bugünlerde yanı başımızda yaşananlar, barışa ve çözüme daha çok ihtiyacımız olduğunun göstergesidir.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar